Public relation’nun kısaltması olan pr’nin okunuşuna bizde piar deniliyor.

Halkla ilişkiler anlamına gelen bu sözcük  görüş ve davranışları etkileyerek, kurum kimliği üzerine bir anlayış yaratan ve algı oluşturmaya yönelik yazılı, sözel ve görsel faaliyetler olarak tanımlanabilir.

Piar çalışmalarının amacı, itibarı korumak, desteklemek, artırmak ve düşünce, davranış biçimlerine etki edebilmek.

Bildiğiniz parlatma işleminin kibarcası yani.

Ben İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kampanyası esnasında en çok piar desteğini rakiplerinden aldığını düşünüyorum.

Öyle ya üç dört ay önce adını bile duymadığımız bir aday bu kadar kısa sürede tüm Türkiye’de ve dünyada tanınıyor hale geliyorsa arkasında çok güçlü bir piar desteği var demektir.

İyi de rakipleri neden ona piar desteği versinler?

Kastım kerhen destek.  İstemeden yani.

İstanbul seçimleri öyle bir hal aldı ki, seçim sandıkları pösteki muamelesi görür oldu.

Yüz yıl savaşları gibi sayımlar yapılıyor.

Olmadı baştan, olur gibi oldu en baştan, bu sayılmaz en bi  baştan

Yan yattı, çamura battı, çanak çömlek patladı…

Sinir harbine dönerek ve traji komik bir hal alan sayım süreci ve rakiplerinin secaat arz ederlerken sirkatin söylemeleri, evlere şenlik demeçleri CHP adayını değil örselemeye pırıl pırıl parlatmaya yarıyor.

Mazbata geciktikçe ahali ‘hımm var bunda bir iş’ diye düşünüyor ki, ben konuştuklarımdan biliyorum adayın muhalifleri bile bu işten fena halde sıkılmış durumdalar.

Bir süre sonra da bu ‘hıımm’ diyenleri saymak zorunda kalacaklar sanırım.

Hakikaten rakipleri o denli sert ve kırıcı bir söylem kullanmasalar, olayı hukukun dışarısına çıkarıp ağzını burnunu yamultmasalar belki de arada ki o on üç bin küsurluk fark kendi lehlerine olacak çoktan ata binip Üsküdar’ı geçeceklerdi.

Ama artık zor.

Zordan öte olanaksız.

Atta terli.

YSK ne derse desin, il ilçe seçim kurulları kaç kere sayarsa saysın cin şişeden çıktı bir kere.

Bu andan sonra hiçbir manevra (başarılı olunsa bile) yapılanları mazur gösteremez halk indinde.

Hele ki muhalefetin aldığı belediyelerden yolsuzluklar, kiralık araçlar, zarar eden şirketler, adrese teslim şartnameli ihaleler, ATM memurları vs haberleri fışkırırken.

Bir de kriz meselesi var.

İçinde kıvranılan krizi çözmeye çalışmak yerine dön baba dönelim diye oy saydırmak dimyata pirince giderken elde ki bulguru da tehlikeye atıp rakibin haklılığına katılmak olmuyor mu?

Diyelim ki her şey ayarlandı İstanbul seçimi iptal edildi, Haziranda yeniden yapılacak.

Başkanın arkasındaki rakiplerinin piar desteği devam ettiği sürece oy farkının on binlerle değil yüz binlerle telaffuz edilmeyeceğini kim garanti edebilir?

Türk milleti durum ne olursa olsun mazlumdan yanadır.

Zaten kendi de ezelden mazlum olan bu millet düşmanı da olsa hakkını yemeği kul hakkına girmekle bir tutar.

Boşuna mı demişler yiğidi öldür hakkını yeme diye.

Karalayıcı, hak örseleyici her hamle İmamoğlu’nun artısına yazılıyor ve rakiplerinin bundan haberleri yok.

Belki de var da aynı hatayı yapıp farklı sonuçlar umuyorlar.

Bu seçimi kaybedilmesinde rolü olanlar kendilerinin de inanmadıkları verdikleri demeçlere yansırken her yönteme başvuruyorlar.

İş öyle bir noktaya geldi ki İstanbul’un dışında ki şehirler hükümsüz kaldılar.

İktidar İstanbul dışında kaybettiği hiçbir belediye için bu canhıraş çabayı göstermedi.(İnsan İstanbul dışında yaşadığı için kendini ihmal edilmiş, ötekileşmiş hissediyor valla.)

Bu da piarın bir başka unsuru oldu.

İnsanlar acabalarla düşünmeye başladılar.

Bizim politikacıların bir türlü anlayamadıkları ama anlamadan da politikayı bırakmaları nasip olmayan en önemli kavram oyların emaneten verildiği ve kendilerinin sadece bir süreliğine emanetçi oldukları.

Sultan Süleyman’a bile kalmayan bir dünyaya talip olmak ne kadar mantıklı?

Alın işte yazıyı yazarken ekranıma düşen bir haber;

‘’İstanbul'daki seçimlerle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Maltepe'deki oy sayımları yeniden durdu. İlçe Seçim Kurulu, Maltepe'deki 400 sandığın yeniden sayılmasına karar verirken, CHP bu karara itiraz etti. Öte yandan sandık kurulu sayısı da 12'den 2'ye düşürüldü. Sayımların sabah 09.00'da yeniden başlayacağı ifade edildi.’’

20 gün daha saymaya devam.

Yok yok şanslı adam bu Ekrem İmamoğlu

Onda ki piar desteği Trump’ta bile yok.

Bu kadar piarla Cumhurbaşkanı bile olur valla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246