AK Parti iktidarları döneminde en başarılı hizmet alanlarının başında sağlık hizmetleri geliyor.

Türkiye’nin eski yarı komünist idare sisteminde ülke perişandı.

Vatandaşlar inim inim inliyorlardı.

Bilhassa sağlık alanında çektiğimizi biz biliriz.

Sabah namazında kuyruğa girer, bütün gün hastanelerin pislik içindeki ortamında bekleyerek daha çok hasta olup gelirdik.

Hastanelerde sınıf farkı vardı.

Herkes, her istediği hastanede tedavi göremezdi.

Garipler, Guraba Hastanesi’nde tedavi edilirdi.

İlaç almak için de hastanelerde ayrı kuyruklar oluşur, oralarda da saatlerce beklerdik.

Doktorlar, hastanede hastaların yüzüne bakmaz, biraz konuşmaya kalksanız azarlanırdınız. Hastanede hastaları ile doğru dürüst ilgilenmezdi doktorlar. Ameliyat olmanız için önce doktoru dışarıdaki muayenehanesinde ziyaret etmeniz gerekirdi. Bu konuda hemşireler aracılık faaliyetinde bulunurlardı.

Kısacası, o biçim bir düzen kurulmuştu.

Gelen giden hiçbir iktidar bu çarpık düzeni düzene koyamadı.

   ***

Yıllar su gibi akıp geçti ve sonunda Anadolu evlatları iktidara geldi ve duruma el koyarak, başta sağlık olmak üzere millete gerçek hizmeti getirmeye başladılar.

Hastaneler beş yıldızlı hotel konforuna taşındı.

Hayal bile edilemeyen randevu sistemine geçildi.

İstediğiniz eczaneden ilaç alma hakkı tanındı.

Vatandaşları kaz gibi yolan acımasız ve soyguncu doktorlara işten el çektirildi.

Daha mesaisi bitmeden koşa koşa dışarıdaki muayenehanesine giden doktorlara, “Hop birader, bir dakika nereye gidiyorsun, vatandaşa laga luga yok!” dendi.

Kendilerine, gözü kapalı olarak ettikleri Hipokrat yemini hatırlatıldı.

   ***

Sağlık alanında neler yapılmadı ki?

Bunlardan birisi de; hizmetin yerelden daha etkin yürütülmesini sağlamak amacıyla kurulan Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’dir.

Böylelikle, her iş için zırt pırt Ankara’ya gitme derdinin de önüne geçilmiş oldu.

Yerelde, bütün kamu hastanelerinin sorumluluğu bu yapılanmaya verildi.

Bursa’da da, ilk Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Yavuz Baştuğ ile birlikte bu sistemi yakından takip etmeye başladım.

Şimdi ise yaklaşık bir senedir başta Prof. Dr. Rüstem Aşkın var.

Rüstem Hoca, son derece dirayetli bir idare gösteriyor görevi devralmasından bu yana.

Pek şan ve şöhreti önemsemeyen mütevâzi bir yapısı var.

Tam bir idealist millet evladı.

Bütün sağlık personeli kendisinden son derece memnun.

Rüstem Hoca baba adam” diyorlar.

   ***

Dün ve ondan önceki gün(2-3 Nisan), Bursa Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği olarak, 1. Bursa Onkoloji Günleri etkinlikleri düzenlemişlerdi Merinos AKKM’de.

Son derece verimli geçen bu toplantıların sonunda ise ilginç bir etkinlik vardı.

Şizofreni hastalarının rol aldığı bir tiyatro etkinliği daveti ulaşmıştı bize de.

Aksaray Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doktor Basri Köylü tarafından kurulan bu ekip son derece başarılı işlere imza atıyor.

Şizofreni hastalarının tedavilerine katkıda bulunmak, seslerini duyurmak, damgalanmaları ile mücadele etmek amacıyla yaklaşık 20 hasta ile bir tiyatro topluluğu kurmuş Dr.Basri Köylü.

Bu hastalar, Aksaray Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde(TRSM) tedavi gören hastalar.

TRSM yapılanmaları 5 yıl önce Sağlık Bakanlığı tarafından özellikle Şizofreni hastalarının tedavi edilmeleri için kurulan merkezler olarak biliniyor.

Şizofreni hastalarında, topluma dayalı tedavi modeli yürütülüyor.

Yani, bu hastaların toplumun içinde tedavi edilmeleri amaçlanmış.

   ***

 

Foto: merinos

 

Meşhur bir söz vardır:

“At sahibine göre kişner” diye.

İşte, Psikiyatri Uzmanı Dr. Basri Köylü de bu atasözünü doğrulayan bir uygulamaya imza atmış.

Bir sene önce geldiği Aksaray’da yapılan faaliyetleri yetersiz görmüş.

Şizofreni hastaları sadece el sanatları ile uğraşıyormuş.

Kalkıp tiyatro çalışmalarını başlatmış.

İki hafta içinde hastalarda değişimler başlamış.

Hastalar sosyalleşmiş ve iletişimleri artmış.

Kendilerini ve duygularını daha iyi ifade etmeye başlamışlar.

Aynı zamanda önyargılarının da kırılmaya başladığını görmüş.

Ve gösterilerine başlamışlar.

2015 yılında, “Sabancı Vakfı Fark Yaratanı” olarak seçilmiş.

Bursa’dan önce son gösterilerini Aksaray Üniversitesi’nde 1000 kişi izlemiş.

Dört ay önce de, “Ulusal Psikiyatri Kongresi”nde bunu tıp camiasına sunmuş.

Aksaray TRSM Tiyatro Topluluğu

“Ben de Varım Tiyatrosu” olarak artık turnelere başlamış bulunuyorlar.

Biz de, Bursa’da sergiledikleri tiyatral gösteriyi zevkle izledik.

Demek ki, işini seven ve farkındalık yaratan insanların özverili çalışmaları ile güzel sonuçlar alınıyormuş.

Bu konuda ufkumuzun açılmasını sağlayan Bursa KHBGS Prof. Dr. Rüstem Aşkın hoca ve Aksaray’da bu işi başaran Psikiyatri Uzmanı Basri Köylü’yü can-ı gönülden tebrik ediyor, başarılarını devamını diliyorum.

 

 

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.