banner216

Kadına şiddet erkeğin fiziksel ya da ruhsal zulmüyle başlar. Çocuklarına, anne babasına, aile fertlerine kadar uzanır. Babasının evinde öldürülmüştür pek çok kadın ya da sığındığı yer her neresiyse orda. En olmadı sokak ortasında. O zulüm kadını nerede olsa bulur. Son yıllarda kaçmaya kurtulmaya çalışan kadının elinden çocuğunu alıp o masumları katledenleri de gördük bunlara da alıştık değil mi? Evinde huzurlu bir hayatı olanlar için bunu düşünmek bile dayanılmazdır mutlaka. Bunu yaşamayı bırakın tehdidini duyduğunda bile annenin ne hale geleceğini düşünebilir misiniz? Buraya kadar bilmediğiniz bir şeyden bahsetmiyorum aslında bunların hepsi bütün gün gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada okuyup baktığınız hatta okumadan bakmadan geçtiğiniz şeyler. Ben meselenin buradan sonrasına değinmek istiyorum. Bu şiddeti sürdüren mahalle baskısına... Oturduğu yerden ahkam kesen karı boşamanın kolay olduğu bekarlara…
Bu kadınlar şiddetin pençesinde birde kimlerle uğraşıyor biliyor musunuz? Ona o zulmü layık görenlerle. Yaşadığı şiddetin kendi tercihi olduğuna, istese bundan kurtulabileceğine inananlarla. Karakolda ki polisle, güçlünün yanında olan avukatlarla hakimlerle, adaletin değil haksızlığın tecelli ettiği mahkemelerle. Sanıldığı gibi; kocam beni sevdiği kıskandığı için dövüyor demez aklı başında hiçbir kadın. Ya da rahatım bozulmasın aldatırsa aldatsın demez onurlu hiçbir kadın. Zaten demediği boyun eğmediği için şiddet görüyordur. Yani aslında güçlü olan kadındır ama kimse bunu kabul etmek istemez. Kadına şiddeti sadece hayatında ki erkek yapmaz. Ondan güç alan herkes bu şiddeti devam ettirir. Emin olun gece yarısı koşup sığındığınız karakolda ki polisin gözünde bile siz zavallı, bir tekme daha vurulması gereken düşmüş birisiniz. Sonuç olarak bu şiddeti herkes bilerek veya bilmeyerek devam ettirir.  Öldürülen kadınlara hiç dikkat ettiniz mi ya ailelerinin evinde ya da sokakta katledilirler. Yanlarında arkadaş dost yoktur. Eşi olmayanın dostu olmaz bu memlekette çünkü. Ya sığınacak bir aileniz vardır o cani gelir hepinizi katleder ya da sokakta bi başınıza bakkalın gözü önünde öldürülürsünüz. Hayatta kalmayı başarırsanız da sirk maymunu gibi sizi televizyona çıkarıp anlattırırlar.
“Amaaan o da öyle yapsaymış, aamannn o da şöyle deseymiş, şuraya kaçsaymış, buraya sığınsaymış, sussaymış, konuşsaymış, yemeseymiş, giymeseymiş’ gitmeseymiş...” Miş miş miş der durur herkes. Kadına şiddeti erkek başlatır belki ama emin olun toplumun tüm kadınları bunu zevkle devam ettirir. Çünkü onlar muhteşemdir onların başına gelmez onlar akıllıdır şiddet görüyorsan sen aptalsındır kocana işve yapmayı elinde tutmayı bilememişsindir müstahaktır sana. Ayarını bozduğunuz kantar gün gelir sizi de tartar hanımlar bunu unutmayın. Kadına şiddeti kınamak içinde önce zayıfın yanında olmayı bilin güçlünün yanında durup ezileni savunamazsınız. Kadın kadının en büyük düşmanı olmazsa belki erkekler yaptıklarına cesaret edemezler. Erkek denilen cins bilinçaltında kendi başlattığı şiddeti toplumun o kadını yalnız ve çaresiz bırakarak sürdüreceğini o kadar iyi biliyor ki... Aldığı güç sadece buradan geliyor. Bu ateşe odun atanlardan olmayın derim ben. Tuzunuz kuruysa susun konuşacaksanız da yalnız olanın yanından konuşun. Ama lütfen kadına şiddet denen meseleyi 2 kişinin kavgası zannetmeyin. Bu yozlaşmış Türk halkının meselesi. Haklının, ezilenin, güçsüzün yanında durmayı kendine yakıştıramayan insanlara dönüşmemizin neticesi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234