Dış politikada bahar havası var. Kavgalı olduğumuz ülkelerle peş peşe barış adımlarına tanıklık ediyoruz. Ahmet Davutoğlu zamanında dilimizden düşürmediğimiz ancak tersi seyir izleyen “Komşularla sıfır sorun” politikası onun aktif makamlardan uzaklaşmasıyla gerçek olmaya başladı.

İsrail’le anlaştık. Aynı gün Kremlin açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Putin’e mektup yazdığını, ‘üzgün’ olduğunu ifade ettiğini bildirdi. İki adımın aynı güne denk gelmesi tesadüf değildir herhalde.

Tayyip Bey’in, Putin’e gönderdiği mektup gündeme bomba gibi düşmesinin yanında pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi. Konunun merak uyandıran yanları var.

En önemli soru, “Erdoğan’ın mektubu Putin’e nasıl gitti?” şeklinde.

“Bu adımda Türk Dışişleri’nin rolü ne?” diğer soru.

“Mektup hangi dillerde kaleme alındı?” diye de merak var.

“Netenyahu katkıda bulundu mu?” sorular arasında.

Hatırlarsanız, “Özür milli çıkar olursa” başlıklı yazımda Türkiye ve Rusya arasındaki küslüğün atlatılabilmesi için ‘özür’ kilidinin aşılması gerektiğini vurgulamıştım. Türkiye – Rusya Araştırmaları Merkezi (TÜRAM) Eşbaşkanı Aydın Sezer’in, “Kalkıp açık açık ‘özür dileriz’ denilemez. ‘Bundan üzüntü duyduk. Keşke olmasaydı’ gibi ifadelerde özür anlamına gelir. Diplomatlar ne için var?” sözlerine dikkat çekmiştim.

Mektubun Putin’e ulaşma süreci hakkında kesin bir bilgi alamadım. Ancak ya Ankara’daki Rus Büyükelçiliği’ne iletildiği, yada bir aracı vasıtasıyla Putin’e teslim edildiğine yönelik kulis bilgisi mevcut.

Türk Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ne kadar müdahil olduğuna dönük de kuşkular var. Dışişleri bürokrasisi atlatılmış olabilir.

Mektubun hangi dillerde kaleme alındığına gelince… Türkçe ve Rusça olarak yazıldığını aktarabilirim. Rusların ‘özür’ beklentisi Türkçe metinde ‘kusura bakmayın’ Rusça metinde de ‘izvinite’ ifadeleriyle karşılanmış. ‘İzvinite’ Rusça’da ‘affedersiniz, özür dilerim’ anlamında kullanılıyor. Lakin Tayyip Bey bu ifadeyi direk Putin’e yönelik kullanmıyor. Onun yerine ölen Rus Pilotun ailesini hedef alarak üzüntüsünü belirtiyor. “Acıları acımızdır” diyor. Eee artık Putin’de, “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” misali mevzuu algılıyor.

Türkçe ve Rusça yazılan mektup ve içeriğindeki satırların mimarının kimliği de merak konusu. Yani ‘diplomatik zeka’ denen olayı burada sahneye koyanlar kim? Türk diplomatlar mı? Yoksa Rus diplomatlar mı? İsrail Başbakanı Netenyahu, bu formülün bulunmasında rol oynadı mı? Yine merak edilen sorular bunlar.

Yahudi lobisi sanılanın aksine Rusya’da çok güçlü. Rus Oligarkların yüzde 80’i Yahudi kökenli. Türkiye ile Rusya’nın iyi ilişkiler içinde olması İsrail’in de lehine. Bir ara ‘Erdoğan’ isimli helikopter almamız gündeme gelmişti ya onun kasası Rus, elektronik sistemleri İsrail yapımıydı. Türkiye, Ruslarla Suriye yüzünden, İsraille Filistin yüzünden papaz olmuştu. Yani 3. ülkeler nedeniyle ilişkiler kopmuştu. Şimdi bu tablo ortadan kalkıyor.

Acaba Ahmet Davutoğlu, “Yaşasın komşularla sıfır sorun” diye nara atıyor mudur?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161