banner262

Koronavirüs salgını yurdumuzda da hızla yayılıyor. Hastalık bulaşanların sayısı ve hastalık nedeni ile hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Akıllardaki soru;  sınavlar ne olacak liseye geçiş sınavı ya da üniversite yerleştirme sınavları ne olacak? Oysaki imtihan bundan daha büyük.

Tüm dünyada farklı şartlar ve koşullar altında alındığında büyük kalkışmaları beraberinde getirecek olan kararlar ve tedbirler hayata geçiriliyor. Düne kadar diktatör denilen cumhurbaşkanımızdan sokağa çıkma yasağı ilan etmesi bekleniyor. Onlarca sıkıntıyı ve badireyi atlatmış bir millet olarak camilerde namazların cemaatle kılınmaması gibi bir durumu daha önce yaşamamıştık. Alınan ve alınması arzu edilen tedbirler sıradan bir durumla karşı karşıya olmadığımızı bize açık bir şekilde gösteriyor. Bu manada ele alındığında içerisinde bulunduğumuz imtihan büyük.

Gerekli tedbirleri almak ve uygulamak hayati önem taşıyor. Bu konuda belki de en önemli görev x kuşağı, y kuşağı ya da z kuşağı adını verdiğimiz başka bir tabirle zamane çocukları ya da zamane gençleri dediğimiz gruba düşüyor. Özellikle vurdumduymazlıkla, umursamazlıkla itham ettiğimiz; büyüğünü saymaz, küçüğünü sevmez, dediğimiz yaş grubu şimdi anneanne, babaanne ve dedelerini korumakla görevli. Gençliğin verdiği kabına sığmama duygusunu bir kenara bırakacaklar, kendileri için değil belki ama büyükleri için fedakârlıkta bulunacaklar.

 Fiziksel olarak insan merkezli tüketimin azalmasının olumlu fiziki değişikliklerini hep birlikte görüyoruz. Geçtiğimiz gün Venedik’te kanoların kullanılmaması ile birlikte tertemiz hale gelen su kanallarında balıkların varlığına hayretle şahit oldum. Bununla birlikte fosil yakıtlarının kullanımının azalmasına ve  hava temizliğine büyük bir etkide bulunduğu da açık. Nasıl bir etkide bulunduğunu çıplak gözle fark etmek belki mümkün olmayabiliyor ama özellikle akaryakıta peş peşe gelen indirimler bu durumu anlamamıza yardımcı oluyor diye düşünüyorum. İnsanın evde kalması suretiyle doğanının kendisini yenilemesi ve doğadaki olumlu değişiklikler devam ederken bu durumun bir de sosyolojik ve psikolojik sonuçları var. Özellikle bu konuda doğabilecek psikolojik sorunlara karşı ebeveyn tutumları nasıl olmalıdır, kısmına ilerleyen yazılarımızda yer vereceğiz. Ancak ben bugün yazımızın başında değindiğim kısma dikkat çekmek istiyorum. Torunların;  anneanneleri, babaanneleri ve dedeleri ile olan ilişkilerine de bu durum önemli bir oranda yansımış durumda. Uzun bir aradan sonra masal saatleri ve aile içi sohbetler önem kazanmaya başladı. Başkası için fedakârlıkta bulunan, büyüklerinin sağlığı için kendi sosyal hayatlarını kısıtlayan bir genç nüfus var artık. İşte dünyanın kendisini yenilemesi gibi aile içi iletişim de yenileniyor, güçleniyor ve güzelleşiyor. Derinleşen jenerasyon farkı, kuşak çatışması bu süre zarfında kapanıyor. Kuşaklar arası iletişim güçleniyor.

İçerisinde bulduğumuz süreçte kurallara uymak da bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek de bizim elimizde. Bu süreç bir sinema filmine benzettiğimiz hayatımızın film arası olacak belki de. Filmin ikinci yarısında ilk yarıdaki hataları düzetmek, eksikleri tamamlamak için film arasında yeterince zamanımız olacak gibi. Her şeyin yoluna girip filmin devamına geçtiğimizde hayat filminizin renkli, heyecanlı, sağlık ve mutluluk dolu olmasını temenni ederim. Kendinize iyi bakın. Sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254