Hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin incisiydi Uludağ.

Yerli ve yabancı turistlerin dört mevsimi doya doya yaşayabileceği bir yerdi.

Ancak “Sahip çıkıyoruz, biz Uludağ’ı çok seviyoruz” diyenler; inciyi, cazibe merkezini kırık cam parçasına döndürdüler.

Şimdi cam parçalarının yerden toplanıp tekrar bütün haline getirilmesi, kimseye zarar vermemesi için bir adım daha atılıyor.

Türkiye’nin ilk kayak merkezinin dört mevsim ziyaret edilebilen bir yer olabilmesi için Bursa Valiliği ve BEBKA; "Uludağ Sürdürülebilir Turizm Planı" çalıştayında inciyi ayağa kaldırmak, parlatmak, köhnelenmişlikten kurtarmak için kurum ve kuruluşları bir araya getirdi.

Geçtiğimiz Cuma günü Uludağ ikinci bölgede bulunan Bof Otel’de gerçekleşen toplantıya, Kayak Federasyonu Başkanı Erol Yarar da konuşmacı olarak katıldı.

Yarar, tecrübeli ve birikimli bir isim. Böyle olduğunu yaptığı uyarılarıyla da kanıtladı.

Sözünü esirgemedi.

Uludağ’ın cazibesini nasıl yitirdiğini, el birliği ile nasıl mahvedildiğini anlatırken; Kanada’nın ünlü kayak merkezi Vancouver’da aynı anda 25 bin kişinin bir birine değmeden nasıl kayak yaptığını, bir dağın nasıl planlandığını gördüğünü anlattı.

40 yıllık bir geçmişi olan Uludağ’da ise kayak antrenmanlarının bile yapılamadığı, yaz ve kış sportif faaliyetlerin gerçekleştirilemediğini hatırlattı.

Çalıştaya davet edildiğinde ise Uludağ’a, Bursa’ya koşarak geldiğini; buradan çıkacak kararların ışığında,  Uludağ’ın dünya çapında parlayan bir yıldız olacağına inandığını söyledi.

***

Hele Vali Münir Karaloğlu’nun Uludağ’ı ayağa kaldırmak için kararlı duruşu, tespitleri ve kulisleri ile Uludağ’da yaşanan yetki kargaşasının bu sefer biteceği, sona ereceği gibi gözüküyor.

 Vali Münir Karaloğlu’nun…

Bursa’nın iki bakana şehre her geldiklerinde Uludağ’ı gündeme getirmesi, bu ayıbı ortadan kaldırıp, inciyi hakikaten Avrupa’nın ikinci Davos’u yapabilmek için gayret sarf etmesi, elini taşın altına koyması biz Bursalıları çok heyecanlandırıyor.

Karaloğlu, Bof Otel’in kocaman salonunda konuşurken şu sözlerini not aldım. 

“Bazen sahipsizlik problemdir, bazen de sahibin çok olması. Bazen sevgisizlik problemdir, bazen de çok sevmek. Uludağ'da doğal sit alanlarımız var. Bunları koruyamazsak Uludağ özelliğini kaybeder.”

İşte böyle Nazım, sen artık anlaman lazım.

Dolayısıyla.

***

Yarar’ın dediği gibi “Bürokrasi hazretlerini yenecek” adımlar acilen atılmalı.  Uludağ, Bütün şehrin sahibi olan Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmeli. Çarpıklık, zavallılık, köhneleşmişlik de bu sayede ortadan kaldırılmalı.

Konuştuğumuz işletme sahipleri de yetkinin Büyükşehir Belediyesi’ne verildiğinde Uludağ’ın tekrar eski ihtişamına kavuşacağını, cazibe merkezi haline geleceğini söylediler.

Aynı zamanda “Biz Bursa’yı çok seviyoruz” diyerek suya sabuna dokunmayan bana necilerin, Uludağ için atılan adamlara çelme takmamaları, köstek olmamaları adına da önlemler alınmalı.

Dünya’nın belki de hiçbir yerinde olmayan fiziki şartlara sahip olan Uludağ’ı “çırak” çıkartanlardan kurtarmanın zamanı geldi.

Uludağ, 2026 yılında yapılacak olan Kış Olimpiyatlarına da ev sahipliği yapmalı.

Böylelikle Uludağ,  eskiden olduğundan daha fazla, yerli ve yabancı spor kulüplerinin vaz geçemeyeceği bir mekân haline getirilmeli.

Çıta acilen yükseltilmeli…

***

Vali Münir Karaloğlu’nun dediği gibi; “Uludağ’ı Ocak ayında sezonun açılıp, Mart ayında kapanan bir yer olmaktan çıkarıp, yılın 12 ayı yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği bir cazibe merkezi haline gelmesi için vakit tamam.  Bursa’da doyan, bu şehirde seçilip Ankara’ya parlamenter olarak giden 18 milletvekili, acilen el birliği ile Uludağ için masaya yumruklarını vurmalılar… Özellikle iktidar partisinin Bursalı vekilleri, Uludağ’ı ayağa kaldırmak için  öncü olmalılar.”

Uzun yıllardır Uludağ; açgözlülerin, kötü niyetli, bana neci, hasetlik ve bencillik yapan kimilerinin yüzünden çok şey kaybetti.

Artık tahammülümüz kalmadı, Uludağ için ayağa kalkıyoruz!

 

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.