Göz açıp kapanıncaya kadar zaman öylesine hızlı ilerledi ki bir yıl daha gelip geçti. Evet, 2018 yılına veda ettik ve hoş geldin 2019 dedik hep beraber.

2018 senesine ait bilançolar hazırlandı. Şimdi, gelen giden hesabı yapılıyor. Geçen sene neler olmuş, bitmiş? Hepsinin hesabı tutuluyor. Tarihe kayıt yazılıyor.

2018 senesi bizlere neler getirdi?

Giderken beraberinde neleri götürdü?

Tabi, bu soruya Türkiye açısından bakmak gerekiyor.

2018 senesinde 24 Haziran’da yapılan Milletvekilliği genel seçimlerinde Türkiye’deki demokrasi tarihinde ve demokrasi düzeninde köklü bir değişim oldu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi. Başbakanlık kurumu ortadan kalktı. Zaten, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildikten sonra fiilen uygulandığı bu yöntem, Anayasa değişikliği ve bu değişikliğin halkımız tarafından referandumda kabul edilmesiyle reele geçildi.

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine Başkan seçilen Cumhurbaşkanı olarak tarihe adını yazdırdı.

Günümüzde popülitesini koruduğu için tekrar etmekte ve hatırlatmakta fayda görüyorum, ülkemizde ilk kez resmi olarak siyasi partiler arasında seçim ittifakı da 24 Haziran seçimlerinde yapıldı 2018 yılında. Şimdi de bu ittifakın 31 Mart 2019 yılında, yani yarın başlayacağız sene içinde mahalli seçimlerle ilgili siyasi partiler arasında ittifak yapılacağına dair açıklamalar var.

Siyaset zaten 31 Mart seçimlerine kilitlenmiş durumda. Belediye başkan aday adaylarıyla ilgili açıklamalar ve açıklanmayan başkan adaylıklarıyla ilgili heyecanlı bekleyiş var. Birde, o koltuğa oturup sanki Japon yapıştırıcı gibi kendisini yapıştıran ve “ben olmazsam olmaz!” modunda bekleyen ve kendisini ve çevresini bulunmaz Hint kumaşı sanıp, inatlaşan mevcut başkanlar var. Halkımız, değişim istediğini beyan ediyor. Yani, 2 dönem, üç dönemdir, bilmem kaç dönemdir aynı koltuğa zamkla yapışan insanların artık politika ve hizmet üretmekte kıtlık çektikleri için değişmesi gerektiğine inanıyor seçmenler.

Tabi, bu konularla ilgili kararları, halkımıza soran veya halkın ön seçim yapmasını isteyen hiçbir siyasi parti lideri yok. Çünkü halka sorulduğunda, kendi istedikleri, arzu ettikleri, “benden olsun da ne olursa olsun” düşüncesine göre hareket edemeyeceklerini çok iyi bildikleri için, merkez kaç kuvvetiyle, merkez yoklamasını uyguluyorlar.

Bazen bu yöntem, değişim için çok önemli adımların atılmasına yol açabiliyor. Bazen ise, benim de yakından takip ettiğim çok önemli insanların siyaset dışı kalmasına veya siyaset içinde değerlendirilip halka hizmet yolunda kendilerine yetki ve görev verilmesine mani olunabiliyor.

Bu işlemlerin ve ortaya böyle bir netice çıkmasının nedeni, apaçık ortada belli; “bizden değil!” etiketinin yapıştırılması.

Hal ve durum böyle olunca, pek çok insan, siyasetten soğuyor. Uzaklaşıyor. İşte o zamanda halkın gündemindeki sokak gazetesinde konuşulan olaylar ve ortaya atılan iddialar konuşuluyor. Bu şekilde siyaset yara alıyor. İnsanların güvenmek istedikleri fakat güvenmede sıkıntı çektikleri siyasi partilere olan destek azalıyor.

Gel zaman, git zaman, işte sona erdi bir yıl daha. 2018 yılında Suriye Savaşı bitirilemedi. Arap dünyasındaki kargaşalar bitirilemedi. Dünya, ekonomik krizlere girdi. Ülkemizde, döviz üzerinden oynanan oyunlarla, ekonomimize bomba atılmak istendi.  Piyasalar kilitlendi. İğneden ipliğe zam geldi.

Dövizle alakası bile olmayan hizmet sektörü, üretim veya yerli üretim bazı mallar bile zamdan nasibini aldılar. Neyse ki, akaryakıtla ilgili döviz fiyatları aşağıya doğru indikçe peş peşe indirimler yapıldı. Sonra, Cumhurbaşkanı 2019 yılının belki de ilk müjdeli uygulamasını anlattı. Doğalgaz ve elektrik fiyatlarında yüzde 10 indirim yapılacağını duyurdu.

Bu gece yarısından itibaren bizler, Allah ömür verirse hep beraber 2019 yılına Merhaba diyerek Hoş geldin diye karşılayacağız. Bu yeni senenin, ülkemize birlik, beraberlik, huzur ve güven getirmesini dilerim. Ekonomik sıkıntıların aşılmasını arzu ederim.

Bizler için, insanlık adına, savaşların bir an önce bitmesini temenni ederim. Allahtan sağlık, sıhhat, mutluluk ve huzur dilerim. Atatürk’ün dediği gibi, 2019 yılındaki “yurtta barış, dünyada barış” hakim olsun. Bütün kavga, kargaşa, işgaller, başka ülkelerin bir başka ülke toprağına girip halkı savaşa sürüklemesi, insanların vatan topraklarını bırakıp göç etmek zorunda bırakılmasına engel olunmasını dilerim.

Şükür kavuştuk yeni yıla. Bu gece halkımızdan bazıları, özellikle Milli Piyango bileti alanlar için çekiliş bitene kadar da kurdukları milyonerlik hayallerinin gerçeğe dönüşmesini dilerim. Umarım bugün ülkemizde yeni zenginler ve yeni milyonerler, yeni bir sene ile yeni bir yaşama merhaba derler.

Sağlık, mutluluk, huzur ve barış hep bizimle beraber olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246