Dünya henüz gencecik iken, İnanna, Fırat nehri kenarında yetişen chuluppu

ağacının lodos tarafından devrildiğini gördü. İlahe zor duruma düşen ağacı himayesi altına aldı ve Uruk'taki muhteşem bahçesine dikti. İlerde kıymetli kerestesinden taht ve karyola yaptırmak için ona çok iyi baktı ve büyüttü. Artık ağacı kesebileceği zaman gelmişti. Fakat kesmek için gittiğinde bir gördü ki, kökünün altına bir yılan yuva yapmış, yırtıcı kuş Zu, tepesine yavrularını yerleştirmiş ve dallarına da dişi şeytan Lilit evini kurmuştu. Bu yüzden ağaç kesilemedi. Sabah olunca erkek kardeşi Ut’u gördü ve ağlayarak ona derdini döktü. Ut, güneş ilahıydı.

            Olanlardan haberdar olan Gılgamış, İnanna’ya yardım teklifinde bulundu, İnanna kabul etti. Gılgamış 50 Mina ağırlığındaki zırhını giydi, 7 Talant ve 7 mina ağırlığındaki savaş baltası ile yılanı bir darbede öldürdü. Yırtıcı kuş Zu yavruları ile dağa uçtu, dişi şeytan Lilit ise çöle kaçtı.

            Gılgamış, Uruk'lu adamları ile ağacı kesmeye gitti. Ağacın gövdesinden İnanna'nın tahtı ve karyolası için kereste alındı. Alt dallarından da, Gılgamış'a bir trampet ve bir de tokmak yapıldı. Fakat "genç bir kızın bağırması" üzerine bu değerli çalgılar Yeraltı Dünyası'na gittiler.

            Gılgamış, ağlaya sızlaya Yeraltı Dünyası'nın kapısının önüne oturdu ve başladı beklemeye. Sonunda yakın arkadaşı olan Enkidu, kaybolan çalgıları geri getirmek için, Hades’e gitmeye hazır olduğunu söyledi ve Gılgamış tarafından verilen birçok talimatı da dinleyerek Ölüler Ülkesi'ne indi. Fakat aldığı talimatlara uymadığı için, geri dönmesine izin verilmedi.

            Gılgamış, Nippur'un ilahı Enlil'e gitti, durumu anlattı. Eridu'daki  Enki’nin emri üzerine Enkidu'nun ruhu toprağın üstüne yükseltildi ve Enkidu ile Gılgamış arasındaki konuşma başladı…

*bu konuşmada ölülerin Yeraltı Dünyasındaki durumlarından, teslimiyetlerinden bahsedilir, böylece Yeraltı Dünyası hakkındaki tasavvurlarımıza yeni bilgiler katılmış olur*

 ‘Gılgamış destanı, MÖ iki binli yıllarda Sümerler tarafından, kahramanı kral-tanrı Gılgamış olan birden fazla öykü olarak çivi yazısı ile tabletlere işlenmiştir. Tabletlerden tercüme edilen metinlerin birçok kişi tarafından çevirisi yapılmış ve yayımlanmıştır.’

Kalın sağlıcakla, sevgiyle, bereketle, huzurla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254