banner264

Hiç şüphe yok ki, kronik hastalıklarla yaşam tarzı arasında güçlü bir bağlatı var. Son aylarda ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını toplumun önemli bir kısmını evlerinde kalmaya mahkum etti. Özellikle 65 yaşından büyük kişiler hem evlerinde hareketsiz kaldılar, hem de bu dönemde muhtemeldir ki gereğinden fazla beslendiler. Üstelik 65 yaşından büyüklerde diyabet ve hipertansiyon başta olmak üzere kronik hastalıklar daha çok görülmekte.  Sonuç olarak, COVID-19 salgını nedeniyle son aylarda özellikle yaşlı olarak tanımlanan kişilerin kronik hastalıklarının seyri bir ölçüde de olsa bozulmuş olabilir.

         Özellikle doğru beslenme tarzı o kadar önemldir ki diyabet, kalp damar hastalıkları, kanser hatta erken yaşlanma ile yakından ilgilidir. Kilo fazlalığı olan kişiler beslenme tarzlarını doğru yönde değiştirirlerse hem kronik hastalıklara yakalanma riskleri azalır, hem de bu hastalıkların çok daha iyi seyretnesi mümkün olur.

         Fazla kilolu kişiler için zayıflamaya yönelik olarak kalori kısıtlanması ve bundan yarar görülmesi anlaşılabilir bir şeydir. Oysa 11 Temmuz 2019'da The Lancet Diabetes And Endocrinology dergisinde yayınlanan bir çalışmada hiçbir sağlık sorunu olmayan, ince yapılı kişilerin de günlük gıda alımında azaltmaya gitmeleri halinde, metabolik durumlarının olumlu yönde değiştiği ortaya konmuş. Çalışmaya alınan kişilerde sadece % 25 lik bir kalori kısıtlaması hedeflenmiş, katılımcılar ortalama % 12 kalori kısıtlaması yapmayı başarabilmişler. Sadece bu kadarcık bir kısıtlama sayesinde bile olumlu sonuç alınabilmiş.

         50 yaşın altındaki ince yapılı 218 kişide yapılan çalışmada günlük ortalama 300 kalori kadar bir kısıtlama yapılması halinde bakın hangi olumlu sonuçlar ortaya çıkmış :

1. Hem küçük hem büyük tansiyonları daha düşük bulunmuş.

2. Açlık kan şekerleri daha düşük bulunmuş.

3. Açlık insülin düzeyleri daha düşük bulunmuş.

4. Kan yağları tablosunda olumlu değişiklikler bulunmuş.

5. Vücut ağırlıklarında ortalama % 10 azalma olmuş.

6. Vücut yağ miktarlarında % 71 azalma olmuş.

         İki yıl sonra da devam eden bu olumlu değişiklikler sayesinde kandaki kronik mikropsuz iltihap belirteçlerinde azalma görülmüş. Kronik hastalıkların temelinde kronik mikropsuz iltihap olduğu bilindiğine göre kalori kısıtlaması sayesinde birçok hastalıktan korunma şansının arttığını kabul etmemiz gerekiyor.

           Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ferda Şen 1 ay önce

2014 yılında ilk diyabet tanısı konulduğunda 3 aylık ortalamam 9,30 idi. Şimdi 6/6,30 arasında seyrediyor ve bunu tamamen yaşam biçimini ve beslenme düzenimi değiştirdiğim için başardım. Günde 6/10 km ve 12000/ 15000 adım atıyorum. Tabiki ilaç da kullanıyorum ama asıl başarı az yemek bol egzersiz. Teşekkürler bilgilendirmeler için Hocam.

Avatar
Muhammet 1 ay önce

Merhabalar
Ben 1-2 aydın yapıyorum ve harikayım
Sınırım şu
Yemekten bir kaşık daha alınca fikriyatım azalıyorsa almamak.(2 öğün yapıyorum aralıklı açlık yapıyorum normal insanlardan bir öğünde %50 daha az yiyorum)

4.5 saat uyku yetiyor
Herkese tavsiye ediyorum

banner193

banner246

banner254