Söze Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizeleriyle başlayayım istedim…

 

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

***

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

***

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

***

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

 

Düşündüm de hepimizin istediği böyle bir ülke değil mi?

Zengin fakir, sen ben ayrımı olmayan bir birini kucaklayan bir ülke

Türkiye…

Biz koşmaktan yorulduk…

Kardeşliğe muhtacız… Ne başta dert, ne gönülde hasret olmasın istiyoruz…

El ele verip dağları aşalım istiyoruz…

Yanında az mutluluk, biraz sevgi olsun istiyoruz…

Çok mu?

Biz komşularımızla da dost olmak istiyoruz…

Ama düşmanımıza da düşman!

Şehitlerimiz olmasın, analarımız ağlamasın istiyoruz…

Biz mutlu olmak istiyoruz…

Çok mu?

Bombaların patlamadığı, yüreklerin yanmadığı bir ülke istiyoruz…

Çok mu?

Biz küllerinden doğan bir cumhuriyetiz, yaşananların üstesinden gelmek.

Zor mu?

Bizi yönetenler isterseniz başarır, isterseniz yaparsınız.

Yalan mı?

Ben Tarancı gibi görmek onunu gibi hissetmek onun gibi yaşamak istiyorum.

Çok mu?

 

********************************************************

 

Tebessüm

Bir yerde çalışan işçilere patron uzun tahtaları vermiş ve “Bunlarla beraber herkes benimle gelsin” demiş.
İşçilerden hiçbiri itiraz etmezken bir tanesi;
- “Efendim bu çok ağır. Lütfen biraz kesmeme izin ver” demiş. Ve biraz kestikten sonra yola devam etmiş fakat yine aynı talepte bulunmuş:
- “Efendim biraz daha keseyim lütfen. O zaman daha iyi taşıyabilirim” deyince patron “Tamam” demiş, “Kes.”
- “Çok teşekkür ederim efendim” demiş patrona.
Yola devam ettikçe önlerine bir engel çıkmış ve ellerindeki tahtaları kullanmalarını söylemiş patron.
- “Şimdi bunları köprü olarak kullanıp karşıya geçin” demiş.
Tahtayı ağır diye kesen,
- “Benim tahtam çok kısa! Geçemem ki!” demiş.
O hariç herkes o engelden geçmiş.
Kısacası,
Acı yoksa kazanç ta yoktur. Acıyı kabullenin, o zaman gelecek sizin için daha verimli olacak. Yaptığınız işin size zahmet, ıstırap verdiğini düşünmeyin, çünkü bu iş ve zahmet için her zaman bir sebep vardır.
O halde acı ile karşı karşıya gelmekten çekinmeyin, göğüslediğiniz bu acı için, ileride mutlak bir mutluluk sizindir...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161