Bazıları oturdukları makamdan güç alarak, bunu;  yaptıkları zulme, yolsuzluğa, hukuksuzluğa ve ahlaksızlığa paravan yapıyorlar. Halkı hiçe sayıyor,  dilenci muamelesi yaparak kapısından kovuyor, yan bakanı hatta karşı mahalleden olanı bu sebeple işinden aşından ediyor. Ülkemizde örnekleri çok…

Bazıları ise karakterinden kaynaklı duruşu, özellikle vizyonu ile makama güç katıyor. Belki bitmiş tükenmiş, çekişmelerden cadı kazanına dönmüş bir yeri, eksi değerlerden alıp artı değer yüklüyor. Bu sefer de meyve veren ağaç taşlanır misali bir çekememezlik başlıyor.  Hazır sofraya kurulmak isteyen aç gönüllü, aç gözlü, bizden görünüp tilkilerle iş birliği yapan çakallar bir saldırıyor ki; düşman yapmaz bu kadarını diyoruz.                                                                                

 Velhasıl anlıyoruz ki hırsız içerdeyse kapı kilit tutmaz! O emek hırsızları elbette ki cezasını ahrette çekecek fakat burada da hak ettiklerini bulsunlar biz de görelim istiyoruz!

Bazıları da var ki, ne suya ne sabuna yan bile bakmadan, kimseye de gram hayrı dokunmadan mesaisine gelip gitmiş, zamanı geldiğinde gölge düşmesinden korktuğu o koltuğu eti tırnağından ayrılırcasına bırakmak zorunda kalmış. Günü kurtaran, vasatın altı, “makamdayken yapabileceklerini yapmamanın vebalini yüklenmiş” bir kişilik olarak tarihin tozlu sayfalarında, önemsiz dip not olarak yerini almıştır!

Oysaki amacı Hak rızası için halka güzel işler yapmak, hayır dua almak, gündemde ve gönüllerde iz bırakmak olsaydı makamdan aldığı güçle ne güzel şeyler yapardı!

Fatih Sultan Mehmet Han ne güzel söylemiş:

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez!

Biz gerçekten biriz, beraberiz diyorsak ışığımızı, gücümüzü, yüreğimizi birleştirmek zorundayız. Gerisi boş laf, artık peynir gemileri karaya vurdu çünkü!

Bu noktada Ak Parti il yönetiminde görev almış fakat şu an hiçbir yöneticilik vasfı bulunmadan vatandaşlara hizmet etmeye devam eden bir isim geliyor aklıma. Dilek Yamakoğlu

Hastası, engeli olan pek çok kişi hâlâ kendisine ulaşıyor. Akülü, tekerlekli sandalye bulduğu, ameliyat ettirdiği onlarca kişi var. Hatta ben de bir arkadaşın eşi için aradım kendisini. Tekerlekli sandalye bulabilir miyiz diye sordum sadece. Ertesi günü bulup hastanın evine kadar teslim etti.

Hiçbir makamda değil, resmi bir görevi yok. Nasıl mı yapıyor? Makamda iken edindiği dostluklarla, kazandığı güven ve itibarla!

Onlarca çaresizin dilek ve dualarının karşısına Hızır gibi çıkacak Dilekler lazım bize! Adaletin tesisinde Ömer’ler, davaya adanmışlıkta Ebu Bekirler…

Temiz bir yürekle, vatan millet sevdası ile sağlık ve mutlulukla kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254