Bu haber kez okundu.

Bursa Barosu’ndan İnsan Hakları Günü Açıklaması

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle, yönetim kurulu üyeleri ve meslektaşlarıyla basın toplantısı düzenleyen Bursa Barosu Başkanı Altun, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinden bazı maddeleri okuyarak başladı. Türkiye’nin de içinde olduğu, Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerce kabul edilen temel hakların aradan geçen 70 yıla rağmen hala ihlal edildiğini ve tartışma konusu olduğunu söyleyen Altun, Türkiye’nin 6 Nisan 1949’da kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde yer alan, esasen insanın insan olmaktan kaynaklanan evrensel haklarının ihlal edildiğine Yemen, Suriye, Irak, Filistin, Libya ve Afganistan’daki insanlık onuruna aykırı uygulamaları örnek gösterdi.

OHAL, OLAĞAN HALE GELDİ

Altun şöyle konuştu:

“Savaşlar, sürgünler, ölümler insanlığı ve yarattığı uygarlıkların birikimi olan anıt eserleri, tarih ve kültür varlıklarını da yok etmektedir. Ülkemizde de ne yazık ki durum iç açıcı değildir. Özellikle 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ile temel hak ve özgürlükler askıya alınmış, OHAL süresince yayınlanan ve yine bu süreçle sınırlı olarak uygulanması gereken KHK’ler kalıcı hale getirilmiş, meclis devre dışı bırakılmış, hukuk güvenliği ortadan kaldırılmıştır. Bugün OHAL kaldırılmasına rağmen yeni kararname ve düzenlemeler ile OHAL’ın sadece adı kalkmış, adeta olağan hale gelmiştir. Ülkemiz gün geçtikçe maalesef demokrasi, temel hak ve özgürlükler anlamında geriye gitmektedir. 2018 senesinde hala hakların yargılandığını görmek hukuk dünyasında bizlere derin üzüntü vermektedir. Bireylerin ortada somut eylem olmaksızın salt düşünceleri sebebi ile yargılanmaları ne yazık ki olağanlaşmıştır. Ne yazık ki günümüz Türkiye’sinde, insan hakları ihlallerinin önüne bir türlü geçilememekte, onurlu bir yaşam sürme mümkün gözükmemektedir.

KEBAP ŞALGAM FESTİVALİNE GEREKÇESİZ İPTAL

Daha bu hafta sonu Adana Valisi, Adana’da 2010 yılından beri düzenlenen Kebap ve Şalgam Festivali’ni, bir gün önce kamu güvenliğini bahane ederek keyfi ve gerekçesiz bir kararla iptal etmiştir. Vali’nin görevi ilinde güvenliği sağlamak, herhangi bir risk ve tehdit varsa bertaraf etmek için emrindeki kolluk kuvvetleriyle gerekli emniyet tedbirlerini almaktır. Valiliğin bu keyfi kararıyla ülkenin her yerinde Adana’ya gelen yurttaşlarımız doğrudan zarar görmüş yine Adana ili itibar kaybına uğramıştır. Esnaf ve kent halkı da bu itibar kaybından kaynaklanan manevi zararın yanı sıra ekonomik olarak da ciddi zarar görmüştür.

BURSA BAROSU MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEK

İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin tek güvencesi, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Hukuk devletinin de belirleyici özelliği, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığıdır. Bursa Barosu olarak, hukukun üstünlüğünü, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, yargı bağımsızlığını savunmaya devam edeceğiz. Olması gereken gerek teori gerekse pratik anlamda, insan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılması, insanın onurlu, eşit ve özgür bir yaşam sürmesinin sağlanması için gerekenden fazla özverinin gösterilmesidir.

İnsan Hakları bir bilinçtir. İnsanın sahip olduğu hakların yanında devletin yükümlülüklerini ifade eder. Bir ihlalin sonuçlarını diğer bir ihlal ile çözmeye çalışan sistemin adalet dağıtmak hususunda maalesef ki hiçbir şansı yoktur. Yurttaşların hak ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu ve kollayıcısı olan avukatların meslek örgütü Baroların en temel görevlerinden biri İnsan haklarının gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu husustaki sorumluluğumuzun bilinci ile Bursa Barosu demokrasi, hukuk, hak mücadelesini sürdürecektir.”

BÜKKÖY CİNAYETİNİN YILDÖNÜMÜ

Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, 10 Aralık’ın aynı zamanda Mustafakemalpaşa Bükköy’de gerçekleşen 19 işçinin öldüğü maden faciasının da 9. Yıldönümü olduğunu hatırlattı.

Maden ocağında, madencilerin gaz maskesi verilmeden 700-800 lira aylıkla çalıştırıldıklarını, belirlenen miktarda kömür çıkaramadıklarında yevmiyelerinin kesildiğini, facia günü ölçüm yapılmadan dinamit patlatıldığını, gaz ölçüm cihazları alınmadığını, yapılan yargılamalarda öğrendiklerini ifade eden Altun “19 madenci işçimizin iş kazasına değil iş cinayetine kurban edildiği gerçeği ile yüzleştik. Yargıtay anılan kazada ölümlerin taksirle değil, olası kast altında işlendiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararını bozduğunda olayın apaçık bir iş cinayeti olduğu da açıkça ortaya çıkmış oldu. İnsan hakları günü vesilesi ile Bükköy faciasında kaybettiğimiz madencilerimizi rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz” dedi.

Altun sözlerini “10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününü kutlar, hak ve özgürlüklerin egemen olduğu, aydınlık ve çağdaş yarınlar dileriz” diyerek bitirdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246