Bu haber kez okundu.

SADER’den sözleşmeli askerler için mevzuat değişikliği önerisi
Sözleşmeli Askeri Personel Aileleri ve Emeklileri Derneği (SADER) Başkanı Hamit Yıldız, her türlü arazi ve iklim şartlarında kelle koltukta vatan ve bayrak uğruna, gerekirse canını seve seve feda etmekten çekinmeyen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) göz bebeği sözleşmeli askerlerin, artık bekleyen sorunlarının çözülmesini istediğini vurguladı.
SADER, sözleşmeli subay, astsubay, uzman çavuş ve erlerin sorunları ile bunların çözümü için hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, sözleşmeli subay ve astsubayların mesleki güvenceleri ile yaşadıkları sorunların her geçen gün arttığı belirtildi. Sözleşmeli subay ve astsubaylara iş güvencesi verilmesi gerektiğine dikkat çekilen raporda, idare tarafından gerekçesiz olarak sözleşme yenilememe uygulamasına son verilmesi istendi. Sözleşmeli subay ve astsubaylara da emsali muvazzaf subaylarda olduğu gibi yüksek lisans ve doktora kıdemi hakkı tanınmasının istendiği raporda, “Çeşitli nedenlerle sözleşmesi yenilenmeyen subay ve astsubaylara iş hakkı tanınmalıdır. Silahlı Kuvvetlerde görev yapan sözleşmeli subay ve astsubaylar sözleşmeleri yenilenmediği zaman yıllarca iş bulamamaktadır. Sözleşmeli subay olarak onur ve şerefle yıllarca hizmet vermiş bir kişinin, sözleşmesi feshedildikten sonra güvenlik görevlisi olarak görev yapmasına sessiz kalmak, onların yaşadıkları bu acılarla boğuşmalarını seyretmek hakkaniyetle bağdaşmamaktadır” denildi.
“OYAK kesintileri ödenmeli”
OYAK kesintilerinin 10 yılın altında sözleşmesi yenilenmeyerek ayrılan sözleşmeli subay ve astsubaya nemalı olarak ödenmesi gerektiğine dikkat çekilen raporda, “OYAK kesintilerinin 10 yılın altında görevden ayrılan sözleşmeli subay ve astsubaylara nemasız ödenmektedir. Muvazzaf subaylarda bu şekilde olabilir, ancak göreve devam etmek isterken sözleşmesi yenilenmeyen sözleşmeli subay ve astsubaylardan yapılan OYAK kesintilerinin kayıtsız ve şartsız neması ile birlikte ödenmesi gerekmektedir. Yıllarca zorunlu olarak aylıklardan kesilen bu tutarların nemasız olarak kesinti yapıldığı şekli ile ödenmesi hiçbir adilane gerekçe ile savunulamaz” ifadelerine yer verildi.
“Emeklilik mevzuatı düzenlenmeli”
Bedelsiz silah taşıma ruhsatı hakkının tüm sözleşmeli subay ve astsubayların en doğal hakkı olduğunun belirtildiği raporda, şunlar kaydedildi:
“Sözleşmeli subay ve astsubayların maksimum çalışma süresinin bitmesinden itibaren maaşlı emekli olabilmelerine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır. Şu an itibari ile sözleşmeli subay ve astsubayların ne zaman emekli olabilecekleri hususunda bile tereddütler vardır. 25 yaşında sözleşmeli personel olarak TSK’ya giren bir personel 21 yıl sonra 46 yaşında emekli olabilecekken, mevcut mevzuata göre en az yıpranma sürelerinin de düşülmesiyle 53-54 yaşında emekli olabilmektedir. Böyle bir durumda 46 yaşına gelen bir sözleşmeli subay veya astsubay o tarihten sonra ailesi ile birlikte ne yiyip, ne içecektir? Nasıl geçimini sağlayacaktır?”
“Binbaşı rütbesine kadar çalışabilmeli”
Tüm sözleşmeli subay ve astsubaylar muvazzaflığa alınmasının istendiğini raporda, “Sözleşmeli subaylara binbaşı rütbesine kadar çalışabilme hakkı tanınmalıdır. Daha önce astı olan bir personelin, sonradan üstü olması ve bu durumun hiyerarşi açısından sorunlar oluşturmaması adına, sözleşmeli subayların emekli olabilecekleri çalışma süresine kadar kıdem alabilmesi ve yükselebileceği maksimum rütbenin binbaşı rütbesi olması gerekmektedir” denildi.
