Terör maalesef hız kesmiyor. İstanbul’da 11 canımız gitti. 34 kişi de yaralandı. Yapan ve yaptıranlar kahrolsun.

Ak Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, “Türkiye güçlendikçe bundan memnun olmayan çevreler, Osmanlı’dan kalan kinleri olanlar, terör belasıyla bizi engellemeye çalışıyor” şeklinde ifade ediyor işin temelinde yatan gerekçeyi.

Peki terör olaylarını Türkiye’ye yayan çevreler istedikleri sonuca ulaşabilecek mi?

Bu mümkün gözükmüyor. Devlet de millet de pes etme taraftarı değil. Aksine büyük bir kararlılık var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Terörle mücadele kıyamete kadar sürecek” çıkışıyla terörün arkasına saklanıp Türkiye’yi arzuladıkları kalıplara sokmaya çalışanlara meydan okuyor.

Nevzat Ceylan, “Ne yaparlarsa yapsınlar, bu mücadelede geri adım atılmayacak. Bitene kadar devam edilecek. Terörle sonuç alamayacakları gösterilecek” şeklinde kararlı tavır içinde olduklarını vurguluyor.

İlker Başbuğ’un, yıllar önce yaşanan Dağlıca baskını için, “Sadece PKK işi değildi. Hatırlarsanız hemen ardından çözüm, açılım süreci dillendirilmişti” tespitini dikkate aldığımızda bu saldırının yeniden çözüm sürecine dönülmesi gibi bir hedef taşıdığını öngörebiliriz. Gelinen aşamada geri adım atmak pek çok avantajın heba edilmesi sonucu doğurabilir. O yüzden herkeste kararlı bir tavır var. MHP lideri Devlet Bahçeli’de, "İstanbul’u kana bulayan alçakların, emir aldıkları arsızların, Türkiye’yi istikrarsızlığa gömmek isteyen kansızların hesabı görülmelidir" sözleriyle sert bir karşılık verdi.

SİSTEM

Ankara Milletvekili Ceylan’a, “Partili Cumhurbaşkanlığı mı yoksa Başkanlık Sistemi mi daha yakın bir ihtimal?” diye sordum.

Yanıtı, “Partili Cumhurbaşkanlığı daha yakın olasılık” şeklinde oldu. Bu hususu not etmekte fayda var. Türkiye’nin realiteleri ekseninde en makul formülün bulunması hedef olmalı. Öyle anlaşılıyor ki bu fikir doğrultusunda kafa yoranlar var.

Nevzat Bey’e, “Erken seçim de ihtimal mi?” dedim.

Şöyle karşılık verdi:

“Her şey olabilir. Önümüzdeki süreç sürprizlere açık görünüyor.”

Sonbahar için ileri sürülen erken seçim olasılığı giderek güçleniyor…

900 DELEGE 100 BİN KİŞİ

Biraz da MHP cephesine bakalım.

Malum 19 Haziran’da Tüzük Kurultayı var. Bilek güreşi devam ediyor.

Tüzük Kurultayı’ndan iki gün önce 17 Haziran’da Ankara’da ‘iftar yarışı’ var. Genel Merkez ayrı, Meral Akşener ayrı iftar tertip ediyor. Akşener tarafı Sinan Ogan, Koray Aydın, Ümit Özdağ ve diğer muhalif adaylara davet gönderecek. Hatta Genel Merkez yönetimi de iftara davet edilecek. İftara gelen adaylara konuşma yapmaları imkanı da sunulacak.

Akşener’in ev sahipliğinde gerçekleşecek iftarın adresi Barolar Birliği Lokali. Milliyetçi Demokratlar Platformu olarak davette bulunulacak. Davetiyenin kendine has bir mesaj barındıracağı verilen bilgiler dahilinde. İftar sonrasında ‘Hukuk-Demokrasi Bildirisi’ imzaya açılacak.

Akşener’in kurmaylarından Avukat Rubil Gökdemir, “Artık milliyetçileri, ülkücüleri gelenekle, töreyle kandırma dönemi kapanacak” diyor.

Gökdemir, “19 Temmuz’daki Tüzük Kurultayı’nda hedefimiz 100 bin kişi ve 900 delege. Bu tablo kongre salonunda yaşanırsa Genel Merkez belki sadede gelir, pes eder. O nedenle şu an tüm enerjimizi buna göre harcıyoruz” şeklinde çarpıcı bir bilgi de paylaşıyor.

Gerçekten de Devlet Bahçeli pes eder mi?

Bana göre ‘pes’ uzak ihtimal…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161