Bu sıralar işlerim dolayısıyla Karacabey'e çok sık gidip geldim. İlçenin muhteşem ve büyüleyici doğasını gördükten sonra da neden bugüne kadar buralara hiç gelmedim diye de kendi kendime hayıflandım. Karacabey'de o kadar bakir ve turizm cenneti olma potansiyeli taşıyan yer var ki, yeterince tanıtımı yapılabilirse özellikle hafta sonları Bursa'dan bu güzel ilçemize yüz binlerce insan akın eder. 

 

Leylek köyü Eskikaraağaç

Yaz mevsiminin gelişinin habercisi olarak kabul edilen ve yediden yetmişe her insanın ilgisini çekerek sempatisini kazanan, o uzun kırmızı gagalarıyla meraklı gözlerle izlenen leylekler, Karacabey ilçemiz için çok daha fazla bir anlam ifade ediyor.

Özellikle artık adı leylek köyü olarak anılan Eskikaraağaç Mahallesi (köyü) bu alanda dikkat çekiyor. Bu sevimli hayvanlarla bir arada yaşamaya alışan Eskikaraağaç Köyü, Avrupa Leylek Köyleri Ağı'na ülkemizden kabul edilen tek üye köy olma özelliğini taşıyor.

Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, geçen hafta Bursa'da bir toplantı yaparak ilçenin özellikle turizmdeki hedeflerini ve leylek master planını açıkladı. Toplantıyı kent merkezinde yapması çok doğru bir karardı ve Bursa basını da bu toplantıya büyük ilgi gösterdi.

 

Akredite köy yeni cazibe merkezi

Toplantıda görüldü ki, biz gazeteciler de leyleklere kayıtsız değiliz. Şu an çok bakir olan Eskikaraağaç Köyü, muhteşem bir doğaya sahip. Gölyazı Köyü gibi Uluabat Gölü kıyısında bir yarım ada olan köy, daha uzun bir sahil şeridine ve su kuşları açısından da çok büyük bir zenginliğe sahip. Tüm bu özellikleri açısından turist akınına uğramayı hak eden köydeki leylek yuvaları ise ayrı bir çekim merkezi oluşturuyor. Köyde yürürken her an önünüzde yürüyen ya da üstünüzden uçan bir leyleği görebilir, yuvadaki yavrularını gagalarıyla beslemelerini veya gagalarıyla yaptıkları seremonileri ilgiyle izleyebilirsiniz.

Uluslararası alanda da etkinlik takviminde yer alan bu köy yerli ve yabancı turistler açısından keşfedilmeyi bekliyor. Şimdilik tesis sıkıntısı olan köyde, Karacabey Belediyesi'nin yapımına başladığı yatırımlar tamamlandığında çok ciddi bir hareketlenme olması bekleniyor.

Köyde yıllardır yapılan Leylek Festivali, iki yıldır uluslararası boyuta taşındı ve bu da köyün yurtdışında giderek daha da fazla tanınmasına imkan sağlıyor. Yarın ve pazar günü köyde bu festivalin on ikincisi gerçekleştirilecek. Çok renkli görüntülere sahne olan bu festivali mutlaka gidip yerinde görmenizde fayda var.

 

Yarış Köyü

Yine geçen hafta Karacabey'de ilki gerçekleştirilen Dağ Bisikleti Festivali'ni de yerinde görme imkanın oldu ve iyi ki gitmişim dedim. Festivalin gerçekleştirildiği Yarış Köyü, inanılmaz bir doğaya sahip. 400 metre civarında bir rakıma sahip olan ve etrafı meşe ormanlarıyla kaplı köyün yemyeşil ve çok büyük bir merası var. Piknik için ve doğa yürüyüşleri yapmak için çok elverişli bir yer. Köyün 1-2 km yakınındaki festivalin yapıldığı alan ise doğasıyla insanı kendisine çekiyor. Burada bulunan gölet ve etrafındaki yemyeşil çayırlar size görsel bir ziyafet sunuyor. Çayırlardan sonra başlayan sık ormanlar ve masmavi gökyüzü de cabası. Geceleri de muhteşem bir yıldız manzarası var. Oldukça sıcakkanlı ola yöre insanı da köyü daha da cazip hale getiriyor. Çilek ve fasulye tarlalarından bu ürünleri dalından alma imkanınız var. Ayrıca merada otlayan koyunları izlemek ve küçücük yavru kuzuları da sevmek insana çok iyi geliyor. Köy kahvesinde muhabbet ettiğimiz köylüler sayesinde kendimizi evimizde gibi hissettik. Hem Eskikaraağaç, hem de Yarış Köyü mutlaka turizme açılmalı ve kentin sıkıcı ortamında bunalan insanlara en azından hafta sonları stres atacakları yerler olarak hizmete sunulmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161