Bu haber kez okundu.

TSE 55’inci Olağan Genel Kurulu
Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Sebahittin Korkmaz, "Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz’ dedi. Herhalde bu kadar akıl dışı, bu kadar ahlak dışı bir ifadeyi yanlışlıkla söylemiş olmalı diye düşündük; ancak o sözlerinin arkasında olduğunu beyan etti. Ben, burada ancak şirazesi tamamen bozulmuş bir akıldan sadır olabilecek bu cümleler hakkında konuşmak istemiyorum" dedi.
TSE 55’inci Olağan Genel Kurulu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TSE Başkanı Sebahittin Korkmaz ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda bir konuşma yapan TSE Başkanı Korkmaz, konuşmasına "Genel kurulun TSE için, ekonomimizin gerçek kahramanları olan sanayicilerimiz ve girişimcilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diyerek başladı. "TSE’nin faaliyetleri, sanayi üretimimiz için adeta bir mutfak, bir lojistik merkezi, bir altyapı gibi işlev görüyor" diyen Korkmaz şöyle devam etti:
"TSE; sanayimizin daha az maliyetle ve yüksek kaliteli üretim yapmasında, inovasyon faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmesinde çok önemli bir rol oynuyor. TSE’nin 3 temel misyonu bulunuyor; standardizasyon faaliyetlerini gerçekleştirmek, tüketicinin ürün ve hizmet güvenliğini sağlamak, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu test, muayene, belgelendirme hizmetlerini yurtiçi ve yurt dışında vermek. TSE’nin ülke kalkınmasında oynadığı en kritik rol standardizasyon faaliyetleridir. Standartlar, her türlü mal ve hizmetin dünyanın çok farklı bölgelerinde üretilip, yine çok farklı yerlerde satılmasını sağlıyor. Küresel ticaretin bugünkü seviyeye gelmesi, standartlar sayesinde mümkün olabildi. Zira uluslararası arenada ortak bir dil işlevi gören standartlar sayesinde ticaret kolaylaştı, ürün ve hizmetler için kalite ve güvenlik altyapısı oluştu, üretim süreçleri iyileşti, çevreyi ve sağlığı koruyan bir üretim yapısına geçiş hızlandı. Firmalarımızın küresel düzeyde rekabet edebilmelerinin öncelikli koşulu, uluslararası standartlara uygun mal ve hizmet üretiminden geçiyor. Ulusal düzeyde de ekonomik hedeflerimize ulaşmak için, standartları çok iyi kullanmak durumundayız. Zira standartların ülke ekonomileri üzerinde muazzam bir etkisi bulunuyor."
"TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI STANDARTLARIN BELİRLENME SÜRECİNDE ETKİN OLMASI GEREKİYOR"
Korkmaz, standardizasyon faaliyetlerinin Avrupa’nın GSMH’nin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğunun altını çizerek, "Standartlar; şirketler düzeyinde de maliyet düşürme, kalite artışı, kurumsallaşma ve markalaşma için büyük önem taşıyor. Eğer standardizasyon yoksa merdiven altı üretim vardır. TSE, Türkiye’de üretilen mal ve hizmetlerin uluslararası standartlara uygun olmasını sağlıyor ancak bu ülkemiz için yeterli değil. Türkiye’nin uluslararası standartların belirlenme sürecinde de etkin olması gerekiyor. Sadece standartlara uyan değil, standartları belirleyen bir ülke olmalıyız. Standart ve teknik düzenlemelerin belirlenme sürecinde etkin olan ülkeler, dünya ticaretine de yön veriyor" diye konuştu.
