Şu salgın belası aramızdan bir gitse de rahatlasak. Yaklaşık 5 aydır salgınla yatıp salgınla kalkıyoruz. Attığımız adımlar, yaptığımız işleri bile salgına göre planlayıp programlıyoruz.

Günlük yaşantımız tam anlamıyla rutin hale gelmedi. Pek çok kişide korku ve tedirginlik var. İnsanlar, kendi aralarında bile eskisi gibi rahat olamıyorlar.

Pek çok ülkede, salgınla ilgili mücadele edilirken, ülkemizde ise atık suların tahlil edilerek salgın hastalıkların bölgesel yayılmasına yönelik bilimsel araştırmalar yapıldı. Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere, bilim insanları, şehirlerin, kentlerin, beldelerin, kasabaların kanalizasyon atık sularında korona testleri yaptılar.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Alpaslan Kocamemi, "Analizlere bakıldığında atık suda SARS-CoV2'yi en yoğun olarak biz bugüne kadar, Konya ilinde gözlemledik. Konya ilini takip eden İstanbul'du. İstanbul ve Konya açık ara diyelim, onları takiben aralarında Bursa, Antalya, İzmir’in de bulunduğu büyükşehirlerin bazı bölgelerinde virüs konsantrasyonlarına gözlemlenebilir mertebede rastladık" dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Covid-19 hastalığıyla mücadele için koronavirüsün dağılımına ilişkin detaylı bilgi edinmek ve olası erken uyarı sistemini geliştirmek amacıyla, Türkiye Su Enstitüsü Başkanlığı koordinatörlüğünde çalışma yapılacağını duyurdu. Pilot il olarak seçildiği projede, aralarında Bursa’nın da bulunduğu 81 ilden ve 250 atık su arıtma tesisinden numune alımları gerçekleşti, 52 tanesinin ise analizleri tamamlandı. Havaların ısınması ve tatil beldelerinin kalabalıklaşması ile birlikte numune alımını turistik bölgelerde yoğunlaştırdıklarını dile getiren Kocamemi, çalışmalardan elde ettikleri güncel sonuçları medya ile paylaştı.

İstanbul'da Haziran ayında atık su numunelerinde bulunan virüsün, Temmuz ayında artış meylinde olduğunu ifade eden Kocamemi yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi;

"İstanbul'da ilk Nisan ayında numuneleri aldık. Nisan ayında atık sularda konsantrasyonlar düşüktü. Sonra mayıs ayında bu konsantrasyonlardaki yükselişi, vakalar ile birlikte gözlemledik. Haziran ayı itibarıyla vakalarda düşüş oldu, bununla birlikte konsantrasyonlarda da düşüş oldu. İstanbul'da durum böyle ve hala İstanbul'dan her hafta İSKİ'nin yardımlarıyla belirlenen tesislerden numuneler alınarak, rutin analizler yapılıyor. Eğer vaka sayısında bir artış olursa, biz bunu atık su numunelerinde gözlemeyebileceğimizi düşünüyoruz.

Biz şöyle yapıyoruz analizleri, İstanbul'dan tesislerden numuneler geliyor ve 'qPCR' analizleri 3 analiz olarak yapılır. Biz bu 3 tekrar yaptığımız analizlerin ikisinde negatif, birinde bir hareket görüyoruz. Biz buna total olarak baktığımızda negatif olarak raporluyoruz ama bize şunu gösteriyor. 'Burada bir hareket başladı.' Dedeksiyon limitinin altında gibisin ama dedeksiyon limitini de geçmek üzeresin gibi bir tablo var İstanbul'da. Teorik olarak sorarsanız, dedeksiyon limitinin altındayız İstanbul'da ama hissiyat olarak bakıldığında, haziran ayına göre atık su numunelerinde bu sayıda farklılıklar olduğunu görüyoruz. Negatif ama artma meylinde.

Tabii bunlar, Haziran ayını temsil ediyor. Numuneler alındığı gibi analiz edilemiyor çünkü laboratuvar sayısı kısıtlı. Analizlere bakıldığında atık suda SARS-CoV2'yi en yoğun olarak biz bugüne kadar, Konya ilinde gözlemledik. Konya ilini takip eden İstanbul'du. İstanbul ve Konya açık ara diyelim, onları takiben ise Bursa, İzmit, İzmir ve Antalya'nın bazı bölgelerinde virüs konsantrasyonlarına gözlemlenebilir mertebede rastladık. Ama şunu belirtmek istiyorum, gözlemlenemiyor olması virüsün olmadığı anlamına gelmiyor. Tabii ki, bu ölçüm metodunun bir dedeksiyon limiti var. Bu limitin altında olanları biz gözlemleyemiyoruz diyoruz."

Haziran ayı itibarıyla turistik bölgelerden numune almaya odaklandıklarını dile getiren Kocamemi, "Türkiye genelinde biz şu anda yazlık bölgelere odaklandık. Oralardan rutin olarak analiz almaya başlayacağız. Almadan önce, ilk önce bütün Antalya'yı taradık ve bazı atık su arıtma tesislerinde virüse rastladık. Ama hepsinde değil, çok az bir bölgede tatil beldeleri olarak sayılan Muğla ve Aydın’ın Bodrum, Marmaris, Fethiye, Göçek, Ölüdeniz ve Datça ilçelerindeki atık suların hepsinden numuneler aldık. Haziran ayı itibarıyla, bunlar dedeksiyon limitinin altında çıktı. Şimdi önümüzdeki haftadan itibaren bu illerden rutin olarak, numuneler alarak inceleyeceğiz.

Ama Haziran ayı itibarıyla, bu bölgelerde atık sularda ciddi anlamda bir SARS-CoV2 konsantrasyonu gözlemlenemedi. Antalya'da ise sadece belirli bölgelerde gözlemlendi. Antalya'nın her yeri o kadar turistik ki, hiçbir yerden fedakarlık edemedik ve en çok numune, İstanbul kadar Antalya'dan toplandı. Antalya'da çok az yerde ve düşük konsantrasyonda çıktı. Ama daha tesisler dolmamıştı. Biz Antalya Su ve Atık Su İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) ile de iletişim halindeyiz, 'Daha tesisler dolmadı hocam, dolmadan numuneleri alın. Bir baz oluştursun, tesislerde artış olduğunda gözlemleyebilin.' Gibi bir yaklaşımda bulunuldu. O baza göre Antalya'da yerli halk ve yazlıkçılar diyelim, onlara göre benim beklediğimin çok altında çıktı. Bodrum'da da dedeksiyon limitinin altında çıktı ama şu anda durum nedir bilmiyorum. Yazlık siteler ve oteller dolmaya başlamış. Haziran ayı itibarıyla tatil beldelerinde kötü bir durum gözlemlemedik" ifadelerini kullandı.

Kanalizasyonlarda yapılan bilimsel araştırmalara göre, atık sularda koronaya rastlanıldı. Ama, yayılma tehlikesi eskisi kadar yok. Birde, atık sulardaki korona virüslerin yayılma tehlikesinin bulunmadığı bildirildi, çünkü virüs canlı değil..

Bu araştırmalara baktığımızda, “sağlıklı günler yakın” diye düşünüyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254