Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısına gittiğimde bahçede bir kalabalık gördüm.

Yanlarına gidip baktığımda, bunların Kayapa’dan gelmiş yaşlı teyzeler, nineler olduğunu gördüm.

Aralarına dalıp dertlerinin ne olduğunu anlamaya çalıştım.

85 yaşlarındaki bir nineye ne istediklerini sordum.

Evladım bizim köyü çöplük yapacaklarmış. Onun için geldik” dedi.

Ben, “Doğru mu bu teyzeciğim; kim yapacakmış sizin köyü çöplük?” diye sorunca; “Recep Altepe yapacakmış!” diye cevap verdi.

Peki, gidip kendisi ile görüştünüz mü; Altepe yapmaz öyle bir şey” deyince de; “Bize öyle söylediler yapacakmış” diye cevap verdi.

Ben de, “Ben gazeteciyim; şimdi gidip sorarım Recep Altepe’ye, bakalım nasıl çöplük yapıyormuş sizin köyü!” dedim ve kartımı verdim nineme. Varsa bir sıkıntınız bana söyleyin ilgilenirim dedim.

***

Oradaki kadınlara baktığımda, hepsinin ellerinde aynı boy bir kartona yazılı sloganlar olduğunu gördüm.

Her ne hikmetse, köyün erkekleri ortalıkta yoktu.

‘Köyümüze çöplük istemiyoruz’ filan gibi hepsinin bir elden çıktığı belli olan yazılardı bunlar.

Başka bir teyzeye de; “Siz buraya nasıl geldiniz?” diye sordum.

Ne olacak evladım; Nilüfer Belediyesi 2 otobüs verdi onunla geldik” dedi.

Durum anlaşılmıştı!

Demek ki, bu işin destekçileri arasında CHP’li Nilüfer Belediyesi de vardı.

Ama sadece Nilüfer Belediyesi değil tabi.

Malum meslek odalarının da önemli katkısı vardı teyzecikleri ayaklandırmakta.

Nereden bilsin o mübarek insanlar işin aslını astarını.

Kayapa’ya gidip onlara, “Recep Altepe köyünüzü çöplük yapacak, niye ayaklanmıyorsunuz?!” şeklinde konuşarak gaza getirmişler, Nilüfer Belediyesi de lojistik destek sağlayarak, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bahçesine kadar servis taşıma hizmeti vermiş!

Ayrıca da, bazı entel/dantel tiplerin Kayapalı teyzelerin arasına karışıp, sürekli onları tahrik etmekte olduklarını gördüm.

Bakın işte gördünüz mü, Recep Altepe sizi kabul etmiyor” filan gibi konuşup, algı operasyonu yapıyorlardı.

Kayapalı teyzecikleri gaza getirenler, malûm sol zihniyete mensup “İstemezükçü” tayfa idi.

Bunlar, “Kayapalı Kadınlar Derneği” diye bir dernek de kurdurmuşlar.

Bu derneğin başkanı Hüsniye Akçı ile de görüştüm.

Hani her şeye bilir bilmez, sırf muhalefet olsun diye karşı çıkan “O kafa!” var ya; işte onlar!

Uzun yıllar memleketin anasını ağlatan, baskıcı, zorba, dayatmacı, statükocu, sözüm ona “Çağdaş!” geçinen zavallılar topluluğu!

Bunlar, iyiye de karşı, kötüye de karşı!

Bunların genlerinde, her şeye karşı olmak gibi bir mikroorganizma var!

Zamanında, rahmetli şehit başvekilimiz Adnan Menderes, İstanbul’da Vatan Caddesi’ni açıp genişlettiği zaman bu CHP’liler, “Ne o, buraya uçak mı indireceksiniz?” diye karşı çıkıp muhalefet etmişti.

Daha sonra, yine birisi çıkıp (Necdet Calp) şimdi rahmeti rahmana kavuşmuş bulunan zamanın başbakanı merhum Turgut Özal’a, Boğaz Köprüsü’nü “Sattırmam!” diye tutturmuştu da, millet kendisini kaale almamış, gidip darbecilerin işaret ettiği partiye değil, milletin kendisine daha yakın gördüğü Anavatan Partisi’ne (ANAP) oy verip tek başına iktidara getirmişti.

Milletimiz bu zihniyeti her seçimde mahkûm etmiş, iktidar yüzü göstermemiştir.

Bundan sonra da, göstereceğini sanmıyorum.

Mesele gayet net anlaşılmıştı benim açımdan ama ben yine de bu işin aslını astarını iyice öğrenmeye karar vermiştim.

