İşimiz çok.

Duracak, bekleyecek, zamanı boşa harcayacak vaktimiz yok.

Amerika’yı dize getirdik.

Dediğimiz yaptırdık.

“Dik duruş” işte böyle olur.

Devletin, milletin hakkını ve geleceğini savunmak böyle olur.

Bu gün yarın  “Güvenlikli bölge” sorunu halledilecek.

İşimiz var.

Sonra Fırat’ın doğusu bizi bekliyor.

Amerika’nın kankası terör örgütleri ya çekilecekler ya Erdoğan ile karşı karşıya gelecekler.

Böyle bir şey olursa kim galip gelir dersiniz?

İşimiz çok.

*                     *                     *                     *                     *

Kamu işçi sendikaları bastırdı ve “işçinin hakkını yedirmeyiz” dediler ve kendi isteklerine uygun bir zam mı aldılar.

İşte ben buna karşıyım.

İşçi işçidir.

Kamu işçisi, özel sektör işçisi, sözleşmeli işçi, falan filan…

Ne bu?

O da işçi bu da işçi şu da işçi.

Ne demek kamu işçisi?

Ne güzel vallaha,  hemen hemen aynı işleri görüyorlar, yasalara göre aynı işçi haklarına sahipler ama maaşa gelince çalıştığı kurumun durumuna göre o başka öbürü başka statüde maaş alıyor!

Ne bu?

Adalet mi yani?

Biri asgari ücret alsın diğeri biraz fazla öbürü daha fazla.

Emekli olunca zaten Kamu işçisi neredeyse emekli milletvekili kadar maaş alıyor.

Böyle olmaz.

Hem haklar yeniliyor hem haklar verilmiyor.

Memurlara gelince zaten hemen hepsi biçare.

Yüksek kademede çalışan veya emekli olan memurları saymazsak kamu işçileri kadar değerleri yok.

Sendikaları dersen tam bir fiyasko.

Neden mi böyle diyorum?

Hani üniversite memurları arasındaki ayırım kalkacaktı?

Ek gösterge 3600 ne zaman?

Gelir dağılımı çok adaletsiz.

Aynı toplumda yaşayan aynı kurumlarda çalışan işçi veya memurlar farklı faklı maaşları almamalılar.

İşimiz çok.

Bu adaletsizlik bir an evvel düzeltilmeli.

*                     *                     *                     *                     *

Kıbrıs bizim Yavru Vatanımız.

Osmanlının en büyük mirasıdır Kıbrıs.

Birinci dünya savaşında emanet bıraktığımız İngilizler bize oyun oynayarak anında adaya Yunanistan’dan getirdiği çakal, ayyaş, hırsız, katil, hapishane kaçkınlarını getirerek onları iskan etmesiyle birlikte Anadolu da kendi can derdine düşen Osmanlı, Kıbrıs’ı az biraz ihmal etmesiyle ada elimizden tamamen çıkmak üzereyken merhum Erbakan’ın adaya yetmiş dörtte çıkarma emrini vermesiyle adanın elimizden çıkmasına engel olduk.

Şimdi ada çevresinde, Ak deniz de petrol-doğalgaz arıyoruz.

Hıristiyanlar Rumların çağrısı ile anında birlik içine girdiler.

Rumları koruma adına hepsi leş kargaları gibi üşüştüler adaya.

Bizi tehdide başladılar.

Şu çok iyi bilinmeli ki, eğer ada ister ekonomik ister siyasi ister askeri olarak elimizden giderse Anadolu düşer.

 Bunu sakın unutmayın.

Birilerinin densiz densiz konuşmasına bakarak “Kıbrıs diye bir sorunumuz daha çıkmasın” demesinler.

Bu coğrafyada işimiz çok, daha yeni başladık…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246