Kaldırım, “sokak ve caddelerin her iki yanında, yayaların yürümesi için yapılan yol” diye tanımlanır. Ve kaldırımlar sokak ve/veya caddeye aittir.  Yani cadde ve sokak, sadece araçların geçtiği yer değil, hem araçların geçtiği yolu, hem de yayaların yürüdüğü kaldırımı kapsayan bir alandır. Dolayısıyla şunu en baştan cebimize bir koyalım;  kaldırımlar esnafın, bina sahibinin değil vatandaşındır. Günlük hayatta evimizden çıktığımızda okula, işe, markete, kahveye, oraya, buraya, şuraya giderken yayaların kullandığı yoldur. Araçlar caddedeki yolu kullanır, yayalar kaldırımı.

Özellikle yaz aylarında havalar sıcak olduğundan, hayat daha çok sokaklarda geçer Türkiye’de. Bu Bursa’da da böyledir, diğer illerde de. Ve hatta doğuya doğru gittikçe daha bir artar sokakta yaşam. Sokakta, caddede hayat vardır. Evden sıkılır sokağa çıkarız, şöyle bir hava alır geliriz. Sokak insanı insanla buluşturur, sosyalleştirir. Sokakta hareket, harekette bereket vardır.

Bu girizgahtan da anlaşılıyor ki, özellikle bizim toplumumuz için sokak ve caddeler hem bir ulaşım alanı, hem de bir yaşam alanıdır. Hal böyle olunca, esnaf için de bu kaldırımlar vazgeçilmez bir kazanç kapısı olmaktadır. Durum abartılmasa, yayaların geçiş yolları kapatılmasa, yerel yönetimlerin göz yumabildiği bu uygulama, esnafın suiistimalleriyle öyle bir noktaya gelebiliyor ki, kimi yerlerde kaldırımlarda adım atacak yer kalmıyor.

YILDIRIM’DA ZABITA DENETİMLERİ ARTACAK

Önceki günler ziyaret ettiğimiz Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’dan öğrendik ki, vatandaşlardan bu kaldırım işgallerine yönelik çok sayıda şikayet geliyormuş. Özellikle engelli, yaşlı ve bayanlardan bu yönde daha çok şikayet aldıklarını belirtiyor Başkan Yılmaz.  Esnafın, dükkanından taşan ürünleri kaldırımda teşhir ettiği yetmediği gibi, dükkanın önüne üç beş sandalye atıp kaldırımı kahveye çevirmesiyle, kaldırımda yürümek, bir yerden bir yere ulaşmak oldukça güçleşmekteymiş engelliler için, yaşlılar için ve bayanlar için.

Kabahatler Kanunu’nun 38.maddesine göre ”Yetkili makamların açık ve yazılı izni bulunmadıkça meydan, cadde, sokak ve yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda satacağı malı teşhir eden kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından idari para cezası uygulanır” deniliyor. Belediye  Zabıta Yönetmeliği’nin10(a-15)maddesine göre de zabıta “izin verilmeyen yerlerin işgaline engel olmak”la görevlendirilmiştir. İzin verilmeyen yerlerden birisi de kaldırımlardır.

Yasa ve yönetmeliklerden anlaşıldığına göre kaldırımların işgalini önlemek direkt belediyelerin ve bizzat zabıtaların görevidir.

Yıldırım Belediyesi olarak, Başkan Yılmaz, halkın bu şikayetlerine kayıtsız kalmayacaklarını belirterek, kaldırım işgaline yönelik denetim uygulamalarına başlandığını, şikayet olmasa dahi bu işin bir standarda kavuşturulması gerektiği konusunda kararlılığını ortaya koydu.

Açıkçası, Bursa’da ve özellikle de Yıldırım’da kaldırım işgaliyle mücadele son derece sıkıntılı bir konu. Yılların denetimsizliği, kaldırımların esnafın özel alanıymış gibi yerleşmiş yanlış bilgi, vatandaşların aleyhlerinde olan bu işgal karşısındaki duyarsızlığı, konuyu içinden çıkılması güç bir hale getirmiş durumda.

Ve fakat kararlı bir irade, halkın yararına çalışan bir belediye, istikrarlı bir mücadeleyle bu işi doğru bir noktaya getirecektir. Çözüm kolay değildir ama zor hiç değildir. Tavizsiz bir uygulama ve denetim esnafı hizaya sokacaktır. Ve hatta bu işten vatandaş kadar rahatsız olan esnaflar da vardır. Kaldırımlara taşmayan, sadece dükkanının içinde ticari faaliyetini sürdüren daha büyük bir esnaf grubu, oluşan bu haksız rekabetten muzdariptir. Kurallara uymayan, uymamakta inat eden esnaf idari para cezasıyla karşı karşıya kaldığında, canı yandığında o da kurallara uyacak,  yeni durumu kabullenecektir. Zabıtanın yapması gereken tek şey istikrarlı bir denetim, vatandaş lehine adil bir uygulama. Emin olun, ilk ve ikinci denetimlerden sonra iş  rayına girince bu işin takipçiliğini vatandaş yapacaktır.  Zabıta arkasını döndüğü an, tekrar “eski tas eski hamam” uygulamasına dönen esnafı vatandaş ihbar etmekte bir an tereddüt etmeyecektir. Yeter ki ihbarının kıymeti harbiyesi olduğunu görsün. Bu konunun lokomotifi belediye olursa vagonları vatandaş olacaktır. Kaldırımlar tekrar sahibi olan vatandaşa bırakılırsa, özlenen kaldırım rahatlığı sağlanırsa işin takipçisi öncelikle vatandaş olacaktır.

Buradan özellikle Yıldırım esnafına sesleniyorum. Başkan Yılmaz bu konuda oldukça kararlı. Denetimlerin artarak devam edeceğini, kaldırımları asıl sahibi olan yayalara bırakacaklarını üzerine basa basa belirtiyor. Ve bu mücadelede hem esnaftan hem vatandaştan anlayış ve destek bekliyor.

BÜYÜK CADDELERDE TRAFİK YOĞUNLUĞU

Madem, kaldırım işgalini önlemeye yönelik böyle bir mücadelenin startı veriliyor, esnafın kaldırımdan caddelere taşan reklam tabelası, reklam bayrağı, duba, flama gibi cadde kenarına geçici parkı engelleyen metaryellerine de el atılmalı. Nasıl kaldırım yayalarınsa, yol da sürücülerin. Esnaf işyerinin önündeki kaldırımdan başka yola da sahip çıkmış durumda. Ana caddelerde araçların park sorununa bir nebze de olsa çözüm olan bu park şeridinin birisini kapatıyor nerdeyse. Geçici park yapacak, duraklayacak araç sahipleri bu durumda, esnafla yersiz tartışmalar yaşamakta, kimisi de uygunsuz yerlere araçlarını park ederek trafik akışını zorlaştırmakta. Çok iyi biliyoruz ki, Bursa’nın en meşhur caddelerinde bu yanlış parklanma nedeniyle trafik ağır aksak işlemekte, sürücüler canından bezmekte. Elbette bu konunun çözümü  otopark sorununun çözümüyle çok daha ilişkili. Ama bu basit ve pratik uygulamayla dahi caddelerde araç akışkanlığında bir iyileşme olacaktır.

İnanıyoruz ki, Yıldırım Belediyesinin atacağı bu doğru adım, diğer belediyeleri de harekete geçirecek, daha yaşanabilir bir kent için örnek teşkil edecektir.

O halde tekrar hatırlamakta fayda var,

Caddelerdeki yol araçların, yolun kenarındaki kaldırımlar yayalarındır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246