Tüm dünyada teknolojinin hızla gelişmesine karşın hastalıklar da süratle artıyor. Ekolojik dengenin bozulması, sağlık ve hijyen kuralları dikkate alınmadan sadece kâr amaçlı olarak üretilen gıdalar, günlük yaşam koşullarının getirdiği stres ortamı ve benzeri nedenler maalesef hastalıkların da yayılmasını hızlandırıyor. Hemen herkesin de malumu olduğu üzere bu hastalıkların en başta gelenlerinden biri de kalp ve damar hastalıkları.

Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde tıp bilimi önemli mesafeler kat etti. Eskiden oldukça riskli görülen bazı cerrahi müdahaleler şimdi çok daha kolay yöntemlerle en düşük risk düzeyinde gerçekleştirilebiliyor.

Ancak tüm bunlara rağmen; hastalar doğal yollardan, mümkünse cerrahi müdahaleye maruz kalmadan gerçekleştirilebilecek tedavi yöntemlerini tercih ediyor. İşte tam bu noktada kalp ve damar hastaları için sevindirici bir gelişme oldu. Çapa Tıp Fakültesi eski dekanlarından Prof. Dr. Faruk ERZENGİN tıkalı damarların doğal yollarla açılması için bir yöntem geliştirdi. Ve bu yöntem tıp dünyasında oldukça ses getirdi.

“Gayemiz sadece damar tıkanıklığıyla ilgili yeni teşhisler ortaya koymak değildir. Bu hastalık, yıllardır durdurulamaz ve hatta geriletilemez olarak bilinirdi, biz bu hastalığa karşı yıllardır yalnız ilaçla çözüm ve medikal tedavi yöntemleri üzerinde de çalıştık ve çok belirgin başarılar elde ettik.  Özetle aterosklerozun (damar sertliğinin) durdurulabildiğini ve tamamen geriletebildiğini ortaya koyduk.’’  diyor Faruk hoca.

Nobel’e aday olabilecek bu bilimsel çalışmalarındaki hedefi; “damar sertliğini önlemek ve bu hastalık nedeniyle daha önce by pas ameliyatı olduğu halde, hastalığı devam edenlerin rahatsızlığını tamamen ortadan kaldırmak” şeklinde özetleyen Prof. Dr. Erzengin, çarpıcı sonuçları olan çalışmalarına dair görüşlerini şu sözlerle anlatıyor:  “Sürekli ilerleyen bir süreç olan ve ciddi öldürücü sonuçlara yol açan bu arterleri tutan damar sertliğinin, yalnız ilaçlar yoluyla tedavisini bulmayı amaçladık. Nitekim başında bulunduğum 32 kişilik çalışma grubu, dünya çapında ses getirecek bu önemli başarıya imza attı. Kimya Mühendisliğinden Patolojiye, Genetikten Allerjiye kadar pek çok branştaki profesörlerin oluşturduğu çalışma grubumuzda; Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisinden, Patoloji ve Diyabetolojiye, SEM kalsiyum-Lipid tarama ve haritalama incelemesinden fizyopotolojiye kadar, hatta kimya mühendislerine kadar birçok uzman yer aldı. İdealimiz deneysel ve klinik temele dayanan bu çalışmamızın Nobel Ödülü’ne aday olabilmesidir. Bana göre üniversite ve bilim kurumlarının en önemli hedefi; ürettiği çalışma ve projelerle Nobel’e aday olabilecek işlere imza atmasıdır.”

Damar tıkanıklığına ilaçla tedavi!

Damar sertliğinden kaynaklanan ölümleri sonlandırmayı hedeflediklerini, dünyadaki tıp otoritelerince kabul edilmiş ilaçlarla çalıştıklarının altını çizen: Prof. Dr. Erzengin, “Ürettiğimiz ilaçlar, damar tıkanıklığı hastalığının ilerlemesini durduruyor ve tedaviyle hastalık tamamen yok edilebiliyor. Hedefimiz, hastalığın geriletilerek, tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Amerika’da yeni ilaçlara onay veren FDA’nın kabul ettiği ilaçlarımızı, T.C. Sağlık Bakanlığının da onayına sunduk. Dünya için önemli bir buluş olan bu ilaçların Türkiye’de üretilmesini istiyoruz. Hastalarımızın, bu ilacı kullanması ve kısa sürede damar sertliğinden kaynaklanan ölümcül sebeplerden kurtulmasını sağlamak için çok fazla yol aldık. Ayrıca bu konuda iş birliğine de hazırız” dedi.

Üstelik kendisi ile görüştüğüm Faruk hoca; bir çok hastasının bu yöntemle sağlığına kavuştuğunu söylüyor.

Evet; gelişmeler ve sonuçlar sevindirici. Umarız A.B.D.’de Dr. Mehmet ÖZ ile uzun süre birlikte çalışmış olan hocamızın bu başarılı yöntemi birçok hastaya şifa olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246