Bursa için içimin sızladığı konuları zaman zaman bu köşede dile getirip sitemlerimi yazıyorum. Sonuç değişmese de ben görevimi yapıp belli aralıklarla hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğim. Yöneticilerimiz sorunları çözsün ya da çözmesin bizim görevimiz tarihe not düşmek.

Potansiyelimizi kullanamıyoruz

Bursa, derin tarihi ve muhteşem doğasıyla sadece ülkemizde değil, dünyada da az bulunan şehirlerden birisi. Sadece Osmanlı dönemi bile kentimizin ilgi odağı olmasına yeterliyken, milattan önceki yıllara kadar uzanan bu tarihi miras herkese parmak ısırtacak muhtevada. Şehrimizin doğal güzelliklerini ise anlatmaya bile gerek yok. Sonuçta objektif gözle bakan hangi turizm yetkilisini getirseniz Bursa'nın çok ciddi bir turizm potansiyeli olduğu gerçeğini görecektir. Bugün maalesef bu potansiyele rağmen kentimize gelen yerli ve yabancı turist sayısı çok düşük. Yabancıların önemli bir kısmı da zaten sanayi tesisleri ve ticaretle ilgili işleri için geliyor.

Termalde bile göç veriyoruz

Geçen gün turizm sektöründen bir dostumla sohbet ederken o da aynı dertten yakındı. Turizmle ilgili sürekli birincisi yapılan toplantılara davet edildiklerini ancak devamının getirilemediğini söyledi. Bursa civarındaki, Yalova, Kütahya ve Afyon gibi illerde bulunan termal tesislerinin müşterilerinin büyük çoğunluğunun Bursalılar olduğunu belirten dostum, Bursa gibi termal sularıyla meşhur kentin bu noktada turist çekmek yerine turist göçü verdiğinin altını çizdi.

Toplanıyoruz ama...

Son 10 yıldır şehrimizde turizm için sayamayacağımız kadar çok toplantı yapıldı ama maalesef sonuç yok. Bakın 2011 yılında Meydan Gazetesi'ndeki köşemde bu konuyla ilgili şunları yazmışım:

"Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin ve Bursa Valiliği'nin turizmi önceleyen çalışmalarıyla birlikte kentimizde turizm konusuna ciddi bir şekilde ağırlık verilmeye başlandı. Son olarak da çarşamba günü gerçekleştirilen 'Bursa-İstanbul Destinasyonu' konulu zirvede, Osmanlı'nın iki başkenti arasında kültür ve turizm işbirliği yapılması konuları masaya yatırıldı. Burada bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, 'Uyuyan dev uyanacak' şeklindeki iddialı sözleri zirveye damgasını vursa da, hedeflere ne kadar ulaşılacağı konusunda ciddi şüphelerim var.

Rivayet olunur ki, bir dönem Arap dünyasından bir heyet ülkemize ziyarette bulunur ve üst düzey görüşmeler yapar. Temaslar bitip ülkemizden ayrılırken, kendilerine mikrofon uzatan ve bir değerlendirme isteyen gazetecilere, heyetin temsilcisi şu açıklamayı yapar: "Vallahi Türkiye çok güzel. Yemeklerin maşallahı var. Burada olduğumuz sürede yaptık külliyen toplantı amma ve lakin icraat mafiş" der. Bu turizm çalışmaları konusundaki en büyük endişem de tam da burada anlatıldığı gibi olmasıdır"

Şimdi soruyorum değerli yöneticilerimiz, tam 6 yıl önce böyle yazmakta haklı mıymışım? Şüpheyle yaklaştığım bu çalışmalar yine icraat mafiş noktasına gelmemiş mi? Eleştirilerimiz dikkate alınmasa da, doğru işler yapılana kadar eleştirmeye ve tarihe not düşmeye devam edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161