‘’iki kişinin bildiği sır değildir’’ diye bir deyim varken, herkesin bildiği sırlar diye yazı başlığı olur mu?

Olur.

Hele herkesin her şeyi bildiği ama bilmiyormuş gibi yaptığı bir ülkede yaşıyorsanız bal gibi olur.

Aslında bu durum samimiyetsizliğinde bir başka ifadesi. Hayatı seke seke, sorunların üzerinden atlaya atlaya yaşamak kısaca onları yokmuş kabul ederek aslında varlıklarının dayattıkları olumsuzluklara katlanmak samimiyetsizlikten de öte hazin bir baş eğiş bence.

Geçen gün bir arkadaşım, ’’Hocam memlekette neler oluyor, sen yazılarında fıstık ağacından bahsediyorsun; biraz da ciddi konulara değinsene’’ derken eminim beni ciddiyetsizlik ile itham etmiyor, sadece gündeme dair yazılar yazmamın da gerekliliğini anlatmaya çalışıyordu.

Ona göre haberler de ne varsa onları sadece haberleri verenlerin (daha doğrusu yazanların ve kurgulayanların) verileri ile değerlendirmek ve üzerlerinde yorum yapmak köşe yazarının birincil göreviydi.

Ben öyle düşünmüyorum.

Yazılarımda günlük polemikleri dikkate almıyorum çünkü genel kanının aksine bu ülkede büyük bir çoğunluğun her şeyin farkında olduğunu ancak bunu çeşitli kaygılarından dolayı çaktırmamaya meylettiklerini düşünüyorum.

Yani toplumun tüm kesimleri ülkede ne olup bittiğinin farkında olduğunu. İktidar yanlılarının da muhalefetinde.

Ancak bu farkındalığın doğurduğu başka farkındalıklar var ki sanılanın aksine ahali bunlarında farkında.

Özellikle gündemin anlık çıkışlarla belirlendiği ve o anki çıkış neyse onun hakkında fikir beyan edilmesinin sağlanıp en çok iki gün içinde öne sürülen gündemin kucaklanıp rafa kaldırılarak bu günkünün tamamen unutulmasını amaçlayan sistematik gündem oluşturma faaliyetlerinin farkında herkes.

İnanmayanlar çay ocaklarında ki, kahvehanelerde ki, otobüs duraklarında ki ikili üçlü sohbetlere kulak kabartsınlar inanırlar.

Hani derler ya tabanda karşılık bulur ya da bulmaz diye, o taban ki her türlü hınzırlığın sonuna dek farkında.

Şimdi söyler misiniz lütfen?

Hayat pahalılığını ayırarak soruyorum ama. Son üç ay içinde kaç konu manşet manşet gündem oldu ve siz hangisini hatırlıyorsunuz? Ya da hangisi hala bu günkü gündeminizin ilk üçünün içinde?

Bizde adettir gündem denilince iktidar partisi tarafından yapılan açıklamalar akla gelir. Demem o ki gündemi iktidar belirler, diğerleri ucundan kıyısından konuya müdahil olur. O da iktidar bir başka söylemle gündemi değiştirene kadar.

Muhalefetin gündem oluşturma da ki yeteneksizliği sürdürdükçe de durum her zaman bundan ibaret olacak, gündem oluşturamayanlar kimsenin gündeminde olamayacaklardır.

Asıl gündem oluşturması, gündemden asla düşmemesi gereken yüzlerce konu da, süpürüldükleri halının altında üremeye devam edecek, o yüzden gündemler sadece halının üstü ve deseni ile sınırlı kalacaktır.

Bir de yapay gündemler var ki, onlara hiç girmiyorum çünkü bence herkesin bildiği sır olgusu en çok burada geçerli.

Son tahlilde kesinlikle dünya görüşümüzün farklı olduğu arkadaşıma sordum; ‘’Sence bu ahval ve şeraitin kökünde ne yatıyor? ‘’

Bana sorsalar aynı yanıtı verirdim. O da herkesin bildiği sırra vakıftı…

Size herkesin bilmediği bir sır vereyim mi?

O Atatürk ki öyle bir çimento kullanmış ve cumhuriyetimize öyle bir temel atmış ki, eninde sonunda tüm sırlar onun gerçekliğine muhtaç kalıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234