Atalarımızın çok güzel bir sözü aklıma geldi.

“Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu” demişler.

Elbet bu sözü söyletecek bir olay olmuş ki böyle söylemişler.

Zaman hızla geçiyor.

Devirler değişse de olayların benzerleri yaşanmaya devam ediyor.

İnsanoğlu zaten geçmişten ders alsa gelecekte başına sıkıntılar gelmez.

CHP’li bazı belediye başkanları seçimin ardından makama oturur oturmaz Kuran öpmüş tespih çekmişlermiş.

Yani, bunun anlamı “Ben milli ve manevi değerlere, dini değerlere saygılıyım” demek.

Ne güzel.

Ancaaak…

Hemen ardından, ülkemize, savaştan, ölümden, öldürülmekten kaçarak gelen “Suriyelilere yapılan yardımları keseceğini, bundan sonra yardım vermeyeceklerini” söylemiş.

Öptüğü Kur’an ile insanlık değerleri arasındaki bağı görememişler.

Çünkü Kur’an da Allah (cc) buyuruyor ki “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir”

“Yardıma muhtaç olanlara yardım ediniz”

Uzun uzun bu konuyu ayetler ile açıklamayacağım.

Kuran öpüp başına koymanın anlamı “Bu kitabın içindekiler başımın üstündedir, içinde ne yazıyorsa onu uygulayacağım, ona uyacağım” demektir.

Yoksa neden öpüp başına koyacaksın ki?

Sonra kalkacak ilk elden savaş mağdurlarına yapılan yardımı keseceksin!

Olmadı başkan.

“Bu ne perhiz bu ne turşu” derler adama.

İstanbul da İmamoğlu mazbatayı aldı.

YSK henüz kararı vermiş değil.

Beklentiler her şekilde olabilir.

Sonuçlar değişebilir.

Seçimler yenilenebilir.

Ancaaaak…

İstanbul CHP il başkanı bayan Kaftancıoğlu sosyal medya üzerinden “Gezi baharı “ diye bir paylaşım yapmış.

Gezi olaylarını biliyorsunuz.

Neler oldu neler…

Hükümeti indirmek, Erdoğan’ı silmek için var güçleriyle çalıştılar.

İçeriden dışarıdan olmayacak destekleri aldılar.

Sonuç, iktidarın güçlü olmasıyla kimilerinin ülkeyi kaosa sürükleme hevesleri geri tepti.

Şimdi CHP İstanbul da seçimi kazanınca (ki henüz kesinleşmedi)  içlerinde besledikleri duyguları dışarı vurmaya başladılar.

Oysa bu ülke bu millet hepimizin.

Birlik beraberlik zamanı her zaman var olmalıdır.

Şahsi heyecanlar ile makamlarda oturulmaz.

Bunlar olurken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına oturan İmamoğlu dün oturduğu makamda bugün bir talimat vererek:

“Geçmişteki tüm uygulamaların, verilerin birer kopyasının alınmasını “istemiş.

Hayırdır?

İstanbul bir ülke gibidir.

Yönetimi, yaşantısı, ekonomisi, ulaşımı, güvenliği her açıdan bir devlet yönetilmesi gibidir.

Burada, özel kimlikli kişilerin bilgisinin olması gereken gizli bilgiler varsa bunların neden kopyaları alınarak deşifre edilsin ki?

Ne oluyor yani?

Hizmet anlayışı ilk elden öne çıkmalı…

Yargılama değil.

İcraatlar öne çıkmalı…

Sorgulama değil.

Plân ve projeler öne çıkmalı…

Hesap kitap sonraki iş.

Ve derken daha dün bir bugün iki hemen Belediyelerdeki işçiler ile uğraşmaya başlanmış ve beş binin üzeride bir işçi kesimi bulundukları sendikalardan istifa ettirilmişler.

Baskılar başladı mı yoksa?

Atalarımızın söylediği  “Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu” sözündeki olumsuzluklar geçekleşmesin.

Her şey güzellikler içerisinde olsun.

Ne diyor Devlet Başkanımız?

“Şimdi demiri soğutma zamanı”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234