Başkent, yeni haftanın ilk gününe şehit haberleriyle başladı. Bakanlar Kurulu Çankaya Köşkü’nde iki saat süren toplantı yaptı. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Hakan Fidan’la ilgili bir tasarrufun MGK’da gündeme gelmediğini, Almanya parlamentosundaki Ermeni Tasarısı’na duyulan tepkiyi anlattı.

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la gerçekleştirdiği seyahatlere gelen eleştirilere “Resmi programlarda devleti yönetenlere eşlik edilmesi doğal” cevabını verdi. 

Türkiye’nin, “sorunların çözümü için çalışma grubu kurulması” önerisinin Rusya tarafından reddedilmesi, Erdoğan’ın Fransa ile Brüksel’de protesto gösterilerinden endişe ettiğini belirten sözleri ve MHP’deki “19 haziran – 10 Temmuz” çatlağı günün önemli gündem maddeleriydi.

DÜĞÜM ÇÖZÜLEMİYOR

MHP’deki karışıklık Çağrı Heyeti’nin dün yaptığı “19 Haziran’da Tüzük Kurultayı” açıklamasıyla yeni bir safhaya evrildi. MHP Genel Merkezi heyetin bu açıklamasına rest çekti, ’tanımıyoruz’ dedi ve  kongrenin 10 Temmuz’da yapılacağını bildirdi. MHP’deki düğüm çözülemiyor.

Herkes bundan sonrasını merak etmeye başlarken Genel Merkez’in bu yaklaşımının dayanaksız olamayacağı düşünüldü. Uzman hukukçulardan edindiğim bilgiye göre, “Genel Merkez yasalarda bu konuda amir hüküm bulunmamasına” güveniyor olabilir.

“19 Temmuz’da muhalifler yeterli çoğunluğu toplarsa tüzük kurultayını gerçekleştirebilir” görüşünü benimseyenler var ancak bunların karşısına Genel Merkez’in, “Çağrı Heyeti’nin görevi kongre salonunun kapısında biter. Kurultay’ın toplanabilmesi için Genel Merkez’in orada olması gerekiyor”  argümanı çıkıyor. Tam bir kaos durumu.

Buna rağmen 19 Haziran’da tüzük kurultayı, devamında seçim yapılırsa Genel Merkez bunu yok sayacak. 10 Temmuz’da da Genel Merkez kurultayı yaparak partiyi kendine göre şekillendirirse “Parti bizim” diyen iki grup ortaya çıkmış olacak. Herkesin suçlusu farklı ancak, MHP’ye sabotajın olduğu da yalın bir gerçek…

RUSYA MESELESİ

Türkiye ve Rusya arasındaki gerilim yerini çözüm arayışlarına bıraktı. Putin’in, Atina’da yaptığı açıklamalara Türkiye, “sorunların çözümü için çalışma grubu oluşturalım” önerisiyle karşılık verdi. Moskova bu açıklamanın beklentilerini karşılamadığını sıcağı sıcağına ifade etti.

Türkiye ve Rusya bu süreçte birbirlerine olan ihtiyacı gördü. Barışmak için arayış var. Bunun formülü oluşturulmaya çalışılıyor denebilir. Putin’in açıklamalarının Rusya’nın “çözüm istemeyen ülke” yaklaşımını kırmaya yönelik olduğu söylenebilir. Çatışmayla muvaffak olamadığı şeyleri tatlı dille almak istediği savunulabilir. Ancak ne olursa olsun iki ülke dostluğunun yeniden kurulması önemli. Özellikle Suriye’de yaşananlar bu işbirliğini zorunlu kılıyor.

Putin, “özür ve tazminat” beklentileriyle ilgili adım atılmadığını belirtiyor. Türkiye “oturup konuşalım” diyor. Rusların özür ve tazminat temeline dayanan isteklerinin nasıl karşılanacağının yolunu diplomatlar bulacak anlaşılan…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161