Yazılarımı takip edenler bilir, bu kadim coğrafyanın her daim yaklaşık yüzde 10 gibi bir hain potansiyeli taşıdığını söylerim. Bu biraz da radikal sayılabilecek söylemimle ben kendimi marjinal zannederken son günlerde yaşadıklarımıza bakınca herkes beni solladı. Bu referandum meselesi yüzünden herkes birbirini vatana ihanetle suçlayınca neredeyse memlekette hain olmayan insan kalmadı. 

Sadece bir yönetim sistemi

Nisan ayında yapılacak referandum ile "vatandaş adına seçilen insanların bu ülkeyi yönetme biçimini ve yürütme organının yeniden şekillendirilmesini" içeren bir değişiklik oylanacak. Getirilen teklif, ABD ya da AB manda yönetimini veyahut bir ülkeye ilhak edilmemizi isteyen bir değişiklik değil ki. Nasıl olur da (her iki taraftaki) insanlar birbirlerini vatan ihanetle suçlayabilir. İşler nasıl bu noktaya kadar varıyor anlamak mümkün değil. Hani bakıyorum da, dışarıdan bizim içimizi karıştırmak isteyenlerin çok da yorulmasına gerek yok.

Biz zaten hazırız ancak 15 Temmuz gibi bir durumda da hemen kenetlenmek gibi güzel hasletlerimiz de var. O yüzden bu topraklarda operasyon yapmak isteyenler kısmi başarılar elde etseler de, sonuçta nihai hedeflerine ulaşamayıp balatayı sıyırıyorlar.

Sağduyu herkese lazım

Şimdi bakıyorum özellikle sosyal medyada (klavye delikanlılığının kolaylığı sayesinde) insanlar birbirini yiyor. Arkadaşlar birbirine giriyor. İnsanlar yüz yüze geldiklerinde birbirlerine söyleyemeyecekleri şeyleri bilgisayar başında olunca rahatlıkla yazıyorlar.

Trafikte canavara dönen mazbut insan örneği gibi, sosyal medyada da herkes içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. Evetçiler hayırcıları, hayırcılar da evetçileri ülkenin geleceğini düşünmemekle, satılık olmakla, yandaşlıkla, cahillikle, bilinçsiz bir şekilde körü körüne birisinin peşinden gitmekle suçluyorlar. Savunulan tezler ve karşı tarafa atılan suçlamalar, 1980 darbesi öncesi sağ ve sol kesim arasında yaşananların bir tekrarı gibi. Unutmayalım ki, o gün sağcı ve solcu gençler vatan haini olarak gördükleri karşı tarafı yok ederek vatanı kurtarmak istiyorlardı lakin sonuçta; 'bizim çocuklar başardı' darbesiyle, nitekim paşamız gelip bir sağdan bir soldan asmaya başlayınca, sadece ‘Sam’ amcaya çalıştıklarını anladılar fakat iş işten geçmişti. Bu durum hiç sağlıklı değil ve bir an evvel bu hastalıklı ruh halinden sıyrılmamız lazım.  

Dünyanın sonu değil

Bu referanduma gereğinden çok daha fazla büyük bir misyonu yükleyip sanki (her iki taraf açısından da) sonucun kötü çıkması halinde dünyanın sonu gelecekmiş gibi yapılan konuşmalar kendi enerjimizi boşu boşuna tüketmekten başka bir işe yaramaz.

Sonuçta hayır çıkarsa bugüne kadar olduğu gibi 'Parlamenter Sistem' ile yola devam edilir. En fazla zaman zaman sandıktan çıkacak koalisyon sonucuyla bazı krizler yaşayabiliriz. Bugüne kadar onlarcasını yaşayıp bir şekilde atlatmadık mı?

'Başkanlık Sistemi' vatandaştan onay alıp sandıktan çıkarsa da, koalisyon riski sıfıra inerken, en fazla güçlü bir başkan ve kabinesinin azınlıkta kalan düşüncedekilere zulmetmesi riski olabilir. Bugüne kadar (hemen hemen her kesime) yine çok sayıda örneğini yaşamadık mı?

İnsan kalitemiz

Sonuç olarak asıl olan bizim (şu an gerçekten de düşük seviyede olan) insan kalitemizi yükseltmemiz lazım. Ondan sonra yönetimdeki sistem değişikliklerinin en doğrusu zaten kendiliğinden gelişecektir.

Ne zaman bir esnafımız, "ben bugün siftah yaptım, bu ürünü de yandaki komşumdan alın" seviyesine gelirse, ne zaman yine mahallelerde dilek taşları kurulup zenginler karanlıkta içine istediği kadar parayı koyarsa, fakirlerde gelip yine sadece ihtiyacı kadarını alırsa, göreve gelenler kendi işlerini kendi mumlarıyla, devletin işlerini de devletin mumuyla yapmaya başlarsa işte biz o zaman tekrar süper güç oluruz.

Aksi takdirde, insan kalitemiz yükselmeden "hak ettiğimiz gibi yönetilmeye" devam edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193