Bir ülkenin ekonomisinden tutun da, kaliteli sosyal yaşamına hatta aile içi iletişimin sağlıklı yapılabilmesine kadar sürdürülebilir bir kaynak arıyorsanız bunun adı eğitimdir. Tabii ki eğitim derken kaliteli eğitimden bahsediyoruz. Eğitimde kaliteyi arttıramazsanız çağdaş uygarlık yarışını kazanamazsınız.

Üzülerek ifade etmek gerekir ki ülkemiz eğitim konusunda maalesef istenen seviyenin henüz çok altında. Eğitim kalitemizi hızla arttırmamız gerekiyor. Aksi takdirde güvenli bir gelecekten söz edemeyiz.

Eğitim kalitemiz ile ilgili olarak elde edilen sonuçlar iç açıcı olmasa da bu gerçeklerle yüzleşmekten çekinmemeliyiz.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) yaptığı şimdiye kadarki en kapsamlı küresel eğitim araştırmasında Türkiye 76 ülke arasında 41. sırada yer aldı.

Sıralamada ilk beş sırada Asya ülkeleri, son beş sırada ise Afrika ülkeleri var.

Singapur'un başı çektiği sıralamada, İngiltere 20'inci, ABD ise 28'inci sırada.

OECD yetkilileri, 76 ülkedeki sınav sonuçlarını temel alarak yapılan kıyaslamanın, eğitim ve ekonomik büyüme arasındaki bağlantıyı gösterdiğini söylüyor.

OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleischer "Bu araştırmayla ilk kez küresel düzeyde eğitim kalitesini ölçtük. Amacımız zengin ve yoksul ülkelere kendilerini dünyanın eğitim liderleriyle kıyaslama fırsatı vermek, zayıflıklarını ve güçlü yanlarını görmelerini sağlamak ve eğitimde kaliteyi arttırmanın uzun vadeli ekonomik yararlarını göstermekti" şeklinde görüş belirtiyor.

Listede başı çeken Singapur'un 1960'lara düşük okuma yazma oranlarıyla girdiğini söyleyen Schleischer, bu durumun ne kadar ilerleme kaydedilebileceğini gösterdiğini vurguluyor.

Matematik ve Fen Bilimleri sınavlarından alınan sonuçlarla yapılan sıralamada OECD'nin görece sanayileşmiş ülkelerde yaptığı Pisa testlerinden çok daha kapsamlı bir küresel eğitim haritası görülüyor.

Dünya ülkelerinin üçte birinden fazlasının yer aldığı listede, İran, Güney Afrika, Peru ve Tayland gibi ülkelerin uluslararası alanda nasıl bir performans gösterdiği ortaya çıkıyor.

Listede ABD'nin başarılı Avrupa ülkelerinin gerisinde kaldığı ve Vietnam'ın da ABD'yi geçtiği görülüyor.

Liste OECD'nin Pisa testlerinin yanı sıra ABD'de uygulanan TIMSS testleri ve Latin Amerika'daki TERCE testlerini temel alıyor.

Stanford Üniversitesi'nden Eric Hanushek ve Münih Üniversitesi'nden Ludger Woessmann'ın ortaklaşa yazdığı araştırma raporunda "eğitim standartlarının ülkenin uzun vadedeki refah üretimine dair güçlü bir gösterge olduğu" vurgulanıyor.

Raporda, "Kötü eğitim politikaları ve uygulamaları çok sayıda ülkeyi sürekli bir ekonomik durgunluğa sokuyor" deniyor.

Schleicher de "eğitimi geliştirerek elde edilecek ekonomik yararların çok büyük boyutlarda olduğunu" söylüyor.

Örneğin listenin sonundaki Gana tüm 15 yaşındakilerin temel kabiliyetlerini geliştirebilirse, ülkenin GSYH'si bu gençlerin yaşamı sırasında 38 kat artabilir. Türkiye'nin aynı koşullardaki büyüme potansiyeli ise yüzde 400'ye yakın.

Bu potansiyeli değerlendirmek için her şeyi devletten bekleme alışkanlığını bırakarak önce bireysel ve toplumsal kaliteyi arttırmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246