Türkiye’nin iletişim ve ulaşım çağında yükseliş yaşadığı bir döneme damgasını vuran Binali Yıldırım, mütevazı kişiliği ile Anadolu’nun gönül insanıdır. Her ne kadar devletin çok yüksek kademelerinde yer almış olsa bile, ‘haddini bilmek’ kavramından asla taviz vermemiş Erzincan’ın can insanı Binali Yıldırım’a İstanbul’u yönetmek elbette çok yakışır.  Ancak bu husustan daha önemli bir gerçekte İstanbul’un Binali Yıldırım’a olan ihtiyacıdır! Ak Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın acı itiraflarını iyi dinlediğimizde, İstanbul’a ihanet edenlerin çözümü mümkün hatalarını silerek İstanbul’a ‘Adalet ve Kalkınma’ dönemi getirmek için Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması elzemdir.

Ben de kabul ediyorum ki, Ak Parti tarihinin en başarısız seçim yürüyüşlerini yönetiyor. Ve elbette İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışında olduğu gibi yine Binali Yıldırım yanlış bir ekiple sahaya sürüldü. Öyle ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçime günler kala meydanlara inmek zorunda kaldı. Burada birkaç değerlendirmeyi çok iyi yapabilmek gerekiyor. Erdoğan için hem İstanbul hem de Binali Yıldırım çok değerli. İkisinden de vazgeçemediğini tarihsel süreç bize yaşatarak gösterdi. Ve yine ikisi de Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç yalnız bırakmadı. Her ikisi de Erdoğan’a hep vefalıydı.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın daveti üzerine gerçekleştirdiğimiz Balkan ülkeleri ziyaretlerimizde de Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra Binali Yıldırım’a büyük bir teveccüh gördük. İslam coğrafyasının ‘gülümseyen adam’ dediği Yıldırım, farkını ortaya her daim koyabilen iyi bir aile babası diyebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakın ve vefalı, cefakâr yol arkadaşı olarak Binali Yıldırım hem Bakanlıkları hem de Başbakanlık ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı dönemlerinde ayrıştıran değil, birleştiren oldu. Yine en sert oturumlarda ve eleştirilerde bile tebessümü ile samimiyetini hiç kaybetmedi. Öyle ki, millet için sorumluluk almak gerektiğinde tüm makamları elinin tersi ile iterek önce İzmir sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamlarına partisinin talebi ile aday oldu. Geçtiğimiz yıllarda İzmir’e gerçekleştirdiğim bir dizi ziyarette bir kısım CHP Milletvekilinin de Yıldırım’a saygı duyduklarını ifade eden cümlelerini iyi hatırlıyorum. Binali Yıldırım ismi sadece bir siyasetçi markası değil. Aksine doğru bir adam markası olarak da karşımızda duruyor.

Ulaşım ve çarpık kentleşme ile boğuşan İstanbul’u bir ucundan diğer ucuna huzur ile bağlayacak adamın adıdır Binali Yıldırım. Alt yapı sorunları ayyuka çıkmış, belediyeleri batık olan İstanbul’a doğru dokunuşlar ve israfsız hizmeti getirebilecek nadir isimlerden olan Binali Yıldırım, aynı zamanda rakipleri içerisinde İstanbul’u en iyi tanıyan isim. Uluslararası tecrübeleri ile İstanbul’u yeniden bir Dünya kenti yapabilecek olan Binali Yıldırım’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olması ile birlikte sadece İstanbul değil aynı zamanda Bursa, Kocaeli, Çanakkale, Eskişehir, Ankara ve Trakya ile Batı Karadeniz’de ciddi anlamda ekonomik ve stratejik değer kazanacaktır. Hükümet desteklerinin ötesinde Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler tecrübeleri olan Binali Yıldırım’a sadece Avrupalı ülkeler ve Amerika ile İngiltere ve Almanya değil aynı zamanda Rusya, Çin ve Arap dünyası ile Türk Cumhuriyetleri de en güçlü yatırım destekleri ile sahip çıkacaklardır.

Kısacası, İstanbul’u yeniden payitaht gücüne kavuşturabilecek doğru isim Binali Yıldırım’dır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246