Erdoğan’a muhalefet eden kimi siyasiler 30 Ağustos Resepsiyonuna davetli oldukları halde gitmemişler.

Adli yıl açılışına davet edilen kimi siyasiler buraya da gitmemişler.

Kimi STK örgütleri de gitmemişler.

Sarayı protesto ediyorlar kendilerince.

Oysa Saray’da oturan milletin iradesi ile ordalar ve milletin verdiği yetki ile o makamda oturuyorlar.

Muhalefette kalanlar ise gene milletin iradesi ile muhalefetteler.

Saray’a muhalif olmak millete muhalif olmak değil midir?

Hukukçuların bir kısmı Sarayı protesto ederek Adli Yıl açılışına gitmeden günlerce önce tartışma yarattılar.

Gidenler ve gitmeyenler diye ikiye bölündüler.

Hukuka saygınlık herkese saygınlık demektir.

Gitmeyenler ile gelmeyenler kendilerince bahane buluyorlar, tepkilerini ortaya koyuyorlarmış!

Keyifleri bilir.

İster giderler ister gitmezler ancak millet her şeyi izliyor, zihnine yazıyor.

*                             *                             *                             *

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı E. İmamoğlu Diyarbakır’a gitmiş.

Orada görevden alınan diğer illerin Belediye Başkanları ve HDP’liler ile buluşmuş.

Gidebilir, buluşabilir!

Gitmeyecek miydi?

Neden gitmesin ki?

HDP’nin merkezi Diyarbakır değil mi?

Kimi diğer siyasiler Diyarbakır’ı hep siyasi amaçları için kullanmazlar mı?

HDP’lilerin yaptığı gibi.

Oraya gitmeyecekti de yüzde yetmiş üç ile AK Partili Belediye Başkanı seçen Malatya’ya mı gidecekti.

Hem gider gider…

Size ne?

İmamoğlu onların sayesinde seçimi kazanmadı mı?

HDP’li eş başkan “Oylarımız bu seçimde CHP’ye” demedi mi?

“Bizim oylarımızla oradasın bunu unutma“ demediler mi?

Yani şimdi İmamoğlu Diyarbakır’a gitmesin de büyük hayaline beş sene sonra kavuşmak için bunlara silgi mi çeksin?

Bu gidiş teşekkür gidişi, geleceğe yatırım gidişi.

                                               *                                            *                                            *

“Her şey güzel olacak “ dediler millete ve belediyeleri aldılar.

Ve daha birinci ayda işçilerin bir kısmını işten attılar.

Sebepsiz yere ekmeklerinden ettiler insanları.

”Güzel oluyor” dediler şimdi güzellik yaşatıyorlar işçilere…

Ve derken Namus sözü vermişlerdi.

En üstten en alta kadar.

Kuran-ı Kerim öpülmüş, yeminler edilmiş, Noterden “işçi çıkarılmayacak” diye senetler yapılmıştı.

Önemli olan seçimi öyle veya böyle kazanmaktı, kazandılar.

Sloganlar, sözler unutuldu.

Herkes başının çaresine baksın yalnız AK Parti’yi mumla aramak yok ama ha…

Daha dün bir, bugün iki, daha durun bakalım…

*                                            *                                            *                                            *

Birçok şeyde indirim yapacaklarını söyleyerek “Her şeyi güzel yapacaklardı”

Onların güzellik anlayışı ile milletin güzellik anlayışı farklıymış.

Oylarını verdiler günlerini gördüler.

“Aldatıldık” diyorlar kimileri.

“Yalan söylediler” diyenler çoğunlukta.

Verdiniz oyunuzu gördünüz oyunu…

Oyunuzu geri istiyorsanız gidin İl Seçim Kurulundan geri isteyin, alın.

Hem verdiğiniz oyu geri almış olursunuz hem de bunlardan beklentiniz kalmaz.

Böylece “ben bunlara oy vermedim ki” dersiniz…

Nasılmış…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246