15 Temmuz 2016 akşamı başlayıp 16 Temmuz günü akşamına kadar devam eden çatışmalar ve kalkışma, ülkemizdeki bir darbe girişimi olarak yaşandı. 12 Eylül darbesinden tam 36 yıl sonra bu kez, bazı kişilerin geçmişte beraber yol yürüdükleri FETÖ örgütü tarafından ülkemiz kana bulandı.

Neticede, 250 şehit ve 2 bin 196 gazi, yaralı vatandaşımız sayesinde, ülkesine ve milletine bağlı, vatanını seven güvenlik güçleri sayesinde, halkımızın bir ve beraber hareket ederek sokaklara sahip olması sayesinde bu darbe girişimi önlendi. Pek çok ocaklar söndü. Suçsuz ve günahsız yere pek çok insanımız heba oldu. Yara aldı.

Hain darbe girişiminin halk ve devletin sırt sırta vererek engellediği 15 Temmuz 2016 tarihi, Türkiye için önemli bir yer tutmaktadır. 15 Temmuz tarihimiz, yaşanılan olayların unutulmaması adına Demokrasi ve Milli Birlik günü ilan edilmiştir.

Olayların başlangıcı, İstanbul Boğaziçi Köprüsü, bugünkü ismiyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üzerindeki askeri birliklerin hareketliliği sayesinde halkımızın gündemine geldi. Buradaki askerlerin yolu kesmeleri, “büyük bir operasyon yapılıyor” diye yorumlandı ilk dakikalarda. Sonra, askeri birliklerin tatbikat yaptıklarına dair konuşmalar oldu.

Ta ki, hainlerin Ankara’da kamu binalarını bombalamaya başlamasıyla, olayın bir tatbikat veya herhangi bir operasyon değil, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik bir darbe girişimi olduğu anlaşıldı.

O gün, akşam saatlerinden itibaren halkımız, “ne olacak bu memleketin hali?” diye birbirlerine sorarken, özellikle polisler, darbeci asker ve polislere karşı direniş göstermeye başladılar. Bu esnada, darbe meraklıları, halkın üzerine kurşunlar sıkıp, kamu binalarına bombalar atmaya başladı. Türkiye’nin bağımsızlık sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi binasına bomba atıldı.

Gözü dönmüş hainlerin, İstanbul’da sivil halka yönelik silahlı saldırıları üzerine, ellerine Türk Bayraklarını alan milyonlarca vatandaşımız sokaklara çıkıp, darbecilere karşı direniş göstermeye başladı. Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, “silahlı kuvvetler içinde bir gurup tarafından kalkışma başlatılmış. Bu hainler, gerekli cevabı alacaklar ve en ağır şekilde cezalandırılacaktır” açıklamasını yaptı.

Özel Kuvvetler askeri gücünü, darbeyi bastırma adına kullanırken, Ankara’daki yönetim merkezleri de darbeciler tarafından bombalandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, o saatlerde tatilde ve Marmaris’te bulunuyordu. Darbeci askerler Cumhurbaşkanının yerini belirlemişler ve ona saldırı için kalkışmışlardı. Silahlı çatışma sırasında, TV kanallarına bağlanan Erdoğan, halkımızın darbecilere karşı direniş göstermesi için sokağa çıkmalarını istedi.

İşte, ne olduysa o andan sonra oldu. Çoluk, çocuk, yaşlı, genç milyonlarca vatandaşımız, ellerine Türk Bayraklarını alarak, sokaklara çıktılar ve darbecilerin silahlarına karşı kendilerini siper ederek karşı durdular.

Vatandaşlarımız, milli birlik ve beraberlik duygularıyla, silahlı askerlerin kullandığı tankların altına yattılar. Kamyonlar, kendi özel arabalarıyla bu ağır savaş araçlarının darbeciler tarafından kullanılmasına engel oldular.

Kısaca, dünyanın pek çok ülkesinde, yaşanılan olayları özetleyen gözlemcilerin ifade ettikleri gibi, Türkler 15 Temmuz darbe girişine karşı tek bilek ve tek yürek olarak tarih yazdılar. Darbeyi önlediler.

Ülkemiz, 2 gün ölüm-kalım savaşı yaşadı adeta.

Yine, ülkemiz, demokrasi ve milli birlik adına halkımızın destekleriyle hain darbe girişini bastırdı. 12 Eylül 1980 yılındaki darbeye direniş göstermeyen halkımız, bu kez FETÖ örgütünün yaptığı darbe girişine seyirci kalmadı ve darbe heveslilerine gereken dersleri verdi.

Tabi, darbe sonrasında, hainlerin iplikleri de çorap söküğü gibi ortaya döküldü. Kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adına veren darbecilere mensup olduğu iddia edilen 160 bin kişi gözaltına alındı. 50 bin kişi tutuklandı. Yargılama başlatıldı. 152 bin kamu personeli FETÖ ile ilişkileri öne sürülerek kamu görevlerinden ihraç edildi.

Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) mensup subayların, 15 Temmuz'da WhatsApp'ta oluşturdukları grup üzerinden darbe girişimini koordine ettikleri, yapılan yazışmalarda sivil vatandaşlara yönelik vur emrini "Ezin, yakın, taviz yok" gibi ifadelerle verdikleri ve girişimleri bastırılınca da kaçma planları yaptıkları ortaya çıktı.

Bu darbeye aslında en ağır darbe Bursa Garnizonunda vuruldu. Dönemin Bursa Jandarma Alay Komutanı Yurdakul Akkuş, dönemin Bursa Garnizon Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saltuk tarafından alaya girmesi engellenip, gözaltına alındı. Albayın çantasında ise hain darbe planlarının detayları ele geçirildi.

Bu belgeler sayesinde FETÖ terör örgütünün pek çok karanlık noktası aydınlatıldı. Bu örgüte karşı bugün dahi pek çok operasyon yapılıyor. Yeni bilgi ve belgelerle, delillerle örgütün işleyişi çözülmeye çalışılıyor.

Bugün, olayın üzerinden 4 yıl geçti. Acısı hala içimizi yakıyor. 15 Temmuz da demokrasi adına, vatanın bölünmez bütünlüğü adına şehit olanlara Allahtan rahmet dilerim. Yaralanıp gazi unvanı alanlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Hainlere karşı kendilerine siper alıp cesurca karşı duran halkımıza, vatandaşlarımıza ise Allah sizlerden razı olsun diyorum.

Allah bir daha bizlere o acı ve karanlık günleri yaşatmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254