banner252

Milli ara dönüşlerinin takımlar için ciddi sıkıntı yarattığı artık herkesin malumu… Bursaspor her ne kadar A Milli takıma oyuncu göndermese de, 2-3 günlük izinler, uzun yolculuklar, dönüşteki yorgunluklar,  asların ve sakatların dinlendirildiği idmanlarda antrenman ciddiyetinin bozulması her takım için birer handikaptır.

Ancak; milli aradan sonra maçınızı sahanızda oynuyorsanız bu faktör ev sahibi olarak sizin avantajınızdır. Nitekim Bursaspor’un dünkü galibiyetinde tribün katkısı inanılmazdı.

Maçlarını 2.500 kapasiteli stadında oynayan Ümraniye bir semt takımı… Tarihinde en büyük sükseyi geçen yıl Fenerbahçe’yi Ziraat Kupası’ndan saf dışı bırakarak elde etmiş, 3 yıllık TFF 1. Lig geçmişinde play-off oynamış ya da Süper Lig’e giden yolda eşikten dönmüş…

‘Arife tarif gerekmez’ tekerlemesi gibi Bursaspor’u anlatmaya gerek var mı? Apoletinde ‘Şampiyon’ yazan dolayısıyla Türk futbolunun ‘5 Büyüğünden’ biri olan takımdan söz ediyoruz…

Maçta henüz 10 dakika dolmamıştı ki; Latovlevici’nin kanadından Emircan’ın ayağından gelen bu gol artık kronikleşmiş bir yerleşim ve kaleci hatasıydı.

Yaklaşık 10 bin taraftarı önünde geriye düşmenin mahcubiyetinden olsa gerek Yeşil Beyazlılar ‘öleceksek adam gibi ölelim’ mantığıyla Ümraniye ceza sahasını adeta abluka altına aldılar.

Kubilay-Özer-Selçuk üçlüsü buldukları gol pozisyonlarında ya yanlış yerde durdular ya da yanlış yere vurdular…

Tek golün altından kalkmak isteyen Bursaspor ikinci yarıya müthiş bir iştahla başlarken, İstanbul temsilcisi ise 1-0’ın üstüne yatmanın peşindeydi…

Durum böyle olunca müthiş bir 45 dakikaya tanık olduk. Karşılaşma çim zeminde değil de sanki zımpara kağıdı üzerinde oynanıyor gibiydi!

Ümraniyeli oyuncular çelme- tokat Bursaspor’u sindirip temposunu düşürmeye çalışırken, Yalçın Hoca’nın öğrencileri de kafalarını tekmeye, yüreklerini sahaya koyuyordu.

8 sarı kartın çıktığı oyunda Diarra 76’da kırmızıya boyanınca (!) ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ moduna geçen Yeşil Beyazlılar iki dakikaya sığdırdığı iki golle sahada bir eksik kaldığı maçı tabelada bir fazla tamamlıyordu.

90 dakikayı şöyle bir özetlersek…

Malum; 3 puanı silinen Bursaspor’un son Altay maçından kalan bir soğuk algınlığı da vardı. Ümraniye karşılaşmasının kaybedilmesi halinde hastalığın vereme dönüşmesi çok muhtemeldi.

İlk yarıda yenen gol Timsah için antibiotik oldu. Anıl’ın beraberlik sayısı serum etkisi gibiydi. Kubilay’ın galibiyet golü ise hastayı taburcu etti…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246