Bir bu eksikti.

Sonunda o da söylendi.

Zaten pamuk ipliğine bağlı olan “Evet- Hayır” gerginliğinin üzerine bir de “tüy” dikildi.

Allah’tan “bunun ne anlama geldiğini” bilenler, “tüyü” çekip çıkardı da.

Beklenen “koku etrafa daha fazla yayılmadan” önlendi.

                                                    ***

“Eğer yüzde 50’yi geçemezsek ve bu referandum oylamasında başarısız olursak iç savaşa hazır olun!..“ diyen “tüy dikici” arkadaş.

Sen, o ağzını hiç çalkalamadan “uyku mahmurluğuyla” söylediğin sözün acaba ne anlama geldiğini biliyor musun?

O cümleyi “bu kadar kolay kullanmaman” gerektiğinin farkında mısın?

Artı!..

Dillendirirken bile “insanın tüylerini diken diken eden ”o sözcükleri bin kere düşünüp, bir kere bile telaffuz etmemen” gerektiğinden haberdar mısın?

                                                    ***

Bu sözleri rast gele sarf ettiğine göre.

Demek ki sen hiçbir şeyin farkında değilsin, ne anlama geldiğinden de bihabersin!

Bak partili arkadaşım!..

Referandumun sonuçlarını “bu iki sözcüğe bağlamanın“ ne anlama geldiğini sana biraz anımsatayım.

“İç savaş” o bildiğimiz ordular arası ya da terörizmle yapılan savaşa benzemez.

O nedenle o savaşın diğer adı da “sivil savaş”tır.

Ancak!..

İki savaşın da “ortak bir yönü” vardır.

İkisinde de “silahlar” kullanılır.

                                                   ***

Hala anlamadın değil mi?

Konuyu biraz daha açayım.

“İç savaş” ya da “sivil savaş”;

Bir ülkenin insanlarının çeşitli “politik veya dini kutuplar altında organize olarak” birbirileriyle yaptıkları “silahlı çatışmalara” verilen addır.

“İç savaşlar” her zaman bu savaşı yaşayan ülkeye diğer ülkelerle yapılan savaşlardan “daha fazla zarar” vermiştir.

Bunun en dikkat çekici nedeni de!..

Ülkenin kendi içinde giriştiği mücadelenin, diğer ülkelerle giriştiği mücadelelere nazaran “tedavisinin çok daha zor” olmasıdır.

Daha da önemlisi!..

“İç savaşlar” çoğu zaman “bölünmeyle” sonuçlanmıştır.

Sırası gelmişken birkaç sıcak örnek de vereyim.

5 yılı aşkın süren “iç savaş” sonunda “paramparça” olan Yugoslavya…

“İç çatışmaları” 6 yıldır devam eden ve “sonu karanlık” Suriye…

                                                  ***

Şimdi!..

Acı gerçekler bu kadar ortadayken.

Senin savurduğun bu “iç savaş” tehdidi Allah’tan partinin duyarlı insanları tarafından zamanında fark edildi de “daha ileri gitmen” önlendi.

Ardından gelen savcılık soruşturması da bize hala bu ülkede “langır lungur konuşmanın” kimseye “yararı olmayacağını” anımsattı.

..Ve senin bu zamansız tehdidin bize bir şey daha öğretti.

O da

Bu referandumda senin ve senin gibilerin yapmaya çalıştığı “provokasyonlara” gelmememiz gerektiği idi.

O zaman!..

Biz de bir uyarı yapalım bari.

Şu anda iktidar partisi yöneticileri de; “Kullanılacak evet ya da hayır oylarının başımızın üzerinde yeri var!..“ dediğine göre.

Lütfen!..

Bu tür provokasyonlara kulak asmadan sandığa gidin ve oyunuzun rengi ne olursa olsun; onu atın!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.