İstanbul Kartal’da yaşanan ve beş katlı olması gereken binanın üzerine kaçak inşa edildiği iddia edilen üç kat ile ilgili olarak bugün sizlere görüşlerimi yazmayı düşünüyordum. Bir kere, yaşanılan olay çok kötü. Çürük, çarık ve plansız programsız yapılması bir yana, bana göre en önemli etken denetim eksikliği.

Kim ne derse desin. Kentin göbeğinde, belediye sınırları içinde hem de Belediye İmar Müdürlüğü’nce ruhsatlandırılmış, yani takibe alınmış bir binanın üzerine kaçak kat yapılırken, bu insanlar nerede idi? Belediyenin hiçbir görevlisinin yolu bu sokağa düşmedi mi? Mahalle muhtarı “binanın üzerine kaçak kat yapılıyor” diye belediyeye bilgi vermedi mi? Vatandaşlar, “bizim evimiz 3-5 kat iken bu bina nasıl 8 kat oluyor?” diye konuşmadılar mı?

Bunların hepsi yaşanmıştır o inşaat kaçak yapılırken. Ve, şimdi can kayıpları var. Yaralılar var. Bunların hesabını kim verecek? Can ve mal kaybında siyaset mi olacak?

Bu zor soruların cevabını aslında pek çok kişi biliyor. Bakalım, bu olaydan sonra kime nasıl hesap sorulacak? Yoksa, “Allah rahmet eylesin, Allah şifa versin!” denilerek vakit mi geçirilecek?..

İstanbul Kartal olayı, tabi ki ülkemizdeki kentsel dönüşüm ve tehlikeli binalardan kurtulma adına yeniden gündem oluşturdu. Bursa’da da uzun yıllardır kentsel dönüşümle ilgili çeşitli tartışmalar var. En büyük tartışma ise Nilüfer ilçesinde oluyor. Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve yandaşları, Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği yüzde 0.50 emsal artışını fırsat bilerek, kentsel dönüşüm projelerine izin ve ruhsat verip, sonra da karşısına geçip, “bu bina yığınlarını Büyükşehir yaptırıyor” diye ahkam kesiyorlar. Bir nevi, kendi yaptıkları işlerin halkımız tarafından olumsuz görülmesi üzerine suçlarını başkasına atma adına algı yönetimine devam ediyorlar.

Bu durum, hafta sonu Bursa Emlak Müşavirleri Odası’nın düzenlediği toplantıda yine Bozbey tarafından gündeme getirilip, kentsel dönüşüm projelerinin emlak müşavirlerine olumsuz etkilediğine kadar eleştiri yaparak, “Ben yapmadım, onlar yaptı” diye suçlamalarını sürdürdü.

Tabi, bu toplantıda Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ta vardı. Bugüne kadar karşılıklı tartışmalara girmeyen, sakin kişiliği ile tanıdığımız Aktaş, kentsel dönüşüm konusuyla ilgili olarak hem emlak müşavirlerini birinci ağızdan bilgilendirdi hem de Bozbey’in kamuoyu nezdinde kendisini aklamaya çabalayan algı yöntemlerini yerle bir etti.

Nilüfer Belediye Başkanı ve CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, Bursa'daki kentsel dönüşüm çalışmalarının emlak müşavirlerini de mağdur ettiğini söyledi. Bozbey'in ardından kürsüye gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, kentsel dönüşümde yaşanan süreci ve mağduriyetlerin ortadan kalkması için verdikleri mücadeleyi anlattı.

Bursa'da 0.50 emsal artışlarıyla kentsel dönüşüm yapılmaya çalışıldığını hatırlatıp, süreci başlatan eski başkan Recep Altepe'ye teşekkür eden Aktaş, "Recep başkanı yürekten tebrik ediyorum. Çok iyi niyetli bir yaklaşımdı. Biz kendi içimizde de bunu tartıştık. 2014 senesine kadar İnegöl, Büyükşehir'e bağlı değildi. 7 ilçe Büyükşehire dahildi, diğer 10 ilçe müstakildi. İmar planlarını kendisi yapıyordu. Dolayısıyla bununla alakalı çok iyi niyetle başlamış bir çalışma. Özellikle Yıldırım Belediyesi buna dair çok iyi örnekleri hayata geçirmeye gayret gösterdi. Tabi ki gönül arzu ederdi ki parsel bazında değil de ada bazında, mahalle bazında bu uygulamaları hayata geçirelim. Lakin bu iyi niyetli 0.50 emsal artışları gördük ki sorun ve sıkıntıları karşımıza çıkarmaya başladı. O zaman şunu söylüyoruz. Adama sorarlar, bunların ruhsatlarını kim verdi? Ruhsatını vermeyeceksin o zaman. Bununla alakalı gerekli duruşu göstereceksin" diye konuştu.

Büyükşehir'de göreve geldiğinde 282 tane dönüşüm dosyasıyla karşılaştığını hatırlatan Aktaş, "Amacım kesinlikle teslim edilen bu emaneti en iyi şekilde yerine getirmek. Görevi ne kadar yaparım bilemiyorum, lakin işin tanımını iyi yapmak lazım. 282 tane bu şekilde dosya var. Ben göreve gelmeden 1 ay önce kanun emsal artışını durdurmuş. Kanunun durdurduğu bu uygulamanın mağdurlarını daha da mağdur etmemek için adını tanımlamak gerekiyor. Defalarca Nilüfer, Osmangazi,Yıldırım Belediye Başkanlarımızla bir araya geldik. Bu dosyaları hemen 4 gruba ayırdık. Öncelikle, plan değişikliği yapılmış ama daha hiç riskli yapı şerhi alınmamış olanları iptal ettik. Ben siyasi davranacak olsaydım onları da geçirmeye çalışırdım. Dosyaların 90'ınını birden iptal edince, sayı 192'ye düştü. Mağdur görünenin 192 hak sahibinin 150-160 tanesinin sıkıntısı giderildi. Konuyla ilgilenen ve itiraz eden odalarla görüştük. Onlar da iyi niyet ve samimiyetle yaklaştılar. Teknik olarak incelediler. Nihayetinde en son yine odaların ortaya koyduğu önerilerle kişi başına yeşil alanı 17,5'tan 10'a düşürme ve benzeri konuları hayata geçirerek, işi formulize etmeye çalıştık" dedi.

Demek ki neymiş? Kentsel dönüşümle ilgili Bozbey ve arkadaşlarının söyledikleri gerçek değil, kendi yaptıkları iş ve eylemlerle ilgili suçu başkasına atma girişimi imiş…

Emlakçılar bu konuyu birinci ağızlardan öğrendiler. Umarım, diğer vatandaşlarımız da konuya siyasi değil, gerçekliği ile yaklaşıp, kimin bu konuda ne kadar rol aldığını öğrenebilirler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246