Geçen yılın Temmuz ayında “’VAR’ yemez!” başlığı ile bir yazı yazmıştım.

Bu sistemin maç yönetenlere yardımcı olacağını…

Hatalarını asgari düzeye indireceğini…

Futbolcuların pozisyonları yutturma çabalarının önünü keseceğini…

Ancak!..

Yine de bu olaya dikkatli ve şüpheyle yaklaşmamız gerektiğini…

Zira!..

Maçı yöneten hakemleri uyaracak bu sistemin başında bulunacak yardımcı hakemin tarafsızlığının tartışılacağını…

Bu uygulama sırasında “oyunun sık sık durmasının” da başka tartışmalar yaratacağını…

Yazmıştım.

                                                   ***

“Ben yazdım oldu!” demeyi hiç sevmem.

Ama ne yazık ki!..

Futbolda bugünlerde yaşananları gördükçe söylemesi ayıp; “yazdıklarımın bir bir çıkması” beni şaşırtmadı.

Öyle maçlar seyrediyoruz ki!..

VAR denilen o “Video Yardımcı Hakem Sistemi” sahada maç yöneten hakeme “yardımcı” olmayı bırakın; “köstek” oluyor.

                                                   ***

Evet!..

Artık gerçekten de “Hakem- VAR” ikilisinin zaman zaman gösterdikleri uyumsuzlukTürk futboluna da zarar vermeye başladı.

Hakem “saniyelik bir karar baskısı” altında penaltı veriyor.

Nasıl olsa VAR var ya!..

Futbolcu bile sadece “ona inandığı” için hemen hakemin etrafını sarıyor.

“VAR’a başvurmasını” istiyor.

Ya da beyler sıcacık odada oturmuşlar.

Maç sonrası televizyon kanallarında pozisyon değerlendirmesi yapıyorlar gibi, “Uğur geri al, oynat Uğurcuğum!” komutlarıyla maçı izliyor.

Bunu hakemle de paylaşmak için çağırıyorlar.

Ama bir bakıyorsunuz!

Hakemin saniyeler içinde verdiği karar birden değişmiş; penaltı iptal, sarı kart kırmızı olmuş, buz gibi gol de iptal…

                                               ***

Bir de işin başka yönü var tabii…

VAR her hakemi; “Bir daha izle “ diyerek çağırmaya da bazen hiç yanaşmıyor!

Çünkü bu “emre” pardon “ricaya” uymayan hakemler de var.

Örneğin!, Cüneyt Çakır!...

Gel diyorlar gitmiyor; “benim kararım karar!” diyor.

Ya da gidiyor; videoda gördüklerini “hiçe sayarak” yine “kararında ısrar” ediyor.

Bazısı da “paşa paşa” gidiyor; adeta “takım tutar” gibi onun penaltı olmayan pozisyonu “penaltı” olarak değerlendiriyor.

Rakibin gerçek penaltısını ise görmezden geliyor.

Bakınız; Galatasaray’ın Trabzonspor’u 3-1 yendiği maç…

..Ve bu kararlarla yazık edilen Karadeniz takımı…

Bursaspor’un da bu sistem yüzünden sayısız golü iptal edilmedi mi?

                                                ***

Neyse!..

Yeniden sadede gelelim.

Ersun Yanal bu sistem “Türk futbolu ile tanışırken” tepki vermişti.

Altına imzamı attığım için o sözleri paylaşmalıyım:

Bir kere, bu sistem futbolun doğasına aykırı…

Oyunun durmasına karşıyım.

Birbirimize güvenmeliyiz.

Birbirimizi baskı altına alıp, futbol iklimini kirletmemeliyiz!..”

                                                ***

Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in “siyasi yaklaşımlarını” sevmem; ama VAR ile ilgili şu yorumunu sevdim:
“Her hafta VAR’ı konuşmaya başladık.

Mesele Türkiye’de teknoloji değil, insan!..”

Haklı!..

Geçen yıl kaleme aldığım bu konudaki yazımı ben de “benzer bir anlayışla” şöyle bitirmiştim;

“Unutulmaması gereken bir şey var.

O da, VAR sistemine rağmen kararı verecek son kişinin hakem oluşu!..”                                                        

                                                ***

Ancak ne yazık ki!...

Bu sistem hakemlerin “karar verme yetilerini” de, hatta kişiliklerini de yerle bir etmeye başladı.

Kimisi sıkışınca hemen ona başvuruyor.

Kimisi de hiç sallamıyor.

..Ve bu ikircikli durum da “Türk futboluna zarardan” başka bir şey vermiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246