Bu haber kez okundu.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz:

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, okul açılışları ve AK Parti Kasım ayı Danışma Meclisi Toplantısına katılmak üzere Bitlis’e geldi.

İlk olarak Ak Parti Bitlis İl Başkanlığına gelen Bakan Yılmaz, burada partililerle Kasım ayı Danışma Meclisi Toplantısına katıldı.

İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda önce AK Parti İl Başkanı Nesrullah Tanglay daha son ise AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz birer konuşma yaptı.

Daha sonra partililere hitap eden Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 2002’den bu yana eğitimde yaptıkları yatırımlardan söz etti.

Bakan Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Öncelikle 16 Nisan’daki demokrasiden, istikrardan ve hukuk devletinden yana durduğunuz için sizlere sonsuz teşekkür ederim. Bu referandumda Bitlisli kardeşlerim şuna karar verdi. Dediler ki biz Türkiye’de istikrar olsun istiyoruz. Cumhuriyet 1923’te kuruldu02017 yılına kadar 94 yıl geçti 65 hükümet var. 94’ü 65’e bölersek her hükümete 1,5 yıl dahi düşmüyor. Onun için 1,5 yıl düşmeyen hükümetlerle bir yere proje yapabilmek mümkün mü? proje yapsanız temel atmak mümkün mü, temel atsanız bitirebilmek mümkün mü? Bakın sanmayın ki birisi bir projeye başlarsa diğeri de devam ettirmek zorunda kalır. Devlette süreklilik vardır da diye düşünmeyin. İster belediyede olsun ister hükümette olsun bu mevcut yönetimin öncelikleri birbirlerine çakışmazsa yatırım aynen temel atıldığı gibi kalır. Bunun örnekleri çok var ama Ankara’da 73’lerde tünel temeli atıldı ama hala bitmedi. Çünkü o zaman ki hükümetlerin öncelikleri çakışmadı. Bu ne zaman kaybı ve kaynakların israf edilmedi demektir. Dolayısıyla siz böyle bir Türkiye artık istemiyoruz, artık önümüzü görmek istiyoruz dediniz. Ayrıca seçim zamanında sabah oy kullanacaksınız akşam hükümeti kimin kuracağını siz bileceksiniz. Hükümet parlamenterde kurulursa bu hükümetin adı parlamenter hükümet, ama hükümeti millet kurarsa millet hükümeti olur. Dolayısıyla siz referandumda bundan sonra hükümeti millet kursun dediniz ve doğru bir karar verdiniz. Yine bu tercihinizle bir doğru şeyin altını daha çizdiniz. Dediniz ki biz Türkiye’de uzlaşma istiyoruz dediniz. 2002 seçimlerde yüzde 34 ile Türkiye’yi yönettik. Daha sonra 47’lerle Türkiye’yi yönettik. Şimdi ise yüzde 49’larla Türkiye’yi yönetiyoruz. Ancak bundan sonra bu oy oranları ne olursa olsun mümkün değil bundan sonra Cumhurbaşkanlığı sisteminde hükümeti ve Türkiye’yi yönetebilmek için yüzde 50+1 oy almak lazım. Bu oyu almak tabiki de çok kolay değil ancak bütün milletin hepsini ayrım yapmazsanız kucaklarsanız işte o zaman millet size yetki verir vekalet verir. Dolayısıyla yeni sistem istikrar ve uzlaşma getirecek. Bundan sonra kimse kavga dilini kullanmayacak. Dikkat ederseniz bu referandum sonrasında herkeste bir yumuşama var dilleri artık eskisi gibi keskin değil. Önümüzdeki belediye ve Cumhurbaşkanlığı hükümet seçimlerinden sonra inşallah Türkiye önünü daha iyi görecek. Gerçek bir demokrasi 2019’dan sonra sizlerinde desteği ile hayata geçirilecek” şeklinde konuştu.

“Açılışını yapacağımız yaklaşık 150 derslik ve 450’ye yakında pansiyonunu hizmete sokacağız”

Bugün adeta Bitlis’in ve Tatvan’ın tarihi bir günü olduğunu belirten Bakan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti. “ Bugün açılışını yapacağımız yaklaşık 150 derslik ve 450’ye yakında pansiyonunu hizmete sokacağız. Ben hem ilkokulda hemde lise 70 kişilik sınıfta okudum. Ama şimdi Türkiye ortalamasını 36’dan 24’e düşürdük. Ancak Bitlis ortalaması 24’ünde altındadır. Gerçekten Türkiye’nin dört bir tarafından çok güzel okullar yaptık. Saray gibi okullar yaparak alt yapının çoğunu hallettik. Alt yapı halledildiğinden dolayı şimdi eğitimde kalite talepleri başladı. Şunu inanarak söylüyorum bu kardeşiniz bu ağabeyiniz kesinlikle inanmadığı hiçbir şeyi söylemedi. Türkiye medeniyet yarışında iyi bir noktada ilerliyor. 2002 yılında Türkiye milli gelir bakımından İsveç’ini İsviçre’nin Hollanda’nın gerisinde şimdi milli gelirde bunların önündeyiz zaten G20’nin üyesiyiz. Bunun üyesi olmak en fazla milli gelir üreten kulübü demektir. Peki, siz sormazmısınız 2002’de bu ülkelerin gerisinde olurken şimdi nasıl odluda bu ülkeleri önüne geçtik. Biz petrol, doğalgazmı veya altın madenimi bulduk. Tek beşeri sermayemiz ve insanımız var, eğer insanınızı nitelikli diğer ülkelerde mukayeseli üstünlü ancak eğitimle getirebilirsiniz. Eğitimli bir nüfusa sahipseniz güçlüsünüz, eğer eğitimli bir nüfusunuz yoksa işte o zamanda o yük o nüfus size yük olur” diye konuştu.

