Bursa’nın turizm sıkıntılarını anlatmak ve turizm konusundaki eksiklikler ile halk olarak beklentilerin neler olduğunu gündeme taşıma adına geçtiğimiz günlerde “Bursa ve Turizm” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.

Bu yazımla ilgili olarak, “helal olsun, Bursa’nın gerçeklerini yazmışsın” diyen çok fazla okurum oldu. Yazıyla ilgili olarak “Bursa adına fikir proje ve siyaset üretenlerin de artık ağız birliği yapması ve bu konularla ilgili ortak bir şekilde hareket etmeleri gerektiğine” dikkat çekmeme sevinenler de oldu.

Nitekim, yazım gazetemizde yayınlandığı gün Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Bursa’da misafirimizdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın Ekonomiye değer katanlar için düzenlediği ödül törenine katıldı. Turizm Bakanının Bursa’ya gelmesi demek, turizm konuları ve projelerinin yeniden açılması demektir. Bu konuda, başta Vali Yakup Canbolat olmak üzere, turizm konusunda söyleyecek sözü olanlar konuyu Bursa’nın dert ve sıkıntılarına getirdiler. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, turizmle ilgili olarak isteklere dayalı projeler ve yapılması gereken beklentilerle ilgili söz alıp, “Bursa turizmde söz sahibi olmak istiyor” dedi. Burkay’ın bu şekilde yolu açmasıyla beraber, BTSO Turizm Konseyi Başkanı Sibel Çura Ölçüoğlu, Bursa turizmi ve beklentilerle ilgili bir sunum yaptı.

Sonrasında, Uludağ’daki dert ve sıkıntıların aşılması için Tıpkı Nevşehir Kapadokya’da yapılan uygulama gibi özerk bölge uygulaması yapılabileceğine dair fikirler ortaya atıldı. Tabi, bu konunun karar verici bakan önünde görüşülüp tartışılması ve çözümü noktasında bir örnekle nitelendirilmesi gerçekten sevindirici. Kapadokya’da turizm nasıl  yapılıyor?

Kapadokya’da turizm alanları ile ulaşım sıkıntıları nasıl çözümlenmiş? Turizm işletmeleri ve işletmecilerin dertleri ile turistlerin sorunlarının çözümü noktasında nasıl proje geliştirilmiş?

İşte en önemli olan konu bu. Çünkü, Bursa’nın Uludağ’ı ile Nevşehir’in Kapadokya’sı sanırım birbirine pek benzemiyor. Birisi, kültür ve tabiat zenginliği olan bölge. Diğeri ise sadece tabiat güzelliği olan bölge. Uludağ’ın diğer bir özelliği ise Milli Park olması, dünyada eşi enderi az bulunan endemik bitkileri ev sahipliği yapması.

Beklentimiz, bakanın önünde yapılan bu görüşmelerin fiiliyata geçirilmesi ve çözüm noktası konusunda, özellikle turizm gelirleri ve Bursa turizminin güçlendirilmesi konusunda katkı sağlanması.

Bursa’nın diğer bur turizm sorunu ise Tarihi Hanlar ve Çarşılar bölgesi. Dünyaya örnek bir Kapalıçarşımız var. Fakat, köşe yazımda da ifade ettiğim gibi, bu kentin tarihi ve kültür turizmi sadece Tophane Hisar Kale Surları ile Ulucami arasındaki gezi olmamalı.

Merkezi Bursa’da bulunan Türkiye Tarihi Hanlar ve Çarşılar Federasyonu Başkanı Mesut Özyıldırım ile bu konuyu görüştüm. Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un BTSO’da turizm konseyi ile yaptığı toplantıya kendisinin de BTSO Başkanı İbrahim Burkay tarafından davet edildiğini ve Bursa’nın turizmi konusundaki beklentilerini bizzat bakana ifade etme imkanı bulduğunu söyledi.

Özyıldırım, Tarihi Çarşılar ve Hanlarla ilgili olarak pek çok görüş ve sıkıntıların yaşandığına dikkat çekerken, “hamut alma” sorunundan söz etti. Bende konuyu merak ettim. Nedir bu Hamut meselesi?

Sözlüklerdeki anlamı şöyle; Hamut yani havut semer demektir. Deveyi semeriyle götürmek ne var ne yok almak, yerinde yeller estirmek anlamına gelen deyim. Turizm sektöründe çok kullanılıyormuş.

Peki, Hamut ile Bursa’nın Kapalıçarşısına gelen turistler arasında nasıl bir bağ var? İşte asıl mesele burada karşımıza çıkıyor. Turist rehberlerinden bazıları ile turizm firmalarından bazıları, turistleri getirip gezdirirken, Bursa Kapalıçarşıya çoğu kez sefer yapmıyorlar. Örnek, İstanbul’a gelen turistlerin yüzde 95’i Kapalıçarşı, yüzde 80’i ise Çarşısını ziyaret ediyor. Bursa’ya gelen turistlerin ise Kapalıçarşıyı ziyaretleri yüzde 5 oranının bile altında. İşte size örnek.

Esnafın karşısına Hamut meselesi çıkıyormuş. Neyse, Başkan Özyıldırım bu konudan daha önemli dertleri olduğunu hatırlattı.

Özyıldırım, “13 yıldır uğraştığımız bir konu var. Türkiye’nin dört bir yanındaki Çarşı ve Tarihi Hanların kültür ve turizm değeri olarak kullanılmasında uygulanacak yönetim planı için özel kanun çıkarılmasını istiyoruz” dedi. Nedeni; tarihi hanlar ve çarşılarda iş yapanlar ile çevresinde iş yapan, tezgah açanlar arasında bazı uygulamalarda sıkıntılar var. Mesela, halkın, turistlerin yürüyeceği yolların işgal edilmesi gibi.

Çarşıya veya hanlara gelen turistlerin rahat ettirilmesi, müşterilerin rahatlığının sağlanması, yoldaki dar ve kalabalık ulaşıma engel olanların uyarılması, çarşı ve hanlara çeki-düzen verilmesi için böyle bir özel kanun maddesine ihtiyaç duyuluyor.

Tarihi Çarşılar ve Hanlar Bölgesi Federasyonunun bu isteğine Turizm Bakanı olumlu cevap vermiş. Başkan Mesut Özyıldırım, İstanbul Kapalıçarşı’da şu anda mevcut uygulamayı anlattı;

“Vali yardımcısı, Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyesi temsilcisi ile Vakıflar Bölge Müdürlüğü temsilcisinin yanı sıra 9 esnaftan oluşan 13 kişilik bir heyet var. Bu heyetin, düzen ve nizama uymayanlara yaptırım yetkisi var. Ceza verme yetkisi var. Senelerce atalarımız çarşı pazarlarda bu düzeni sağlama adına uyguladıkları yöntem. Bizler de böyle bir yöntemin başta Bursa olmak üzere bütün Türkiye genelinde uygulanmasını bekliyoruz. İstiyoruz.”

Şimdi, hem Uludağ hem de Kapalıçarşı’da turizmin canlandırılması için Kültür ve Turizm Bakanının yapacağı çalışmalar ve istenilen özel kanunların çıkarılmasını bekliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246