***

MECLİS ÜYELERİ DE Mİ GAZA GETİRİLDİ?

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında da 58. Madde olarak bu konu gündeme geldi ama Recep Altepe üzerinde durmayıp, oylattırıp oy çokluğu ile maddenin kabulünü sağladı.

Konu hakkında hiç konuşmadı.

Bence, konuşup anlatmalıydı bu işin nasıl yapılacağını.

Bu sırada CHP ve MHP’li üyelerin itirazları oldu. Hatta CHP’li üyeler, dışarıda belediye bahçesinde toplaşan ninelerin ellerindeki dövizlerin aynılarını havaya kaldırıp şov yapmayı da ihmal etmediler.

Recep Altepe de onlara gülümseyerek; “Aferin meşhur oldunuz!” diye takılmadan edemedi ve gündemin diğer maddelerine süratle geçip, daha fazla ses çıkmasını engellemiş oldu.

***

PEKİ, NEYDİ BU İŞİN ASLI?

Meclis toplantısı sona erdikten sonra “Başkan Odası”na geçildi.

Altepe’nin kurmayları ile birlikte ben de içeri girdim.

Kayapa olayı konusunda bilgisi olanlar görüşlerini aktardılar.

Seyfettin Avşar, Atilla Ödünç, Bayram Vardar gibi meseleye vakıf olanların yanında, duayen eski başkanımız Erdem Saker de fikir ve görüşlerini paylaştı.

Ben de, konuyu iyice anlamak için sorular sorup durdum.

Olay şu:

Katı atıkları değerlendirmek için bir tesis kuruluyor.

Ama, bu tesis öyle lambur gümbür, araştırmadan, incelemeden, fizibilitesi yapılmadan, sakıncalı yönleri dikkate alınmadan kuruluyor değil.

Elbette ki, bunun için gereken bütün çalışmalar, mühendislik hizmetleri yapılıyor.

Öyle; “Saldım çayıra, Mevlâm kayıra!” mantığı ile hareket edildiği filan da yok.

Yanımda oturan Erdem Saker dedi ki; “Gerekli drenaj işlemleri yapıldıktan sonra bu tesisin kurulmasının hiçbir mahzuru yoktur.

Ben, üstüne basa basa tekrar sordum:

Başkanım, buradan çevreye leş gibi pis kokular yayılacak mı yayılmayacak mı?

Hayır, öyle bir şey olmayacak” dediler.

Peki, sızıp toprağa karışıp doğayı kirletecek mi?” diye de sordum.

Ona da hayır dendi.

O zeminin altının sızdırmazlık elemanları ile kaplanacağını ve böyle bir şeye imkân olmadığını ifade ettiler.

Baktım ki, bütün her şey düşünülmüş, hesap kitap edilmişti.

Peki, muhalefete mensup koskoca Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri ne diye buna karşı çıkıyorlardı ki?

Açıkçası bunu anlayamadım.

Hadi, CHP ezelden beri her şeye karşı diyelim.

MHP’ye ne oluyor ki, onlar da CHP’nin kuyruğuna takıldılar?!

İhsan Bilgili’yi eskiden beri tanırım.

Aklı başında makul bir arkadaştır.

O niye karşı çıktı acaba?

Açıklarsa, ben de müstefit olurum.

***

Dün bu yazıyı yazarken yarım bırakıp atlayıp Kayapa’ya gidip başta muhtar Ali İhsan Dengiz olmak üzere Kayapa’nın ileri gelenleri ile görüştüm.

Yetmedi; gidip katı atıkların toplanacağı arazide incelemelerde bulundum.

Gerçekten de yemyeşil ormanlık bir alan orası.

Ancak, köylülerin yanlış bilgilere sahip olduğunu anladım.

Öncelikle; yapılacak tesiste çöplerin kömür ile yakılacağını ve oradan çıkan dumanlarla ortalığın zehirleneceğini düşünüyorlar.

Ben, dün tekrar Bursa Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker ile görüştüm.

Bana; orada kesinlikle yakma işlemi yapılmayacağını, orada “Gömme” işlemi yapılacağını söyledi.

Gömülürken de, Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre hareket edilip; iki kil tabakasının arasına gömüleceğini ve böylelikle sızma olmayacağını ifade etti.

Kayapalı hemşerilerim sakin olsunlar ve gaza gelmesinler.

Durum özet olarak bu şekilde.

Yani, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak insanı yanıltabiliyor.

İlgili taraflara ve kamuoyuna saygıyla arz ederim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161