banner252

Yazı konuğumuz Süleyman Sami Tetik kendisini geçen kış tanımıştım, Çanakkale nin Ayvacık ilçesine bağlı kadırga koyun da şirin ve mütevazi turistik işletmesinde hazırladığı enfes yemeklerden yemiştik, deniz kenarında kış soğuğu ve esen rüzgarların uğultusu eşliğinde yanan sobanın yanında yediğimiz yemek ve sohbet unutulmaz derecede güzeldi. Yaklaşık bir yıl sonra hafızamızda yer eden Süleyman Samı Tetik yani namıdiğer Hafız'ın yanına uğradık, DP Ayvacık eski ilçe başkanı ve merhum Bakan Turgut Toker'ın eski özel kalem müdürü, Türk-İş eski genel başkanı merhum Seyfi Demirsoy'un oğlu dostumuz Bülent Demirsoy ile orada buluştuk.

Yol arkadaşlarım ise Hüsnü Sungur ve Süleyman Güzey'di. Bu kez hava sıcaktı belediyenin sahil çalışmaları ve denize giren vatandaşlar ile deniz kenarında oturup sohbet eden kişiler vardı. Dünya dertleri ve stresten uzak mutlu insanlar burada gülümsüyorlardı.

Hafızın hazırladığı lezzetli yemekleri ve bol zeytinyağlı salataları yerken Bülent Demirsoy hafıza takılmadan duramıyordu, masada kahkalar eşliğinde sohbet devam ederken Bülent Demirsoy cenazede pamuk ve silikon konusunu açınca, bende, ''öyle bir şey yok, geçen gün bir cenaze yıkayıcısı hocanın videosunu izledim, hoca bu yanlış bilgiyi düzeltip gerçeğini anlattı'' dedim.! Bülent Demirsoy da ''hafıza soralım en iyi o bilir'' deyince, Süleyman Sami beye seslendik. Konuyu anlattık bana ''senin dediğin doğru öyle bir şey yok'' dedi, ve ardından size bir şey söyleyeyim ömür boyu bunu unutmayın ve dikkat edin'' diyerek başladı anlatmaya.

''Cenazenin yatırılacağı yere Bismillahirrahmanirrahim, Bismillahialemi milleti resulullah denir. ve cenaze oraya yatırılır. Cenaze yıkanıp kefenlenene kadar arada  hiç bir şey okunmaz.! çünkü bu esnada kişi cunup sayılacağından işlem bittikten sonra, Ufrakene ya rahman. Bu dünyadan öbür dünyaya intikal ettin Allah Gafurdur, Rahimdir seni bağışlasın. diye dua edilir. Arada dua okuyan veya dudaklarını oynatıp bir şeyler okuyan cenaze yıkayıcısı görürseniz onu hemen oradan kovun çünkü o sahtekardır.!''

Hafız böylesine kesin ve sert tavırla konuşunca kendisini konuşturmak farz oldu tabi, ve hafız isminin nereden geldiğini sorup anlatmasını istedik, çayları doldurup yanımıza çekti sandalyesini ve dolu dolu olduğunu anladığımız Hafız Süleyman Sami Tetik başladı anlatmaya.

''Yıl 1973 iktidarda Ecevit ve Erbakan hükümeti var. 7 sene mederese tahsili yaptım çok kaliteli hocalardan ders alıp   Atatürk'ün kurdurduğu Çanakkale Ayvacık müftülüğünden mezun oldum hem hoca hem hafız diplomamı aldım ve kendi köyüm Ayvacık Misvak köyünde göreve başladım, başladım ama Ayvacık bölük komutanı bir başçavuş köyü haraca bağlamış, köylüyü inletiyor, tüm köylü perişan ama kimse sesini çıkaramıyor. Bölük komutanı canı istediğinde özel taksi tutup köye geliyor ve taksi parasını da köylüden alıyor. Bu duruma canım çok sıkıldı. Köylülere ben hocalıktan istifa edip muhtar adayı olacağım ve bu komutana bunların hesabını soracağım dedim. Seçimlere az bir süre vardı hocalıktan istifa ettim ve muhtar adayı oldum üç aday yarıştık oyların yüzde 60. alarak muhtar seçildim. Seçildiğimin 4. günü bölük komutanı köye geldi, köylüye terör estiriyor, ve karşısına dikildim, tartıştık araya köylüler girdi. Bölük komutanı kıdemli başçavuş bana seni kaymakama şikayet edip muhtarlığını iptal ettireceğim diye tehditler savurdu. Hodri meydan dedim ve ben de bir gün sonra Çanakkale alay komutanlığına gittim Alay komutanlığında yaptığım görüşme sonunda ''sen merak etme yarın o yerini bulur'' dediler, ertesi gün bölük komutanı eşyalarını toplayıp yeni görev yeri Bozcaada ya doğru yola çıkıyor.''

Hafızın bu mücadelesi takdire şayan bir adaletsizlik sebebiyle 7 sene eğitimini aldığı din adamlığını yani ekmek yiyeceği mesleğini hiçe sayarak baş kaldırıyor. ve ortaya filmlere, romanlara konu olacak bir adalet mücadelesi veriyor. Bu gün bir çok yüksek konumlarda olan kişiler Hafız Süleyman Sami Tetik'in yaptığının binde birini yapamıyorlar, yapsalar zaten cennet ülkemiz her alanda çok daha yaşanır olurdu. İslami konudan baktığımızda ise hocaların Süleyman Sami tetik karakterin de olması gerekirdi. Ne acıdır ki günümüz hocalarının büyük çoğunluğu adaletli olmak yerine siyasi yandaşlığı tercih ettiklerini üzülerek görüyoruz, bir çok hocanın camide verdiği vaazlar sosyal medyadan görülüyor izleniyor. İslamiyetteki hoşgörü dili yerine nefret dili kullanılması da bir o kadar yanlıştır. Bo konuda tavsiye edeceğim bir yeşilçam filmi var Sadri Alışık'ın başrolünü oynadığı ''aynı yolun yolcusu'' filmi mutlaka izlenmelidir. Yazımızı Hafız ağabeyimizin bölük komutanı ile diyaloğunun ikinci bölümüyle noktalıyoruz. Yolu o taraflara düşenler Hafızın yerine uğrayıp kendisi ile sohbet edip yemek te yiyebilirler gayette mutlu dönerler.

''Bölük komutanı Bozcaada ya gittikten bir hafta sonra bana bir telgraf çekmiş ''hafız seni Bozcaada ya bekliyorum.!'' telgrafı okudum ve korktu gelemedi demesinler diye ertesi gün yola çıktım Bozcaada ya geldim komutana geldiğimi haber verdiler. Beni gülümseyerek karşıladı ve çok güzel bir yemek masası hazırlatmış 12 asker etrafımızda pervane hizmette kusur etmiyorlar, gece oldu hazırladıkları oda da uyudum, gecenin bir yarısı kan ter içinde uyandım, bir de baktım askerin biri sobaya odun atıyor, ne yapıyorsun oğlum fırına çevirmişsin burayı deyince, asker; komutanın emri var hafıza iyi bakacaksınız üşümesin her dediğini yapın dedi. Askere tamam bırak git yat bir isteğim yok, asker: komutan gidersem kızar dese de hafız bana kızdı dersin dedim. Sabah uyandığımda komutan yine güzel bir kahvaltı hazırlatmıştı ve oradan ayrılırken komutan tekrar tekrar etti. Anlaşılan biz komutanı Ayvacık'tan sürerken kendisine büyük iyilik yapmışız.''

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246