Mahalli seçimlerle ilgili olarak yazılarıma devam ediyorum. Çünkü ülkemizde ekonomik ve günlük yaşantımızda pek çok konu olmasına rağmen, halkımızın konusu siyaset. Birinci madde ise mahalli seçimler.

Mahalli seçimlerde favori olan iki parti var. Birincisi AK Parti, diğeri CHP. MHP ile İYİ Parti de bazı bölgelerde güçlü isimlerle, güçlü adaylarla seçimleri zorlaması mümkün. Doğu illerimizde ise HDP’nin gücü devam edip etmediğine halk karar verecek. Eğer yapılan anketler doğru çıkarsa, doğu bölgemizde bölücülerle el ele olan HDP büyük güç kaybediyor.

Seçimlerle ilgili olarak saat başı değişen atmosfere ve söylemlere rast geliyoruz. Dün sabah saatlerinde, Yıldırım ilçesindeki bazı arkadaşlarımla buluştuk. Yapılan değerlendirmelere göre Yıldırım’da vatandaşlar, seçmenler değişim istiyorlar. Nedeni, kentsel dönüşüm planları ve söylemlerine rağmen yapılan işlerin olmayışı. Planların işlemeyişi. Vatandaşların son 15 yıldır kentsel dönüşüm söylemleriyle oyalanması. Bu çok ciddi bir handikap.

Kentsel dönüşüm denilerek, boş alanlara binaların yapılması halkın hoşuna gitmiyor.

İkinci eleştirisi noktasında ise hesapsız, kitapsız yapıldığı ileri sürülen büyük ölçekli ve bol paralı belediye projelerinden dert yanıyor vatandaşlarımız. Birde, imar konusunda, belediye meclis üyeleriyle müteahhitler arasındaki ilişkilerin artık ayyuka çıkmasından yana dertliler.

Yani, doğup büyüdüğüm Yıldırım ilçesinde, belediye başkanlığı konusunda sıkıntılar var. Mevcut Belediye başkanının kapısını herkese ve her kesime açık tutmasına rağmen, meclis üyeleri ve bazı bürokratların oluşturdukları iddia edilen imarla ilgili konular, başkanın başını epeyce ağrıtacak düzeyde.

Hem AK Parti hem de CHP açısından çok önemli bir ilçe olan Yıldırım ilçesi, belki de Bursa’da seçimlerin kaderini değiştirebilecek bir yapıya sahip. Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlar var. Yurt dışından, özellikle balkanlardan ve Kafkaslardan gelen insanlar var bu bölgede. Herkes, “benim insanım görev başında olsun” diye beklenti içine girmişler.

Aday belirlemede siyasetçilerin zorlandığı kesin. Sürekli anketler yapılıyor. Başkan ismi sorulmadan yapılan anketlerde AK Parti oyları yüzde 56 düzeyinde. Başkan ismi sorularak yapılan anketlerde ise bu durum yüzde 40’lara kadar düşüyor. Demek ki ortada halkla belediye yönetimi arasında bir sıkıntı var.

Ana Muhalefet CHP açısından baktığımızda ise Yıldırım’da CHP pek de beklenilen varlığı gösteremiyor. İP ile yapılan ittifakla ve CHP İP oylarının ortaklaşa toplanması halinde bile durum yüzde 34-35 arasında bir oran çıkıyor. MHP bu ilçede hatırı sayılır bir oy potansiyeline sahip. Tabi HDP oyları da var. Hatırlarsanız HDP, sadece Yıldırım ve Gemlik’ten topladığı oylarla Bursa’da Milletvekili çıkarmıştı. Bu durum göz ardı edilmemesi gereken bir siyasi tablo.

Gelelim diğer ilçelere. İttifakta, karşılıklı jestlerin yapılacağının söylenmesiyle beraber, MHP ilk kez Bursa’da bu dönem birkaç tane ilçe belediye başkanı çıkarmanın yollarını arıyor. Çünkü CHP ile İP arasındaki ittifakla Bursa’nın en önemli ilçesi Osmangazi, İP’ye bırakılması muhtemel. Bu durumda, MHP’nin de Yıldırım’da ısrarcı olması haklı sebep sayılabilir.

Bir başka bakış açısıyla bakıldığında, “eğer ittifak Bursa’da bütün ilçeleri kazanmak istiyorsa, AK Parti MHP açısından baktığımızda, MHP’nin Yıldırım’da desteklenmesi, diğer ilçelerde de AK Parti adaylarının desteklenmesiyle beraber, sandıklardan 18-0 neticeli bir sonuç çıkması muhtemel. “

Fakat evdeki hesap pazara uymadığı içinde MHP ile AK Parti arasındaki ittifaka sadece Bursa ölçeğinde değil Türkiye ölçeğinde bakmakta fayda var. AK Parti, MHP’nin elinde bulunan büyükşehir ve il belediye başkanlıklarında aday çıkarmıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir için anketlere baktığımızda ki, bu anketlerde aday ismi belirlenmeden yapılan çalışmalar ve neticeleri var. AK Parti MHP koalisyonu veya ittifakı seçimlerin kazanını oluveriyor.

Bu durumda, Bursa’da ilçe pazarlığı yapılması yerine, ülkemizin birlik, beraberlik ve siyasi istikrarın devamı için, genel iktidar ile mahalli iktidarların el birliği içinde halka hizmet edebilmesi için “birlikten kuvvet doğar” denkleminin hayata geçirilmesi şart.

Tablo bu şekilde cereyan ederken, partilerin tabanlarında, teşkilat bazlarında maraz çıkarılması ise genelde sıkıntı yaratabilir. Önemli olan, ittifakın kendi aralarında anlaşması. Belediye yönetiminde de ittifakın devamının sağlanması.

Öyle sanıyorum ki, bu ittifak görüşmeleri ve ilçelerde kimin aday gösterileceği ile ilgili tartışmalar iki liderin bir araya gelmesiyle çözümlenecek. Önemli olan, sandıkta başarı kazanmak ise, seçim çevrelerinde sevilen, sayılan, partinin ve siyasetçilerin direttiği değil, halkın gönlünde taht kurmuş olan, seçmenlerde karşılığı olan adayların belirlenip, halkın huzuruna çıkılması.

Başarı böyle kazanılıyor. Yoksa direnme ve inatlaşma, başarı değil, başarısızlık getiriyor. Kimse kazanamayınca da kaybedenin hazmetmesi zor oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erdal 11 ay önce

Helal olsun yıldırım hakkında en güzel yorumu yaptınız

Avatar
İBRAHİM KARABULUT 11 ay önce

sayın yazar; AKPARTİ 'yi AKP olarak yazabiliyorsan ( ki yazamazsın) İYİ PARTİ'yi de İP diye yazman da bir sakınca yoktur.Gazetecilik mesleğinin temeli muhalif olmaktır.

banner234

banner246