“7 yıl görev yapma şartı kaldırılmalı”
Sözleşmeli uzman erbaşlara da görevden ayrıldıktan sonra memur olabilme imkanı tanıyan 7 yıl görev yapma şartının kaldırılması gerektiğinin anlatıldığı raporda, şu ifadelere yer verildi:
“10 Şubat 2016 tarihinde 6663 sayılı kanununda yapılan değişiklik sonucunda eskiden 2 yıl hizmet ederek memur olabilme imkanının 7 yıla çıkarılmış olmasını anlayabilmek mümkün değildir. Bu yasa neticesinde 7 yılın altında görev yapan ve mesleklerinden ayrılan uzman erbaşlar maalesef işsiz kaldılar. Aileleri ile perişan bir şekilde konuya çözüm bulunmasını beklemektedirler. Sözleşmeli uzman çavuşlara da astsubaylarda olduğu gibi 3600 ek gösterge verilmelidir. Sözleşmeli uzman çavuşlar ya mevcut orduevlerinden yararlanabilmeli ya da onlar için de orduevi yapılmalıdır. TSK tüm sözleşmeli uzman çavuşlar için yeni kadro tahsisi yapmalı ve onları sözleşmeli durumundan çıkararak ve kadro vererek bu sorunu temelden çözümlemelidir. TSK’nın personeli olan uzman erbaşlara mesleğe başlarken beylik tabancası verilmemektedir. TSK’nın silahsız personeli uzman erbaşlar kendi parası ile zati tabanca almakta, ayrıca resmi elbise üzerinde bulundurması da engellenmekte olup, bu durum personeli dış tehditlerde savunmasız bırakmaktadır. TSK’da muharip sınıflarda görev yapıp da tabanca verilmeyen tek sınıf uzman erbaşlardır.”
“Sözleşmeli erlere TSK kimlik kartı verilmeli”
Emniyet ve asayişin elverdiği birliklerde sözleşmeli erlerin çalışmalarında vardiya sistemi getirilerek istekli olanlara eve çıkma hakkı verilmesi gerektiğine de dikkat çekilen raporda, şunlar kaydedildi:
“Evli olan sözleşmeli erler aileleri ile neredeyse boşanma derecesine gelmekte, eve çıkma izni alamadıkları için çoğu kez mesleği bırakmak zorunda kalabilmektedir. Bu kapsamda evli olan sözleşmeli erlerin aile bütünlüğünün sağlanması ilkesi gereği emniyet ve asayişin elverdiği birliklerde mesai saati dışında evlerine gidebilme hakkı tanınmalıdır. Sözleşmeli erlere normal askerlik mükellefiyetini yapanlara verilenlerden ayrı olarak onurla taşıyacakları bir TSK kimlik kartı verilmelidir. Sözleşmeli erlerin sivilde can emniyetlerini sağlayabilmeleri için zati tabanca ve taşıma ruhsatı verilmelidir. Sözleşmeli erleri normal erlerden ayıran bir yaka işareti verilmelidir. Bu durum mesleki motivasyonu üst seviyede arttırıcı bir etki yaratacaktır. Tanımlayan ifade ‘Sözleşmeli Er’ değil ‘Uzman Er’ olmalıdır. Evlilik ve doğum izni verilmelidir. Çocuk ve aile yardımından sözleşmeli erler de yararlanmalıdır. Üst rütbelilerin sürekli sözleşmeli erlerin aldıkları maaşları dile getirmeleri personel içinde moral ve motivasyonu düşürücü etki yaratmaktadır. Bir emir yayımlanarak bu tür motivasyonu bozucu konuşmalar yapılmasının önüne geçilebilir. ‘Paralı asker’ ve benzeri ifadesi olan rütbeli personelle ilgili işlem yapılacağının bilinmesi bu sorunu çözümleyecektir. Sözleşmeli erlere, sınırlı sayıda kontenjanla bile olsa görevde yükselebilme imkanı tanınmalıdır. Sözleşmeli erler, 15 günlük mazeret izninden yararlanabilmelidir. Sözleşmeli erler tayin olduklarında yurt içi görev yolluğu alamamaktadır. Bu durum özellikle evli olan sözleşmeli erleri tayin dönemlerinde mağdur etmektedir. Kabul Toplama Merkezleri’nde (KTM) geçen yolculuk sürelerinde de ek doğu görevi tazminatları hesaplanmalı ve kesilmemelidir. Yani KTM’lere giriş ve çıkış tarihleri baz alınarak ödeme yapılmalıdır. Bazı KTM’lerin durumu içler acısı, yatacak yer bulamamaktan, yatak yastığı ve yorgan eksiğine kadar birçok problemler var. KTM’lerde geçen sürelerin en asgariye indirilebilmesi için tedbir alınmalıdır.”
