Türkiye de kapitalizmin öncülüğünü yapan güçler Amerika da olduğu gibi...

Yirmi yıl önce ülkemizde olduğu gibi gene ipleri ellerinde tutmak istiyorlar.

Diledikleri siyasi partileri veya partnerlerini hükümet yapmak…

Yönetmek...

Yönlendirmek...

Ekonomiyi istedikleri gibi dolar bazında ihracat ve ithalatta...

Gümrükte...

Uygun yerlere uygun yasaları çıkarttırmak istiyorlar.

Bunun yolunun seçimden geçtiğini iyi bilen ülkemiz ekonomi veya kapitalist baronları, siyasetin içinde ve fakat dışında kalarak yeniden güç olmak istiyorlar.

Siyasi erk eğer ülkede güçlü değilse geçmişte olduğu gibi gene siyaseti yönlendirecek...

Siyasetçiyi yönlendirecek...

Halkı yönlendirecek...

Bunun için de sahip oldukları güç ile medyayı dolayısıyla ülkeyi yönetecek, yönlendirecek...

Seçimlere burunlarını sokacak...

Erken seçim kararı aldırmayı hedefleyecekler...

Bunun da zamanını kollayacak, iktidardaki siyasi gücün ve liderin zayıflamasını, gözden düşmesini bekleyeceklerdir.

Kapitalizm baronlarının tek amaçları kendi güçlerini her zaman ayakta tutmaktır.

Siyasi varlıklarını her dönem sürdürebilmektir.

Parayı para yapan sadece varlığı değil siyasi desteğininde olmasıdır.

Zaten siyasetçiyi ayakta tutan da gene paradır.

Para babalarıdır.

Yani kapitalizm baronlarıdır.

Bunlar halktan kopukturlar.

Halkla iç içe olmazlar.

Yaşamları hep birbirleriyledir.

Dolar en sevdikleri varlıktır.

İşçi, kullanılan ve fakat dolar kadar değeri olmayan canlı varlıktır.

Robotları daha çok severler.

Çünkü hastalanmaz...

Zam istemez...

Greve gitmez...

Aş, iş, sendika gibi handikapları olmaz.

Baronlar siyasi labirentlerin çıkmazlarını sevmezler.

Düz giderler.

Tali yollara sapmaya niyetleri olmaz.

Kapitalizm, tren misali bir hat üzerinde yol alırken geçtiği yerlerin etrafında olanlara bakmaz.

Olup bitenlere bakmaz.

Önünde karanlık tüneller var mı ona bakar.

Çünkü karanlık tünelleri sevmez.

Tünellerin karanlığında önünü göremez.

Tünelin ucunu gördü mu rahatlar.

Kapitalizm, idare etmeyi sever.

Yönetmeyi sever.

Yönetilmekten hoşlanmaz.

Tavsiye eder, tavsiyeyi, öneriyi dinlemez.

Kapitalizmin Baronları özgürlüğü ve kendi gücünü sever.

Başka güçlerin gücü altında olmayı yeğlemez.

Velev ki öyle olsa bile bu duruma uzun süre katlanmaz.

Fırsatı kollar.

Siyasi gücün azıcık zayıfladığını gördüğü anda çelmeyi takar.

Hiç çekinmez.

Çünkü kapitalist güç, başka güçsüzleri güç yapacak güce sahiptir.

Kapitalizm acımasızdır.

Kaygandır.

Yerinde duramaz.

Sıkıştırmaya gelmez.

Bir anda gökteki yıldız misali kayar başka tarafa.

Gücü elinden alınmış siyasi, erimeye mahkûm edilir.

Kapitalizm evrenseldir.

Değerleri, dini veya milli olmaz.

Çünkü para her yerde en değerli ve en geçerli olandır.

Dini veya milli çıkarları başka ülke veya kıtalarda geçerli kılamazsınız.

Hükmü olmaz.

Onlar için ülke menfaati, millet menfaati, milli menfaatler değil, paranın varlığı..

Kapitalin kendini koruması önemlidir.

O nedenle para en büyük güçtür.

Bu gücü elinde tutan hep revaçtadır.

Burada her zengini veya kurum ve kuruluş sahibi, kapitali çok olan kişileri kastetmiyorum.

Sade de gelecek olursak, kapitalist baronlar bizdeki siyasi kadronun eskidiğini varsayarak uluslararası kapitalizmin tavsiye ve beklentileri doğrultusunda güç birliğine girerek, yön, makas değiştirmeye karar vermiş gözüküyorlar.

Paranın gücünü maalesef milliyetçilik söylemleri kıramıyor.

Kılıç'ı kabzasından kavrayanlar onu başımızın üstünde sallamaya başladılar.

Tehditlere boyun eğilmese de güç, yön değiştirmeye kararlı.

Bakalım kılıcı ne zaman indirecekler boynumuza?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246