Zil çalmalıydı şimdi ve sen olmalıydın gelen,

Açılmalıydı kollarım kocaman,

Kokunu çekip hasretle içime, sımsıkı sarılmalıydım,

Ölmeliydi özlem, hasret bitmeliydi,

Ve vuslat tüm huzuruyla gelmeliydi.

Oğlumm, can parçam…

Hasret sancısı sardı mı göğünüzü, yağmurlar dinmez oluyor. Şiir şiir bakıyorsunuz her şeye. Vuruyor bağrınıza ince bir sızı. Ne gündüz dinliyor ne de gece. Onun sevdiği yemek zor geçiyor boğazınızdan. Olsa da bölüşsek diyorsunuz. Nafile, yok!

Bugün kahır mektubunu dinledim gene, acı koydu. Bazen acı bile lezzet verir ya, öyle bir şey işte! Tüm özlediklerimi bir nefeste içime çekip, canım acıya acıya dinledim.

Aldığım her nefesin birisi senin,
Hasret sarhoşuyum dolaşır dilim,
Gittiğim yolların kenar köşenin,
Attığım her adımın birisi senin,
Paylaşırım seni yalnız seninle,
Gündüzler seninse geceler benim,
Bildiğim bir his var sana içimde,
“Yediğim her lokmanın yarısı senin”

Oğlumu üniversite için şehir dışına yolladığım şu günlerde bir kez daha anlıyorum; gözden ırak olanın gönülden hiç ırak olmadığını!

Analığı, anaları düşünüyorum; canının bir parçası koparılmış, öksüz kalmış diğer yanı! Yavrusu için oturan anaları düşünüyorum, sokak sokak, şehir şehir dolaşıp evladını arayan anaları, katil bir elin hayatını söndürdüğü garip anaları…

İşin duygusal boyutu böyle olmakla beraber, üniversiteye giden çocuklarımızı bekleyen tehlikeler gerçeğini ise  daha bir yakından gözlemliyorum.

Yurt sorunu da bunların en büyüklerinden biri. Maddi gücü olanlar için sıkıntı değil de, ya parası olmayanlar ne yapacak? Devlet yurtları yetersiz veya yerleşenler için cazip değil. Temizlik başlı başına bir sorun, odalarda kalanların çokluğu, yemekler, denetimsizlik vs.                                        Diğer tarafta burs dahil olmak üzere tüm olanaklarını seferber edip onları kendi tarafına çekmeye çalışan cemaat yurtları var. Cebinde parası olmayan çocuklarımız ya okumayacak ya da onlara yem olacak!

Çünkü okul bitince, diyet borcu olan bu öğrenciler onlara hizmet etmek zorunda bırakılacak. Abi olacak, abla olacak!  

Gönül istiyor ki; Devlet olarak çocuklarımıza daha fazla imkan sunabilsek ve can parçalarımızı teröre, cemaatlere teslim etmesek!

Beyin göçünü engellemek için cazip projeler üretsek, değerlerimizin yitip gitmesinin önüne geçebilsek, kalifiye eleman sorununu çözebilsek, üniversiteyi bitirip işsiz bekleyen binlerce gencimize iş sahası açabilsek, eğitimde, tarımda tekrar atağa geçsek!

Her biri bizim yıldızımız, kocaman bir dünya olan evlatlarımız söz konusu olduğunda, her şey onlar için daha iyi olsun istiyoruz. Umut etmek, umduklarımızı yaşamak ve yaşatmak, onlara masmavi bir dünya çizmek istiyoruz. Şimdiki gibi bazen sevincimizi, üzüntümüzü, hayallerimizi paylaşıyoruz. Hayal etmezsek gerçeğine ulaşamayız çünkü!

Bu duygularla; başta Diyarbakır anneleri olmak üzere bütün annelerin, babaların evlat hasretinin bitmesini, her birinin pırıl pırıl bir geleceğe yönelmesini diliyorum. Yarınlar çocuklarımıza ve tüm sevdiklerimize sağlık, huzur getirsin!



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246