"SANAYİCİLERİMİZ AYNA KOMİTELERİNE KATILSIN"
Standart hazırlama faaliyetlerine aktif katılımın uluslararası standartların belirlenmesinde etkinliği ve dolayısıyla rekabet gücünü artıracağını kaydeden Korkmaz, "Bu beceriyi artırmak için öncelikle ayna komiteler diye de isimlendirdiğimiz milli teknik komitelerde görev almanın faydalı olacağına inanıyoruz. Biliyorsunuz, TSE bünyesinde ayna komitelerin kurulmasına 2004 yılında başladık. 2005 yılında 18 sektörde 86 ayna komite ve 300 uzman çalışıyordu. Bugün ise 122 ayna komite ve bin 670 uzman sayısına ulaştık. Ancak bu rakamın da yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bu vesileyle sanayicilerimize bir kez daha TSE’nin ayna komitelerine katılmaları çağrısında bulunmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE’NİN HAK ETTİĞİ PAYI ALABİLMESİ İÇİN İCAS ŞİRKETİNİ KURDUK"
"Standartlar bahsinde son olarak Ulusal Standardizasyon Strateji Belgesi ve Eylem Planını hazırladığımızı da hatırlatmak istiyorum" diyen Korkmaz şu bilgileri aktardı:
"Bu belge ve eylem planının yayınlanması ile birlikte, ülkemizin ilk standardizasyon strateji belgesi işlerlik kazanmış olacak. TSE’nin ülkemiz için kritik önem taşıyan bir başka faaliyet alanı da Uygunluk Değerlendirme hizmetleridir. Uygunluk değerlendirme hizmetleri; belgelendirme, gözetim, muayene ve test alanlarını kapsıyor. Uygunluk değerlendirme hizmetlerinin toplam pazar büyüklüğü hakkında kesin bilgiler bulunmuyor. Ancak 200 milyar dolarlık bir pazardan söz etmek yanlış olmayacaktır. Araştırmalar, uygunluk değerlendirme pazarının yıllık yüzde 5-6 civarında büyüdüğünü gösteriyor. Bu nedenle TSE’nin bu pazarda, hem yurtiçinde hem de yurt dışındaki etkinliğini arttırmayı çok önemsiyoruz. Bu amaçla 5 ülkede temsilcilik, 15 ülkede 22 yurt dışı ofisi açtık. 118 uluslararası kuruluş ile işbirliği anlaşmaları yaptık. Özellikle Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri ile muayene-gözetim, belgelendirme ve deney-kalibrasyon alanlarında işbirlikleri geliştirdik, geliştiriyoruz. Yine Türkiye’nin uluslararası uygunluk değerlendirme pazarından hak ettiği payı alabilmesi için, ICAS şirketini kurduk. Bu şirketi çok önemsediğimi, bu şirketi yakından takip ettiğimi özellikle ifade etmek istiyorum. ICAS’ın önümüzdeki dönemde yüzümüzü ağartan başarılara imza atacağına tüm kalbimle inanıyorum. Şu hususu da vurgulamak istiyorum: Uluslararası uygunluk değerlendirme pazarından daha fazla pay almamız, sadece daha fazla gelir elde etmemizi sağlamakla kalmayacak."
"SMIIC İLE İSLAM ÜLKELERİ ARASINDA STANDARDİZASYON ALT YAPISININ OLUŞMASINA DESTEK OLUYORUZ"
Korkmaz, TSE’nin 9 farklı ilde bin 757 metottan ulusal ve uluslararası akreditasyona sahip, en son teknolojiyle donatılmış 100’ü aşkın ihtisas laboratuvarı bulunduğunu söyleyerek, "Otomotiv Test Merkezi’nin yapımında önemli mesafe katettik. 53 milyon TL harcayarak Otomotiv Test Merkezi’nin kamulaştırma işlemlerini tamamladık. Projenin ilk aşaması olan Fren Test Pisti Uygulama Proje ihalesi sonuçlandırdık. İhaleyi alan firma uygulama projesini Ağustos ayında teslim edecek. Ülkemizde TSE dışında da akredite olan veya olmayan laboratuvarlar bulunuyor. Ancak, sanayicilerimiz, çoğu zaman bu laboratuvarlardan haberdar olmadıkları için, yurtdışından hizmet alabiliyor. Bunun önüne geçmek için, Bakanlığımızda Laboratuvar Portalı’nı kurduk. Bu portal sayesinde artık nerede, hangi laboratuvarda, hangi testlerin yapılabildiği bilgisine rahatlıkla ulaşılabiliyor. Sizlerle TSE bünyesinde yürüttüğümüz diğer önemli çalışmaları da kısaca paylaşmak istiyorum. Kuruluşuna öncülük ettiğimiz İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) ile İslam ülkeleri arasında standardizasyon altyapısının oluşmasına destek oluyoruz. Bu kapsamda 2011 yılında başladığımız Helal Belgelendirme faaliyetleri ile vatandaşlarımızın inançlarına uygun ürün ve hizmete ulaşmalarına katkı sağlıyoruz. TSE’de 1 Haziran 2015 tarihinden bu yana Eşdeğer Parça Belgelendirmesi de yapmaya başladık. Bugün itibarıyla 10 firmaya 53 belge verdik. 