Toplumsal olarak değerlendirildiğinde sahip olma ve ait olma kavramları iki önemli değerdir. Bugün Bursa özelinde şehir, büyükşehir ve eyalet kavramları üzerinden bu iki kavramı ve toplumsal erozyonu değerlendirme niyetindeyim. Türkiye'nin anayasa reformu ile birlikte üzerinde hassasiyetle durduğu ancak ilerleyen süreçte gündem değişimleri nedeniyle unuttuğu bir kavram eyalet. Her ne kadar Amerika merkezli eyalet sistemi ilk akıllara gelen denklem olsa bile, özünde hem Selçuklu hem de Osmanlı İmparatorluklarında eyalet sistemi önemli bir değere sahip. Fazla geriye gitmeden Osmanlı'nın eyalet sistemine kısa bir bakış atmakta fayda var. Osmanlı'da eyalet sayısı belirgin olmasa bile, 32 ila 40 arasında eyalet olduğu tarihi kaynaklardan elde edilen bilgilerle sabittir. 14'ncü ve 17'nci yüzyıllar arasında varlık gösteren eyaletler, özellike güvenlik ve toplumsal bağları kuvvetlendirmek adına kurulmuş şehir yapıları idi. Süreç itibariyle özellikle Afrika ve Avrupa eyaletleri hem bölgesel silahlı güçlerin etnik saldırıları hem de merkezden yani İstanbul'dan denetimin ve desteğin zor olması nedeniyle bağımsızlık ve işgal gibi nedenlerle varlıklarını kısa sürede yitirdiler.

 

Eyalet sistemi, Bursa içinde ayrı bir önem ve anlam içermektedir. Bugün topraklarında yaşadığımız Bursa, Hüdavendigâr Eyaleti olarak da bilinir. 1816 yılında Anadolu Eyaleti'nden ayrılarak kurulan Hüdavendigâr ve Kocaeli Eyaleti'nin yenilenmesiyle 1841 yılında kurulan ve 1867 yılına kadar varlığını sürdürmüş Osmanlı Devleti eyaleti, verimli topraklar su ve ticaret yolları üzerinde inşa edilmiştir.

 

***

 

Hüdavendigar Eyaleti kurulduğu tarihlerde sekiz sancağı vardı. Bahse konu Sancakları; Hüdavendigar Sancağı (Bursa), Karahisar-i Sahip Sancağı, Kütahya Sancağı, Bilecik Sancağı, Biga Sancağı, Karesi Sancağı, Erdek Sancağı, Ayvalık Sancağı idi. Bu sancaklara dair detaylı bilgileri bugün için sizlerle paylaşmayacağım. Lakin öz bilgide Bozüyük ile İzmir arasında Balıkesir ve Çanakkale ile Kütahya denkleminde olan coğrafya Hüdavendigar Eyaleti diyebiliriz. Kentlilik ve kentçilik kavramlarından Eyalet noktasına gelmemizde ki ana amaçta, içinde yaşadığımız bölgenin ekonomik, doğal ve coğrafi fırsatlarını görmek. Bugün bizler kentlilik kavramını asosyal bir toplum olmaya başlamamız nedeniyle unuttuk. Kentin kurallarını, toplumsal yaşamın gerekliliklerini ve herşeyden önemlisi aidiyet duygumuzu önemli ölçüde yitirdik. Aidiyet hissimizi yitirdiğimiz için kentini sorgulayan bireyler olmaktan uzaklaştık. Ve bu da bize kentini düşünen kamu görevlileri, sivil toplum kuruluş liderleri ve gençlik anlamında eksi bir karne olarak geri döndü.

 

Köyünden kentine varıncaya kadar olan süreç değerlendirildiğinde Bursa, kentlilik ve kentçilik bilinci ciddi anlamda zaafiyete uğramış bir kent hatta büyükşehir diyebiliriz. Bu nedenle benimde özellikle TV programlarımda ifade ettiğim gizli amaç büyükşehir değil, aksine bütünşehir kavramıdır. Günümüz koşullarında Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya attığı bu fikir maalesef yürürlüğe bir türlü geçemediği için Başkanlık başta olmak üzere toplumsal dönüşüm bir türlü istenilen seviye de başarılı olamamıştır. Bugün Bursa özelinde şehir dışında büyükşehir genelinde değerlendirdiğimiz, kentlilik ve kentçilik kavramları aslında büyük ölçekte Eyalet kavramına olan gereksinimi ortaya çıkarmıştır. Bugün eyaletlerin kontrolü gelişen teknoloji ve savunma sistemleri ile daha mümkün olurken, eyaletler içerisinde bölgesel kalkınmanın da daha mümkün olacağı gerçeğini bizlere sunmaktadır. Kentlilik ve kentçilik kavramlarını topluma doğru enjekte ettiğimizde yabancı sporcu, yabancı bilim insanı, yabancı doktor ya da mühendis kavramlarının ortadan kalkacağını ve yerli kavramının güç kazanacağını göreceğiz. Ve yine görmekteyiz ki, köylerin hızla boşaldığı günümüzde kentlilik ve kentçilik kavramları sahip çıkmamız ve geliştirerek yaygınlaştırmamız gereken en önemli değerlerimizdir. Ve bu iki değere ancak bütünşehir bakış açısı ile sahip çıkabiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254