Bursa’nın merkezindeki ilçelerden sonra.

Gerek nüfusu, gerek ticaret hacmi ve gerekse tarım potansiyeli açısından en büyük ilçesi İnegöl deyince aklınıza ne gelir?

Hemen sıralayayım!.

Bir!..

Tadı günlerce damağınızda kalan ol nefis İnegöl köftesi…

İki!..

Ustalarının büyük bir beceriyle şekillendirdikleri İnegöl mobilyası…

Üç!..

Şifa kaynaklarıyla dolu Oylat kaplıcaları; dolayısıyla patlama noktasındaki turizmi…

Dört!..

Mahmudiye mahallesi Vakıf sokakta yapılan mahalle koruluğunda adıma dikilen fidan!..

Gülmeyin!..

Sonunda benim de dikili bir ağacım (pardon!, şimdilik fidanım) oldu.

Hem de İnegöl gibi “geçmişle beslenip gelecekle şekillenen” bir ilçede…

***

İnegöl’ün 12 yıldır belediye başkanlığını yapan Alinur Aktaş.

Dün düzenlediği yıllık değerlendirme toplantısında, bu uzun yürüyüş sırasında ilçede gerçekleştirilen marka projeleri sıraladı.

O kadar çok şey anlattı ki, yapılanları bu köşeye sığdırmam için günlerce yazmam gerekebilir.

O nedenle!..

Biten, devam eden ve yapılacak tüm projeleri kapsayan o çalışmaları haberci arkadaşlarıma bırakıyorum.

***

Bugün marka projeleri ile adeta patlayan.

Başkan Aktaş’ın “Yeni bir şehir doğuyor” dediği İnegöl’le bundan tam 43 yıl önce tanışmıştım.

Bursa’nın merkezinden sonra yine en büyük ilçesi idi.

Ankara yolu hariç, kent içinde ufak tefek sayısız köfte dükkanları vardı.

Örneğin!..

Hacı Aziz’in köşe dükkanını asla unutamam.
Hemen karşısındaki minik bahçesi ile Besler köftecisini de…

Demek ki neymiş!?

İnegöl deyince, önce “köftesi” akla gelirmiş.

***

Başkan Aktaş; İnegöl’ün gerek tasarım, gerekse üretim açısından “Mobilyanın  başkenti” olduğunu vurguladı.

Doğrudur.

Gene ilk tanıştığım günlere gideceğim.

Şehir, içi nasıl köfteci dükkanı ile doluysa, irili ufakla sayısız mobilya mağazaları ve imalathaneleriyle de namlıydı.

Özellikle Ertuğrulgazi caddesinin iki yanında sıralanan mobilyacıları dolaşırken canımız çıkardı.

Ha!, bu arada söyleyeyim.

Bursa’daki evimin ilk mobilyalarını bu caddedeki bir mağazadan almıştım ve neredeyse 30 yıl kullanmıştım.

***

İnegöl’ü İnegöl yapan bu simgeler, hala tüm canlılığı ile karşımızda…

Ancak!..

“Kabına sığmayan bir kent” içinde oldukları için.

Onlar da bu “taşma noktasında” layık oldukları yerlerini aldılar.

Artık, özellikle mobilya sektörü, İnegöl Belediyesi’nin de olağanüstü katkılarıyla marka değerlerini yurt dışına da taşımış durumda…

Diğer bir marka “Oylat”ı da unutmamak gerekiyor.

Şifalı sular, kaplıcalar deyince akla başka bir yer geliyor mu?

Kısacası!..

İnegöl’de “geçmiş” asla unutulmadan “gelecek” inşa ediliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161