64’üncü Hükümet programımızda KOBİ’lere yüzde 100 oranında belgelendirme desteği vereceğimizi ilan etmiştik. Bu sözü yerine getirdik ve KOBİ’lerimizin TSE hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesinin önünü açtık. Bu destek programı ile KOBİ’lerin belge başvurularının en az iki katına çıkmasını öngörüyoruz. Hayata geçirdiğimiz Ar-Ge Reform Paketi ile de enstitüye önemli görevler verdik. Bu kapsamda, bilişim sektörüne yönelik olarak, ‘Bilişim Firmaları Yetkilendirme ve Belgelendirme Sistemi’ni hayata geçireceğiz. Bu düzenlemeyle kamu bilişim ihalelerine girecek olan tüm firmaların TSE’deki bilişim standartlarını karşılayan bir yetki belgesi almaları zorunlu hale gelecek. Böylece kamu belli bir yetkinliğe, kapasiteye ve kaliteye sahip olan firmalardan hizmet alacak. Bu amaçla, TSE bünyesinde ‘Bilişim Sektörü Teknik İzleme Özel Komitesi’ni de kurduk. Ayrıca yazılım sektöründe çalışan şirketlerin en büyük sermayesi olan yazılımların, kaynak kodlarını garanti altına almak ve yazılım projelerinin sürekliliğini sağlamak için Kod emanet sistemini de tesis edeceğiz. Bu sistemle yazılım üreticilerinin kaynak kodlarının TSE’de kriptolu olarak saklanmasını sağlayacağız. Bakanlığımızda kısaca BAMS adını verdiğimiz ‘Bürokrasinin Azaltılması ve Mevzuatın Sadeleştirilmesi’ çalışmasını başlattık. BAMS kapsamında TSE’nin 73 hizmetini tüm süreçleri ile birlikte elektronik ortama aldık. Böylece hizmetlerimizin yüzde 86’sını elektronik ortam üzerinden gerçekleştirebilir hale geldik" şeklinde konuştu.
"SİYASET KURUMUNUN STANDARTLARA ÇOK İHTİYACI VAR"
Standardizasyon ve uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin tüm ülkelerde ekonomik büyümenin her bir kalemine sirayet eden faaliyetler olduğunun altını çizen Korkmaz, "Ekonomiye yön veren ülkeler, hem standardizasyon faaliyetlerinde hem de uygunluk değerlendirme alanında uluslararası güce sahip olan ülkelerdir. TSE’nin bu iki alanda Türkiye’nin etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaları, ülkemizin kalkınma mücadelesinin ana parametreleri arasındadır. Hayatın her alanında standartlara ihtiyaç vardır. Hele hele Türkiye’de muhalefetin içinde olduğu durumu düşününce, özellikle siyaset kurumunun standartlara çok ihtiyacı var. Siyasette seviyenin en azından belli bir düzeyin altına düşmesini engellemek için bir ölçünün, bir ayarın, bir standardın olması gerektiğini görüyoruz. CHP liderinin TOBB Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma bu açıdan ibretlik bir örnektir. Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz’ dedi. Herhalde bu kadar akıl dışı, bu kadar ahlak dışı bir ifadeyi yanlışlıkla söylemiş olmalı diye düşündük; ancak o, sözlerinin arkasında olduğunu beyan etti. Ben, burada ancak şirazesi tamamen bozulmuş bir akıldan sadır olabilecek bu cümleler hakkında konuşmak istemiyorum. Ancak şunu da ifade etmek istiyorum, böyle bir düşük standardı Türkiye hak etmiyor. Böyle bir seviye düşüklüğünü, böyle bir kalite yoksunluğunu, ne CHP hak ediyor ne de Türkiye hak ediyor. Milletimiz, engin ferasetiyle, kaliteli ve standartlara uygun siyasetle merdiven altı siyaseti birbirinden net bir şekilde ayırt edebiliyor. Biz hükümet olarak, kurumlar olarak, iş dünyası ve STK’lar olarak, muhalefetin Türkiye’yi sürüklemek istediği seviyeye asla düşmeyeceğiz" dedi.
