Bu haber kez okundu.

Bakan'dan kritik açıklama: Konu kapanmıştır
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2017 yılı bütçesine ilişkin görüşmelerde, milletvekillerinin sorularına ve yöneltilen eleştirilere cevap verdi.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) şu ana kadar 3 bin 698 hakim ve savcıyı görevden uzaklaştırdığını, bunların 3 bin 659'unun 667 sayılı KHK kapsamında meslekten çıkarıldığını belirten Bozdağ, bir kısmının ise daha önce ihraç edildiğini kaydetti. Bozdağ, 198 hakim ve savcının görevden uzaklaştırma kararı kaldırılarak göreve iade edildiğini, görevlerinden uzaklaştırılıp hakkındaki incelemelerin devam ettiği hakim ve savcıların sayısının da 14 olduğunu bildirdi. Bozdağ, bu kapsamda hakkında işlem yapılan 3 bin 871 kişi bulunduğu bilgisini paylaştı. HSYK üyelerinin, meslekten uzaklaştırma kararlarının tümünü oy birliğiyle aldığını ifade eden Bozdağ, en sağlıklı incelemeyi yapan yerlerden birinin HSYK olduğunu belirtti.

'İDAM KONUSUNDA HERKES GÖRÜŞLERİNİ DİLE GETİREBİLİR'
İdam tartışmalarına da değinen Bozdağ, Türkiye'de idamın tartışılıyor olmasının anormal karşılanmaması gerektiğini söyledi. Bozdağ, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu, idamı isteyenler olacağı gibi istemeyenler de bulunacağını belirtti. Herkesin görüşlerini dile getireceğini, bir tartışma ortamı yaratılacağını, sonuçta bu tartışmaların Parlamento tarafından değerlendirileceğini dile getiren Bozdağ, "AB'ye tam üyelik sürecinde, Türkiye'nin attığı adımlar son derece önemli, bu adımları atmaya elbette devam edecektir ama dışımızdaki ülkelerin Türkiye'nin içinde yürüyen bir tartışmadan rahatsız olmasını anlamakta zorlanıyorum." diye konuştu.

'TOPLUMDA MAĞDURİYET VARDI'
Bakan Bozdağ, kanunun izin vermediği yaşta evlenen ailelerin mağduriyetlerinin giderilmesi için TBMM'de görüşülen kanun tasarısına bir geçici madde eklendiğini, aslında buradaki niyetin çok net, açık olduğunu vurguladı. Konuyla ilgili büyük tartışmalar yaşandığını, bu tartışmalar çerçevesinde konunun komisyona çekildiğini anımsatan Bozdağ, "Komisyonda da yarın eklenen fıkra, madde metninden çıkarılacak ve tasarı bu fıkra olmadan yasalaşacaktır." ifadelerini kullandı.

Bekir Bozdağ, eski Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) cinsel suçlarda beden ve ruh sağlığının bozulması halinde cezanın artırılmasına ilişkin düzenleme bulunduğunu hatırlatarak, "Tecavüze uğramış, bir de doktora gönderiyoruz. Ruh hali bozulmuş mu, bozulmamış mı? Şimdi bunu kaldırdık. Doğrudan ruh ve psikolojik yapısının bozulduğunu yasa koyucu kabul etti ve biz artırımla konucak cezayı asıl cezaya temel cezaya yansıttık ve çocuğu koruyan önemli bir adım attık. Cinsel taciz suçunun alt sınırını 3 aydan 6 aya çıkardık" şeklinde konuştu. Bozdağ, eski TCK'da tecavüzcü mağdurla evlendiği zaman davanın da cezanın infazının da ertelendiğini belirterek, "Tecavüzcünün evlenmesini ödüllendiren bir yasa vardı. Bu düzenlemeyi yürürlükten AK Parti hükümetleri kaldırdı ve biz bunları tarihe havale ettik. Bu düzenlemelerle beraber cezaları da artırdık. Eski ceza kanunumuz 14 yaşını tamamlamış çocuğun iradesini varsayıyordu. 16 yaşına girmemiş çocuğun iradesini geçerli bir irade saymadık." değerlendirmesinde bulundu.

Bozdağ konuşmasını şöyle sürdürdü; "Biz toplumumuzun içindeki bu realiteden koparsak o zaman da başka haksızlıklara yol açmış oluruz. Toplumumuzun içerisinde yer alan bir toplumsal soruna ve bu sorundan doğan mağduriyetleri ortadan kaldırmaya dönük bir düzenlemedir. Bu düzenlemeyi niçin getirdik? Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı var. Toplumdaki bu gerçekliğe dikkati çekiyor, onarıcı adaletin dikkate alınmasını istiyor. Meclisin kurduğu aile ile ilgili bir komisyonun raporunda bu konuya bir çözüm bulunması öneriliyor. BİMER'e, doğrudan Bakanlığımıza, bütün siyasi partilere ailelerin ulaştırdığı mağduriyetler var."

'TASARI METNİNDEN BU FIKRA ÇIKACAK'
Siyaset yaptıklarını, bu nedenle toplumdaki sorunlara sağır kalamayacaklarını dile getiren Bozdağ, şunları kaydetti: "Yaptığımız şey, esasında Anayasa Mahkememizin, Aile Araştırma Komisyonumuzun ve vatandaşlardan gelen talep doğrultusunda bu konuya bir çözüm bulmaktır. Kesinlikle çok net söylüyorum, tecavüzcülere bir imkan vermek, evlenerek suçtan ve cezadan kurtarmak için getirilen bir düzenleme değildir. Bu düzenleme eğer yasalaşmış olsaydı, asla bir tecavüzcünün yararlanması mümkün olmayacaktı ama biz hükümet olarak toplumdan gelen her türlü eleştiri ve önerilere büyük değer veriyoruz. Bu düzenlemenin yapılması toplumun bir kesiminden yapılan bir talep, mağduriyeti çözmek içindi ama toplumumuz bu konuda farklı bir yaklaşım ortaya koyduğu için biz de milletin sesine kulak verdik ve tasarıyı komisyona çektik.

Komisyonda da tasarı metninden bu fıkra çıkacak ve eski haliyle geçecek. Eğer eski haliyle ileride siyasi partiler bu konuda geniş bir konsensüs sağlar, birlikte bir hareket yolu bulurlarsa yeniden gündeme gelebilir ama onun dışında bu konu artık kapanmıştır. Burada gerçekten iyi niyetle yapılan bir işten çok olumsuz sonuçlar çıktı, bundan da üzüntümü burada ifade etmek isterim çünkü ben adalet bakanı olarak küçük yaştaki evlilikleri savunan birisi değilim. AK Parti hükümetleri, erken yaşta evlilikleri önlemek için Cumhuriyet döneminin en önemli düzenlemelerini yapan bir iktidardır."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.