banner262

Çin’de görünen ve Yarasa Çorbasından kaynaklandığı söylenilen, sonrasında ise bu durum bilimsel olarak kabul görmeyen Korona Virüsü, bir anda bütün dünya insanlığını dize getirdi. Dünyanın gündeminde olan Suriye İç Savaşı, petrol bölgelerindeki insanların ölmeleri, kardeş kavgaları, ekonomik sıkıntılar ve dalgalanmalar bile bu virüs sayesinde ikinci plan haberlerde kaldı.

Dünya siyaseti, virüsün gölgesinde devam ediyor.

Turizm gezileri iptal ediliyor. Ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Pek çok hava yolu şirketi, virüs nedeniyle uçuşların engellenmesi yüzünden işlerinde sıkıntılar yapıyor. Spor müsabakaları iptal.

Sporcular, hükmen mağlup, yenilmiş sayılma riskini bile göze alıp, koronadan kurtulma adına spor karşılaşmasına, maçlarına gitmiyor. Statlar bomboş seyirci ile maçlara tanık oluyor.

İnsanlar ölüyor. Hastanelerde, tıp merkezlerinde yatıyorlar. Ateşten ve yorgunluktan hareket edemez hale gelmişler. Bilim insanları çare bulma konusunda arayış içindeler. Çin’den sonra Koronovirüstün en çok etkilenen İran’dan yapılan açıklamada Koronavirüste aşı bulunduğuna dair bilgi verilse bile dünya sağlık örgütü, bu konuda henüz çok erken olduğu açıklamasını yapılar.

Netice ortada, bir virüs ortaya çıktı ve dünya dize geldi.

İnsanlığa hayat, yaşam ve sağlık arasındaki ince çizgide büyük bir ders verip, acilsizleri bir kez daha hatırlattı.

Bu hastalığın yayılmasına ve virüsün hızla ilerlemesine seyirci gibi bakan insanlık ve bilim dünyası çare konusunda belki de şimdilik aciz kaldı.

Dünya genelinde dört binden fazla insanın ölümüyle sonuçlanan ve hala hastanelerde çare arınılan, şifa aranılan hastaların bulunduğu bu korona illetinden Türkiye nasıl etkilendi?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, virüsün Türkiye’de görüldüğünü ve bir vaka teşhisi yapıldığını açıkladı.

Sağlık Bakanlığı Korona virüs inceleme Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de teşhis konulan bu nedenle de Türkiye’ye sıçradığı konuşulan koronavirüsle ilgili önemli açıklamalarda bulunuyor. Kamuoyunu sürekli bilgilendiriyor.

Prof. Dr. Kara, hastalığın çocuklarda ve 50 yaşın altındaki kimselerde ölümcül olma riskinin çok düşük olduğunu belirterek, "Çocuklarda hastalanma oranı çok düşük, yani 9 yaşın altındaki çocuklarda. Virüsü alabiliyorlar; ama bu virüsün hastalık tablosuna neden olması çok düşük, öldürmesi neredeyse hiç yok. Yani çocuklarda ölümcül değil. 9 yaşından neredeyse 50 yaşına kadarsa yine hastalığın ölümcül olma ihtimali çok ama çok düşük. O kadar ağır seyretmiyor, bin kişiden 2 kişisinden daha azında probleme neden oluyor. Ama yaş yükselmeye başladığı anda, işte o zaman ölümcüllüğü bir miktar artıyor. Hastalığın ağır geçirilmesi bir miktar artıyor. O nedenle virüsü herkes alabilir; ama hastalığın ağır geçirilmesindeki en önemli faktör veya en önemli risk sigara içmek gibi, 60 yaşın üstü gibi, şeker hastalığı gibi beraberinde özellikle kalp hastalığı, akciğer hastalığının varlığı gibi nedenler ölümcül olmasını artırıyor" dedi.

Prof. Dr. Kara, Türkiye'de görülen virüs saptanan kişinin karantina altında olduğunu hatırlatarak, "Yurt dışından geldiğini biliyoruz. Yurt dışında virüsü aldığını biliyoruz. Geldikten sonra Türkiye içerisinde çok fazla temasının olmadığını ve o temasları da bizim ulaşıp, şu anda kontrol altına aldığımızı, izolasyon altına aldığımızı ve 14 gün kadar da karantinada tutacağımızı söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Türkiye’de sağlık alanında yapılan yatırımlar ve alınan önlemler gerçekten dünyanın pek çok ülkesine göre epey modern düzeyde. İnsanlarımızın eğitim ve hastalıktan korunma konusundaki bilgilendirme yapılması da toplum içinde bilinçlenme konusunda büyük önem arz ediyor. Sağlık Bakanlığı uzmanlarının ve bütün sağlık kurumlarının koronovirüsle ilgili halka bilgi vermesi, uyarılarda bulunması da insanların kendi kendilerini korumaları konusunda büyük bir aşama. Pek çok kişi, Sağlık Bakanlığının ve ilgililerin yaptıkları uyarılara harfiyen uyuyor.

Bu çok önemli bir gelişme.

Birde, insanların kendi sağlıkları söz konusu olduklarında çok hassas davranmalarına da tanıklık ediyoruz. Özellikle toplu taşıma araçlarında maskeleriyle gezen insanlarımız var Bursa’da.

Tabi, bu durum maske fiyatlarının artmasına yol açmış. Eczanelerde ve sağlık malzemesi satan kurumlarda maske bulmakta güçlük çekiliyor. Bunun yanı sıra el temizleme için kullanılan hijyen malzemelerinde de sıkıntılar varmış.

Uzmanlar, hastalık bulaşmadığı zaman maske kullanmanın zorunlu olmadığını hatırlatmalarına rağmen, bizim halkımız ne olur ne olmaz düşüncesiyle hareket ediyor.

Sözün özü şu; dünya bilim insanları ve sağlık kuruluşları, Çin’de görünen bir virüsle baş edebilme adına aylardın mücadele veriyor. Fakat, gelinen noktada virüs öylesine hızlı bir yayılma gösterdi ki, insanların aciz kalmasından söz ediliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254