"TÜRK MALI DEMEK KALİTE DEMEK"
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise, "Özel sektör olarak yıllardır Türkiye’nin yeni bir sanayi dönüşümüne ihtiyacı olduğunu söylüyorduk. Yüksek teknolojiye geçişi konuşuyorduk. Sayın Bakanımız Türkiye’yi bu rotaya soktu. Yerli üretimi desteklemek için yerli malı belgesini hayata geçirdi. Ama en önemlisi şu, her adımı atarken mutlaka özel sektörümüzle ve oda, borsa camiamızla istişare içinde oldu. Bu kapsamda bizim için en önemli kurumlardan biri olan TSE ile işbirliğimiz de arttı. Bir ekonomi için kalitenin, standardın önemini artık hepimiz biliyoruz. Kaliteli ve standartlara uygun bir üretim yapamıyorsak, yurt dışındaki rakiplerimizle rekabet etme şansımızın olmadığını da biliyoruz. Ama ben size yaşadığım bir şeyi anlatayım. Bir ay önce Kırgızistan’daydım. Hem Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev ile hem özel sektörle görüşmelerimizin tamamında söyledikleri şey şu: ’Kırgızistan’da Türk malı demek kalite demek. Burada Türk malını alırken kimse pazarlık yapmaz, çünkü birinci sınıf mal aldığını bilir.’ Bu sadece bir örnek. Hepsine defalarca gittiğim için biliyorum, bütün bu coğrafya böyle" değerlendirmesini yaptı.
"TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL ÇAPTA STANDART BELİRLEYEN BİR ÜLKE HALİNE GETİRECEĞİMİZE İNANIYORUM"
Son dönemde TSE’nin üç alandaki çalışmalarını çok önemsediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, "Bunlardan ilki; TSE’nin hem küresel kuruluşlarla hem de bölgesel kuruluşlarla geliştirdiği işbirliği çalışmaları. Bakın 2000 yılında küresel ticaret hacmi 6 trilyon dolardı. Bugün 19 trilyon dolar. Türkiye’nin zenginliği bu artan küresel ticaretten alacağı paya bağlı. Bunun için de artık sadece kalite ve standa göre üretim yapmanız yetmiyor. Kalite ve standardı belirleyenlerden olmanız gerekiyor. TSE bu anlamda son dönemde müthiş açılım yaptı. İslam ülkeleri, Avrupa ülkeleri, Asya, Afrika gibi bölgelerle işbirliğine girdi. İkinci konu; TSE’nin siber güvenlik alanında başlattığı çalışmalar. Pek çok analist, gelecekteki en büyük krizlerin bilgi güvenliğinden çıkacağını ifade ediyor. Burada hem ülkemizin hem de şirketlerimizin geleceği açısından bu konu çok önemli. Üçüncü konu da TSE’nin özellikle ülkemiz için önemli sektörlerden olan otomotiv, enerji, lojistik gibi alanlarda kapasite geliştirme çalışmaları. Bu çalışmalar özellikle sanayicimizin maliyetini düşürme ve ARGE çalışmaları için çok önemli. Ama bunların sayısını ve niteliğini artırmamız gerekiyor. İş dünyası, sertifikasyon konusunda bazı alanlarda yurt dışına ihtiyaç duymaya devam ediyor. TSE’nin bu alanları tespit ederek, bu alanlara yatırım yapması çok önemli. Önümüzdeki süreçte TSE çalışmalarında özel sektörün rolü çok daha önemli hale geliyor. Burada özellikle standardizasyon alanında işbirliği çok önemli. TSE’nin Ayna Komiteler aracılığıyla iş dünyasıyla bir araya gelmesi, iş dünyasının ihtiyaçlarının birebir tespit edilmesi gerekiyor. Özel sektörle işbirliğinin artması ile ulusal ve uluslararası standart hazırlama süreçlerinin daha verimli bir şekilde hayata geçirileceğine inanıyoruz. TOBB yönetimi olarak da oda ve borsalarımızın standart hazırlama süreçlerine katılımının artırılması için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ben ortak akıl ve işbirliği ile Türkiye’yi küresel çapta standart belirleyen bir ülke haline getireceğimizi, bunu da kurumsallaştırabileceğimize yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192