“Evlerine bile gidemiyorlar”
Rapora ilişkin açıklamalarda bulunan SADER Başkanı Hamit Yıldız, her türlü arazi ve iklim şartlarında kelle koltukta vatan ve bayrak uğruna, gerekirse canını seve seve feda etmekten çekinmeyen TSK’nın göz bebeği sözleşmeli subay, astsubay, uzman çavuş ve erlerin artık bekleyen sorunlarının çözülmesi istediğini belirtti. En kritik görevlere getirilen sözleşmeli subayların “Acaba sözleşmem yenilenecek mi?” endişesi ile iş güvencesinin olmadığı bir ortamda belirsizliğe terk edilmelerinin onların vatan için büyük bir özveri ile yaptıkları çalışmalara karşı ciddi bir vefasızlık örneği olduğunu anlatan Yıldız, şunları kaydetti:
“Bugün sözleşmeli erlerin normal askerlik hizmetini yapmakta olan sözleşmeli erlerden ayırıcı bir tanıtım kartları olmadığı gibi evli olanlar evlerine bile gidememektedir. Aile bütünlüğünün sağlanması en doğal anayasal hak olmasına rağmen çoğu sözleşmeli er kardeşimiz ailesi ile boşanmanın eşiğine gelmekte veya mesleği bırakıp gitmektedir. Sözleşmeli er kardeşlerimize ‘Uzman Er’ şeklinde statü verilmesi, onurla taşıyacakları bir tanıtım kartı verilmesi ve profesyonel meslek icra eden kahramanlar olarak yaka işareti verilmesi binlerce sözleşmeli erin mesleki motivasyonunu arttırıcı etki yapacaktır. Sözleşmeli er kardeşlerimiz, vardiya sistemi ile çalışmak ve asayişin uygun olduğu batı birliklerinde evlerine gidebilmek istiyorlar. Sözleşmeli er kardeşlerimiz çocuk ve aile yardımı alamadıkları gibi, evlilik ve doğum izni de alamamaktadır. KTM’lerin şartlarının iyileştirilmesi de en büyük beklentiler arasındadır.”
“Muhtaç olmamaları için iş hakkı verilmeli”
Yıllarca görev yapan ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sözleşmesi yenilenmeyen subay ve astsubayların yokluğa terk edilmesinin hiçbir vicdani kaide ile izah edilemeyeceğini ifade eden Yıldız, şöyle dedi:
“Çeşitli nedenlerle sözleşmesi yenilenmeyen sözleşmeli subay ve astsubaylara kimseye muhtaç olmamaları için iş hakkı verilmelidir. Bu şekilde özlük hakları iyileştirilen ve mesleki güvenceleri olan sözleşmeli subay ve astsubaylar geleceğe de ümitle bakabileceklerdir. Tüm sözleşmeli subaylarda en fazla yükselebilecek rütbenin binbaşı rütbesi olması ve binbaşı rütbesinde de emekli olabilme hakkının tanınması gerekmektedir. Sözleşmeli uzman çavuşlardan görevlerinden ayrılanların memuriyete geçebilmeleri için eskiden 2 yıl görev yapma şartının 7 yıla çıkarılmış olması nedeni ile birçok mağdur sözleşmeli müstafi uzman çavuş kardeşimiz bulunmaktadır. Tekrar sürenin 2 yıla düşürülmesi gerekmektedir. Sözleşmeli uzman çavuşlar da 3600 ek göstergeden yararlanmalıdır. Bunun yanında orduevlerinden silahlı kuvvetlerin göz bebeği sözleşmeli uzman çavuşlarında yararlanması sağlanmalı ya da onlara özel orduevleri yapılmalıdır.”
“Hükümetimizin sorunları çözeceğine inanıyorum”
Yıldız, bugün büyük bir dirayetle ülkeyi yöneten hükümetin bu zamana kadar birçok sorunu çözdüğünü ve çoğu alanda ülkenin nefes almasını sağladığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım ve Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar’ın diğer her sorunun çözümünde olduğu gibi, sözleşmeli askeri personelin mevcut sorunlarının da çözümlenebilmesi için gerekli adımı atacaklarına gönülden inanıyorum. Buna inancımızdan dolayı Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı’na talep ve çözüm önerilerini içeren dosyamızı gönderdim. Şimdiden değerli büyüklerimize bu konuda yapılacak mevzuat değişiklikleri ve çalışmalar dolayısı ile en içten sevgi eve saygılarımızı sunarım.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161