Bu haber kez okundu.

Prematüre bebeklerde ROP muayenesine dikkat
Vaktinden erken doğan bebeklerin karşılaştıkları en önemli göz sorununun ’prematüre retinopatisi’ yani ROP olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Nigar Hüse, prematüre bebeklerde ROP muayenesinin önemli olduğunu söyledi.
Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Nigar Hüse, Prematüre Retinopatisinin (ROP) halen çocukluk çağı körlük nedenleri arasında önde geldiğini beliterek, "İngilizce ’Retinopathy of Prematurity’ denen hastalığın kısaltması olan ’ROP’ pratikte sık kullanılır. Prematüre retinopatisi (ROP) halen çocukluk çağı körlük nedenleri arasında önde gelenlerdendir. Hastalık hayatın ilk günlerinde başlar ve retinadaki anormal damarların oluşumuyla körlük oluşturacak tarzda ilerler. Bir bebek erken doğduğunda normal damar gelişimi durur ve anormal damar yapımı ortaya çıkar. Bu anormal damarlar kolay çatlayabilen ve sızıntıya sebep olabilen yapıdadır. Aynı zamanda bu damarlar retinaya besin iletiminde de başarılı değildir. Zaman geçtikçe bu damarlaşma fibröz nedbe dokusu meydana getirerek retinaya ve vitreusa yapışır, beraberinde retinayı çekmeye başlar ve sonunda retinayı ayırmayı başarır. Retinopatinin spontan veya tedavi ile düzeldiği olgular ile retinopati gelişmemiş olan bazı olgularda, zamanında doğan normal doğum ağırlıklı bebeklere göre refraksiyon kusuru, ambliyopi, şaşılık gelişme ihtimali çok daha yüksektir. Bu nedenle prematüre bebeklerin görme yönünden yakın takip altında olması önerilir" dedi.

"Doğum ağırlığı azaldıkça ROP görülme sıklığı artmaktadır"
Gebelik yaşının ve düşük doğum ağırlığının en başta gelen risk faktörleri olduğunu kaydeden Hüse, "Erken doğumların yüzde 15 ile 20’sinde ROP’a rastlanır. 27 haftadan küçük bebeklerde yüzde 100’e yakın ROP ve yüzde 25 şiddetli ve yüzde 25’de hafif-orta şiddette sakatlık görülürken, 32 hafta üzerindeki bebeklerde bu oran ciddi olarak azalmaktadır. Benzer şekilde, doğum ağırlığı azaldıkça ROP görülme sıklığı artmaktadır. Bin 500 gramdan daha düşük doğum ağırlıklı bebeklerin yüzde 50’sinden fazlasında ROP gelişir. Oksijen tedavisi ROP gelişiminde etkili olan önemli bir risk faktörüdür. ROP’un şiddeti ile oksijen tedavisinin süresi arasında kuvvetli bir ilişki bulunur. Ancak oksijen hastalığın gelişiminde tek başına etkili bir faktör değildir ve oksijen almayan bebeklerde de ROP görülebilmektedir. Bu nedenle düşük doğum ağırlıklı, küvözde kalmış bebekler risk altındadır. Bu bebeklere periyodik olarak retina muayenesi yapılmalıdır" diye konuştu.
32 haftanın altında olan veya doğum ağırlığı bin 500 gramdan az olan prematür bebeklerin ROP açısından mutlaka değerlendirilmeleri gerektiğini belirten Hüse, "Bazı kaynaklarda 34-36. haftanın altındaki bebeklerin de risk taşıyabileceği vurgulanır ve bu haftadaki bebeklerin de ROP açısından muayenesi önerilir. Muayene eden doktora daha geniş açıyı görme imkanı vermesi için indirekt oftalmoskop kullanılması gerekir. Bebeğin muayene edilebilmesi için muayene öncesi mutlaka göz bebeğini büyüten damlaların damlatılması gereklidir. Muayene esnasında göz kapaklarının açık kalması için bazı özel aletlerden faydalanılır. Kabul edilen son kriterlere göre bin 500 gram ve altında veya 30 (+6/7) hafta ve altında doğan her bebek taramadan geçirilmelidir. Ayrıca bin 500-2 bin gram arasında veya 32 haftadan daha büyük olup klinik olarak problemleri olan kardiyo-pulmoner destek verilen bebeklerin veya neonatolog tarafından yüksek riskli olduğu belirtilen bebeklerin retina uzmanı veya pediatrik oftalmolog tarafından dilatasyon ve indirek oftalmoskopla fundus muayenesi yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.

"Erken tanı ve tedavi çok önemlidir"
ROP’un tedavisinde en önemli aşamanın düzenli takip olduğuna dikkat çeken Hüse, "İstatistiki olarak ROP gelişen hastaların yüzde 80’i, kendiliğinden geriler ve takip edilen bebeklerin yüzde 8’inde tedavi gerekir. Tedavide laser veya krio (dondurma) uygulaması yapılır. Ayrıca bir kısım hastada cerrahi tedaviye ihtiyaç vardır. Zamanında tesbit edilemeyen ileri evre ROP larda ve laser tedavisine rağmen hastalığı ilerleyen olgularda vitrektomi ameliyatı uygulanır. Bu ameliyatın sonuçları maalesef her zaman yüz güldürücü olmamaktadır. Uygulaması zor, başarısı sınırlı bir yöntemdir. Sadece bu konuda deneyimi olan cerrahlar tarafından uygulanabilinir.Hastalıkta gecikme, tedavisi imkansız kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilir. Bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemlidir" şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234