Arkasında büyük bir enkaz bırakan Kayserispor maçımızdan sonra bütün gazetelerin spor yazarları;  yıllardır yaptıkları gibi maçta ki bütün eksiklikleri, iyileri/kötüleri anlatmaya çalışmışlar. Hatta sanki bilinmeyen bir şeymiş gibi Hamza hocamızın suyunun ısındığını yazmışlar.

Yıllardır Avrupa’nın yanında olmamıza rağmen başta gazeteci bilmişler hep kötüyü anlatmakla yarışmış. Bir günde; yahu bu böyle ama diyerek bu düzenin nasıl olması gerektiğini yazamamışlardır.


Yıllar önce futbolu bırakıp Türkiye ve uluslararası teknik adam kurslarını bitirip yerel gazetelerin istekleriyle spor yazarlığına başladığımda; maç yazılarımda onlar gibi gördüklerimi yazdığım gibi, hemen bu gibi yanlışların yapılmaması için kulüplerin alması gereken tedbirleri de ilave ederdim. Bu olayın o alemde hoş karşılanmadığını üzülerek müşahede etmiştim. Maçlarda ne kadar skandal çıkarsa, bu gazetelerin spor saatlerinin coşkusuna sebep oluyor tirajı artıyordu.


Uzun yıllar sonra Bursa Haber de sizlerle buluştum. Bugün Bursaspor'un içinde bulunduğu kaosun skandal haberciliği yerine, sizlere "kulüp bazında bu kaos, kargaşa ve olduğu söylenen hırsızlığa” neyin sebep olduğunu kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağım.


Kaynaklarım bütün dünya takımlarının yönetiliş şekilleri ve katıldığım dünya çapındaki ‘Kulüp yönetim menanjment kursları’... Bu kurslarda Özkan Sümer, Yılmaz Vural gibi hocalarım da vardı.


Dünya kulüplerinin tamamı, sahipleri belli olan kuruluşlardır. Hepsi de dünyanın en değerli ekonomistleri tarafından günün şartlarına uyarlanıp halka açık şirketlerdir. Bizdeki gibi her türlü hırsızlık ve hileye açık bir düzen yoktur…


Federasyonun kendisi dahi çeşitli menfaatler uğruna kalkıp inen kollarla seçilen futboldan haberleri olmayan insanlardan oluşmuştur. Kulüplerde egemen olmak isteyen şer güçler, Patagonya’da bile olmayan TFF yönetim şeklinin devamını sağlamak için inanılmaz çaba sarf ederken, her türlü hileye açık ‘Dernekler Kanunu’ ile kulüpleri ele geçirmişlerdir.


Profesyonel futbol hayatını noktalayan, bu mesleğin sahiplerinin bu camiada da barınamamasının sebebini bana izah edebilecek kimse var mı? Dernekler Kanunu’nun "kabul edenler etmeyenler” diyen kabul sistemi, futbol hariç her türlü işlemin yapıldığı dünyada sadece bizde olan bir sistemdir!!! Bu sistemin en önemli işlevi; devrilen yönetiminin mecburen veya üretimsizlikten, veyahut gövdesini saran hırsızlar yüzünden artan borçlarla suçlanıp onları sindirmek istedikleri gibi ayı oynatmaktır.


Değerli futbolseverler; bir yandan Avrupalı sayılarak bütün kupalara iştirak ediyoruz. Hemen sormak istiyorum, tamamen mafyanın elinde olan TFF yönetimine neden hiçbir kulübümüz şu soruyu sormuyor:


"Her seçim sonrası kulüplerin biraz daha battığını gördüğünüz halde, dünyada eşi bulunmayan bir hırsızlıktan bahsediliyor olmasına rağmen, Alman İtalyan Fransız ve hatta İngiltere deki gibi profesyonel sistemi Türkiye’ye uyarlamıyorsunuz?” Veya tam tersi her alanda gelişmiş ülkeler yönetimini Türkiye’ye getirmek isteyen iktidar, Alman ekolünü yarın sabah Türkiye'de uygulamaya koyabilir…


Şu anda geçerli olan sistemden karalanmayan insanımız kalmamasına rağmen, kendi işlerini en bilgili Ceo’larla yönetirlerken benim futbolumu kendi işlerinden bin kere daha büyük bir toplumsal olayı bizzat yönetip birde ahkam kesmiyorlar mı, eğitimli bir sporcu olarak utanıyorum!!! Beni iş yerlerinde kapıcı bile yapmazlar.


Bırak söylenecek bir şey varsa bu hususta eğitilmiş olan futboldan gelmişler konuşsunlar. Fabrikanda kumaşı sen mi dokuyorsun???


Sistem dünyasında yaşıyoruz…


Bilerek seçiliyorlar, sonucun kötü olacağını bile bile başkanlık koltuğuna oturup her imzası suç olan düzene bayılıyorlar. Seneler önce dahi rahmetli Çetin Altan bugünün başkanlarını şöyle tarif ediyordu: “Soyluluk arayan sonradan görmüşler…"


Bugünkü durum kulüplerin sorunudur. Kulüpler Birliği’nin federasyona derhal “Biz neden Almanya gibi değiliz?” diye sorması gerekmektedir.


Kulüpler sahipli olunca karlılık prensibiyle hareket edileceğinden patronlar işi bilenleri arayacaklar. Çünkü futbolcu yerine odun üretirlerse zarar edecekler. Bir gün bu iş nasıl olacak diye bilenleri arayacaklardır...


Avrupa’da federasyon başkanları çok uzun süreli maaşlı personeldirler. Türkiye için öngörülen ‘Başkanlık sistemi’ geliştiğinde futbolda o gün değişecektir. Almanya’da eski Dünya Şampiyonu futbolcu Rumenige federasyon başkanı, ya bizde???

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161