-Yok kardeş o ku mu yor laaaar.

-Kırmızda geçiyorlar, kaldırıma park ediyorlar, engelli yollarını gasp ediyorlar.

-Kirletiyorlar abicim her yeri kirletiyorlar.

-Sıra mıra hak getire bi kuyruğu denk gel de bak.

-Her yer çekirdek kabuğu dolu yiyen atıyor yiyen atıyor.

-Gazete mi? Sor bakalım her gün kaç kişi düzenli gazete alıyor. Almaz bunlar almaz.

-Hepsi kazıkçı. Ellerine düşmeye gör.

-Ooo tatil matil bana göre değil oralarda fiyatları iyice şişirmişlerdir şimdi.

-Adam emniyet şeridine girmiş bi basıyor sorma.

-Hepsi böyle bunların hep bana Rabbena.

- 400 bin liraya daire mi olurmuş, ama Araplara satıyorlar bunlar.

-Git bi bak güzelim çimlerde mangal yapıyorlar çoluk çombalak.

-Ali beyin kızı da yurt dışına kapağı atmış. Sıkıyı gördüler ya kaçıyorlar.

-Ay kardeş her yerden korna sesi geliyor. Maç oluyor zaaart, düğün oluyor zuurt.

- Bu selfi merakı da baydı artık. Nereye baksam birileri telefona sırıtıyor.

-Ver parayı bak senden iyisi var mı kaparlar kaparlar

-Çocuk gelin meselesine çok kızıyorum ama veriyor adamlar işte.

-Benzin bilmem ne kadar olmuş herkeste bir araba hevesi sorma gitsin.

-Üç gün alış veriş yapmayacaksın bak nasıl düşer fiyatlar. Ama nerdeee. Dayanamaz yapar bunlar.

İyi de kim bunlar?

Hepimiz özneyi gizleyip ne kadar olumsuzluk varsa diğerlerimize atıyoruz. Meseleyi onlara bunlara ihale edip sütten çıkma ak kaşık modunda yaşayıp gidiyoruz.

Kabahat her daim başka birilerinde. O birilerini de somutlaştıramadan işkembe-i kübradan sallayıp duruyoruz. Şikayet ederek yaşamayı,yaşadığımız coğrafyada tesbit ettiğimiz olumsuzluklara kurban edip bir de üstüne ‘’Eee burası Türkiye abicim’’deyip genelleme yaparak( ki ülkemi aşağıya çekmeye hedefleyen bu cümleye oldum olası hasımımdır) matah bir saptama(!) yapmanın hazzını yaşıyoruz.

Kaçımız yukarıda örneklediğim ve örnekleyemediğim olumsuzlukları gidermek için kurulan gönüllüleri tarafından yaşaması için çırpınılan sivil toplum kuruluşlarından haberdarız ve kaçımız şikayet ettiği konularda elimizi taşın altına koymaya razıyız.

Emin olunuz ki her olumsuzluğu gidermek adına kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu var. Bir lafın gelişi bazılarından onlarca var. Yana yakıla üye arıyorlar; projelerine gönüllü destek verecek kitlelere ulaşmaya çalışıyorlar. Çok üzülerek yazıyorum ki, pek çoğu da sadece başkanlarının ve yönetim kurulu üyelerinin insan üstü gayretleri ile çalıyorlar üyeleri hınk demekle yetiniyorlar.

Sosyal medyadan paylaşım yaparak, süslü cümleleri kopyalayıp yapıştırarak, lütfen okuyunuz denilen yazıları bile parmağın ucu ile itip pas geçerek hayatı locadan izlemekle olmuyor bu işler. Hele öznesiz şikayetlerle hiç olmuyor.

Her şikayet haklısın valla ile başlayan cümlelerde eriyip gittiği sürece, gelecek kuşakların şikayetlerinde ki öznenin kimler olacağı aşikar.

Sahi kim bunlar?

Sakın yanıtın öznesi ‘biz’ ya da ‘hepimiz’ olmasın.

-Bu köşe yazarlığı da kıyak iş valla; akıllarına eseni yazıyor adamlar.

Kulaklarım çınladı; urada ki özneyi yakinen tanıyorum ondadır zaar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246