Evet!..

Dolar uçtu.

Bağlı olarak bir sürü şey de uçtu.

Peki, neden uçtu?

Kestirmeden yanıtlayalım.

Başta bizi yönetenler olmak üzere herkes “tasarruf” sözcüğünü unuttu da ondan uçtu.

Önce tepeden başlayalım.

Bakalım, bu tasarruf olgusunun yerine hangi olguyu kullanmışız.

Valla biz de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yalancısıyız.

Çünkü!..

Aşağıda sunacağım veriler bu bakanlığın bu yılın ilk 6 ayında “nerelere ne paralar harcandığının?”; tasarrufun “F’sinin bile kullanılmadığının” açık göstergesi…

Hep birlikte okuyunca siz de bana katılacaksınız.

Gerçekten kanatlanmışız ve bizi tutana aşk olsun!

                                                    ***

Ocak- haziran döneminde bütçe gelirleri 353 milyar; giderleri 400 milyar TL…                                                                        

                                                   *** 

Yılbaşından bu yana hizmet alımları için yapılan harcama; 464 milyon TL…

                                                    ***

Hizmet binaları ve taşıt kiralaması için altı ayda harcanan; 768 milyon TL…

                                                    ***

Temsil ve tanıtma giderleri için harcanan; 65,5 milyon TL…

                                                    ***

Sosyal amaçlı transferler başlığında yapılan harcama; şu anda 2.4 milyara ulaştı.

                                                    ***

Fonlara verilen paylar kapsamında, sadece Savunma Sanayi’ne ayrılan fon tutarı; 1.8 milyar TL…

                                                    ***

Örtülü ödenekten harcanan; 1.1 milyar TL…

                                                    ***

Faiz giderleri, için yapılan harcama; 33 milyar TL…

                                                    ***

..Ve görev zararları; en büyük artış da bu alanda oldu. Mayıs’a kadar toplam 5.4 milyar TL olan zarar, bir ay sonra 16.4 milyar TL’yi geçti.

                                                    ***

Ülkenin “mali dengesini sağlayan” bakanlık bile “itiraf” niteliğindeki bu verileri paylaştığına göre.

“Tasarruf”tan söz etmek, elbette “abesle iştigal” oluyor.

Peki!..

Bu yangını söndürmek için ne yapmalı?

Bu sorunun yanıtını da yine devletin en tepesindeki isimlerden biri; Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Cemil Ertem veriyor:

Buyurun onun önerdiği çıkış yoluna da bir göz atalım:

“1- Gereksiz kamu harcamalarında kesintiye gidilerek bütçe dengelenmeli…

2- Hazine borçlanmalarını arttıracak adımlardan kaçınılmalı…

3- Cari açığı azaltmak için ivedilikle keyfi ithalatın önüne geçecek sert tedbirler alınmalı…

4- Yüksek döviz ihtiyacı olan şirketlerle görüşülerek bunun direkt Merkez Bankası kanalıyla sağlanması…

5- Enflasyonu düşürecek tedbirlerin alınması ve piyasaların buna ikna edilmesi…

6- Çin’den ivedilikle kaynak akımını sağlayacak adımların atılması…”

                                                      ***

Son madde hariç tüm bu önlemlere katılıyoruz.

Ancak!..

“Yeniden borçlanma” anlamındaki kaynak akımının çözüm olacağına inanmıyoruz.

Bu arada kimileri bu döviz yükselmesini “Al papazı ve papazı!“ oyununa bağlıyor.

Onun da bu olayla kesin ilgisi yok; sadece sembol olarak kullanılıyor.

Öyleyse!..

Türk milletinden ille de “tasarruf” isteniyorsa…

Bunun önce tepeden başlaması…

Onların örnek davranışlarıyla halkı ikna etmeleri…

Bölücü, ötekileştirici ve kırıcı siyaset dilinden hemen uzaklaşmaları…

..Ve aile reisinin acele olarak evi derleyip toparlaması…

Tek çıkar yoldur.

                                  

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234