Bu haber kez okundu.

Engelli baba, çocuklarını okutmak için dağlarda kestane topluyor
Bartın’da kestane toplayarak 3 çocuğunun okul masraflarını karşılamaya çalışan engelli vatandaşın azmi, takdir topluyor. Ayağında platinle kilometrelerce yürüyüp ormana tırmanan doğuştan engelli baba, "Çocuklarımın eğitimi için engel tanımam." diyor.

    Bartın’ın Ulus ilçesi Kumluca beldesine bağlı Kirsinler köyündeki doğuştan yürüme engelli 3 çocuk babası Muhsin İncekara(53), elindeki sopa yardımıyla kestane ağaçlarıyla dolu ormana tırmanıyor. Güçlükle yürüyen İncekara, bacaklarındaki platin nedeniyle zorlansa da eğilerek kestane topluyor. Yaprakların arasından bulduğu kestaneleri kovalara dolduran emekli memur İncekara, kilosunu 3,5 – 4 liradan satarak çocukların eğitim giderlerini karşılıyor.

    Çocuklarından birinin üniversite, diğerlerinin ise orta okul ve liseye gittiğini belirten İncekara, “Çocuklarım eğitim hayatına devam etsin diye engelime takılmadan dağlarda kestane topluyorum. Yaklaşık 5 kilometre toprak yoldan yürüyüp dağın yamacındaki kestane ormanına tırmanıyorum. Biz 5 kişilik bir aile olarak günlük ortalama 40 kilo topluyoruz. Bartın merkezde ve çevremizdeki insanlara satıyoruz. Çocuklarım için bunları yapmak zorundayım.” diyor.

    Çok zor şartlarda kestaneyi topladıklarını ifade eden İncekara, “25 yıl devlet memurluğundan sonra emekli oldum. Çocuklarımın eğitimine katkı vermek için yağmur, kış demeden zor şartlarda ormana çıkıyoruz. Kendi aldığım emekli maaşım yetmediği için her sonbaharda buraya gelip kestane topluyoruz. Ayağımda da platin olması nedeniyle yere eğilmekte zorlansam da yamaçlara doğru toplayabiliyorum. Bu şartların daha da iyileşmesi kestane fiyatlarının daha iyi seviyelerde olmasını istiyorum. En azından emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Şu anda kilosu 3,5 - 4 lira arasında değişiyor. Bu da bize yeterli gelmiyor. Bu dağlara gelip giderken yaptığımız masraf, zahmet ve ayağımın bu şekilde oluşu emeğimizi karşılamıyor.” şeklinde konuşuyor.

    Etrafındaki insanların ‘sen bu halde ormana gitme’ dediklerini hatırlatan İncekara, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana yapma diyorlar ama ‘yapma’ demek çocuklarımın öğrencilik hayatlarını ileriye götürmüyor. Devletten almadığımız fazla katkıyı biz karşılamak zorunda kalıyoruz. Çocuklarımın biri Karabük Üniversitesi’ne, biri liseye ve diğeri de ortaokula gidiyor. Üçünü de okutmak istiyorum. Üniversiteye giden oğluma ayda 500 lira ödüyoruz. Aldığım maaştan 500 lirasını üniversitede okuyan çocuğumun yurt ücretine gidiyor, diğer çocuklarıma ve aileme bir şey kalmıyor. Böyle yan gelirlerle ayakta kalmaya çalışıyorum. Biz beş kişilik aile olarak günde 40 kilo civarında kestane toplayabiliyoruz. Bu rampaya tırmanmak ve 5 kilometrelik toprak yolu yürümek zorundayım. Yetkililerimiz hiç olmazsa yolumuzu yapsa o bile bizim için kardır.”

    Bartın merkezde ortaokul 1. sınıfa giden 10 yaşındaki Fatih İncekara ise “Hafta sonları ve okula gitmediğim zamanlarda buralara gelip kestane topluyoruz. Kestaneden yararlanıyoruz. Kestane toplamak zevkli oluyor.” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234