Bursa,  senelerdir tartışılan ama bir türlü çözüm bulunamayan pek çok konularda sıkıntı yaşayan bir şehir. Özellikle, genel bütçe gelirleriyle ilgili olarak ortaya çıkarılan bu dert, benim hatırladığım kadarıyla 1989 senesinden bu yana hala çözülemedi. Çözülmesi içinde belki de adım atılıyormuş gibi yapılmasına rağmen adımlar atılmadı.

Peki, nedir bu söz ettiğimiz derdimiz?

Tasalarımızda ne kadar haklıyız?

Neden bu kadar sene, gelmiş geçmiş iktidarlar bu konuya el atmadılar? Çözüm noktasında yapılması gereken işler nelerdir?

Belediye Başkanları, dertlerini anlatırken, kendisiyle aynı partili olan Milletvekillerimiz bu konularla ilgili neden şimdiye kadar herhangi bir kanun teklifi hazırlayıp Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmadılar?

İşin özü, bu konular anlatılıp, dertlenilirken, zaman içinde konuşulanlarla yapılanlar neden birbirinden zıtlık ifade ediyor?

Şimdi, bu sorularla ilgili cevapları aramadan önce, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, yeni dönemle ilgili yaptığı açıklamaları ve belediyelere genel bütçeden yapılan yardımlarla ilgili olarak belirlenen hesabın, hesap özeti ve bilançosuna bakalım.

Bursa'nın ciddi bir beyin gücü ve iş gücü kaynağına sahip olduğunu dile getiren Aktaş, şöyle bir açıklamaya imza attı.

"Yönetim modelimizde yapılacak değişiklikleri kamuoyu ile paylaşırız. Sistemi daha verimli işler hale getirmek için yapacağımız transfer, öyle 10'larla 20'lerle telaffuz edilmez. Ekibimizi bu yönde motive etmek durumundayız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleriyle ilgili hukuki süreç devam ediyor ancak mevcut durumda AK Parti'li en büyük nüfusa sahip belediye, Bursa Büyükşehir Belediyesi. Bu özelliğimiz Bursa'ya gizem katsa da Bursa'nın aslında gizemli pek çok özelliği var. Tarihi, nüfusu, ihracatı, sanayisi gibi pek çok değer Bursa'yı gizemli kılıyor. Hafta sonu Kızılcahamam'da da adeta göz bebeği olduk. HakkariŞırnak ve ilçelerinden de bizimle görüşmek için yoğun ilgi vardı. Kimi akıl, kimi yardım ve destek istiyordu. Yani hafta sonu popülerdik ancak zaman popülarite değil, icraat zamanı."

Bu açıklamalar, siyasi ve Bursa’yı yakından ilgilendiren ve yapılması gereken, hatta ilgi ve beklentiler nedeniyle gurur duyulması gereken çok önemli konular.

Konunun aciliyeti, ilgi çekeni ise gelir kayıplarıyla ilgili hesap. Bu konu, hastaya serum bağlanıp, kan vermekle çözümlenecek gibi gözüken bir tedavi yöntemi değil. Özel kanun çıkarılmalı.

Kocaeli'nin 2018 nüfusu 1 milyon 883 bin, aldığı pay 2 milyar 147 milyon lira. Bursa'nın 2018 nüfusu 2 milyon 936 bin, aldığımız pay 1 milyar 476 milyon lira. Sadece Bursa değil böyle mağduriyet yaşayan birçok il var. Payların belirlenmesinde nüfus öncelikli bir kriter olmalı çünkü belediyecilik hizmetleri nüfusa göre veriliyor. Bursa'da üretim yapan bir fabrika, vergisini başka bir şehre veriyor ancak bu şehrin havasını kirletiyor. O fabrikada çalışanlar bu şehrin yolunu kullanıyor, bu şehrin su ve altyapı hizmetlerinden yararlanıyor. Bu şekilde Bursa olarak bizim yıllık 300 milyon liraya yakın kaybımız var."

İşte, hesabı kitabın defteri kebire işlenen rakamları böyle.

Peki, şimdi yukarıdaki sorularımıza cevap arayalım. Bu konu, 1989 yılında rahmetli Teoman Özalp’in Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi ve o dönemin muhalefette yer alan belediyesi olması nedeniyle, kamu gelirlerinin hesaplanıp, rakamların alt alta toplandığı günden bu yana tartışılan bir konu. Gelmiş, geçmiş bütün belediye başkanlarımız bu konuyla ilgili açıklama yaptılar. Sorunun çözümü belli. Bir kanun çıkarılacak, üretim tesislerinin, pazarlama tesislerinin ve şirket yönetim merkezlerinin bulundukları bölgelere de şirketin ödedikleri vergilerden pay verilmesine yol açacak kanuni eksiklik giderilecek. Bu görev, Bursa’yı temsil eden milletvekillerinin görevi bana göre. Bazı milletvekillerimiz de bu konunun bir başka bakış açısını gündemi getirip ifade ettiler. Bursa’da ödenen vergi gelirleri ile kamu yatırımları arasındaki eksiklikleri anlattılar.

Bunlar, iyi güzel gelişmeler, fakat çözüm noktasında adım atılmadı. Bursa’nın 20 tane milletvekili var. Bu konuda kanun teklifi hazırlayacak belki birisi bulunabilir.

Neden olmasın?

Bir kamu yönetiminde, kentin gelirlerinden hesaba göre 300 milyon lira para az para değil. Bazı bakanlıkların bile bütçelerinden fazla bir miktar bu. Bu para ile bu kentin sorunlarının çözü için neler yapılmaz ki?

En azından, eğitim sistemindeki okulların bakım ve onarımları için kullanılsa bile bu şehre büyük bir hizmet yapılmış olur. Her biri 10 milyon liradan toplam 30 tane okulun inşa edilmesi söz konusu.

Belki de ulaşım sıkıntısında, kavşaklardaki düğümü çözebilecek, hiç değilse işe başlanmasına yol açabilecek bir miktar bu para.

Sorun belli, çözüm noktası belli. Eksiklik belli. Önemli olan, adımların atılmaya başlanması.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246