“Biz inşallah 21. Yüz yılı Türkiye’nin yılı yapacağız”

21. Yüzyılın Türkiye’nin yılı olacağını kaydeden Bakan İsmet Yılmaz, “Ama sizinle birlikte yapacağız. Hedefimiz ülkemizi zengin mutlu insanların yurdu yapmak istiyoruz. Bunu ancak eğitimle yapabiliriz başka hiçbir yolu yok. İyi bir sağlık, enerji, çevre ve savunma daha aklınıza ne geliyorsa hepsi eğitimle mümkün. Onun için eğitme önem vermişseniz her şeye önem vermişsiniz demektir. Ama eğitimi ihmal etmişsiniz de her şeyi ihmal etmişsiniz demektir. Hayata hazır sağlıklı ve mutlu bir sistemimizin olmasını istiyoruz. Kaliteli ve fırsat eşitliğini sağlayan bir eğitim sistemi bakanlığımızın ve bizim değişmez hedefimizdir. Bugün 64 bin 200 ol kulda 17 Milyon 702 Bin 930 öğrenciye 1 Milyon 62 Bin 281 öğretmenimizle eğitim veriyoruz. Kaliteli bir eğitim için hükümet bütçemizden en büyük payı eğitime verdik. 2002 yılında eğitimin tamamına ayrılan 10,5 Milyar ayırdık bütçenin yüzde 10’una tekabül ediyor. Şimdi ise yüzde 18-20’yakın kaynak ayırdık. Yani bu yıl 122 Milyar 2018’de ise 134 Milyar olacak. Bazı kuruluşların eğitime verdiği katkıyı da koyarsak Avrupa’da eğitme pay ayıran ülke Türkiye’dir. 1985’li yıllarda yani rahmetli Özal döneminde eğitime ayrılan kaynak milli gelirden yüzde 1,2, 1990’lı yıllarda yüzde 2,4 peki biz bu oranları ayırırken Almanya 4,8 İtalya 4,9 ayırıyordu. Yani bizim 1,2 ayırdığımız yerde 4,8 ayırırsanız dört katı olur. Dolayısıyla o dönemlerde milli gelirden Almanya’nın dörtte birini harcayanlar şimdi diyorlar ki neden Almanya’nın önünde değiliz. Almanya gene aynı oranı ayırıyor, biz şimdi ise 5,8 ayırıyoruz. Böyle kaynak ayırırsanız nitelikli doktor, işçi, hemşire ve mühendisleri yetiştirirsiniz ve halkın hizmetine sunarsınız. Bu ayırdığımız bütçelerde biz geldiğimizde 3647 Bin 145 derslik vardı şimdi 732 Bin 342 dersliğe ulaştık. 2002’den 2017’ye Türkiye genelinde derslik başına düşen öğrenci sayısını 36’dan 24’e düşürdük. Şuanda 45 Bin dersliğin yapımında devam ediliyor. Başbakanımız Cumhurbaşkanımızla bana verdiği talimatlardan birisi de ikiliği kaldırmamız yönündedir. Eğitimin en olmazsa olmaz unsuru öğretmendir. Biz 580’bin üzerinde öğretmen atamaları gerçekleştirdik ve çoğu atamaları da doğu ve güney doğuya yaptık. Benim ilçemde öğretmen doluluk oranı yüzde 50 civarında ama bu bölgelerde yüzde 90 civarındadır. Bugün gördüğünüz her iki öğretmen birisi bizim dönemimizde atandı 40 yaş altı en genç öğretmen nüfusuna sahibiz bu bizim gücümüzdür. Aynı zamanda öğretmenlerimizin özlük haklarını iyileştirdik. Biz geldiğimizde yeni başlayan bir öğretmen haftada 15 saat ek ders ile birlikte almış olduğu 635 liraydı. Bugün yaklaşık dolar bazında söylersek yaklaşık Bin dolar alıyor. Batını n birçok ülkesinde krize girildiğinde kamu ücretlerinde indirim yapıldı bizde indirim değil aksine artış yapıldı. İnşallah bundan sonrada biz milli gelirimizi arttırdıkça artan milli gelirden daha fazla payı eğitime ayırdıkça öğretmenlerimizin özlük haklarını da daha da iyileştireceğiz. Yine mutlaka daha kaliteli bir eğitim için eğitimi teknolojiyle buluşturmak lazım. Teknolojik imkanlar kullanılaraktan öğrencilere bilgi ve becerilerin aktarılması lazım. Fatih projesini başlatarak 1,5 milyona yakın tablet bilgisayar dağıttık. Akıllı tahtaları liselerden başlamak üzere dağıttık. Bir iki yasal eksikliğimiz vardı o da tamamlandı. Diyorlar ki müfredat güncel değil yani hayatın gerçeklerini yansıtmıyor. İşte müfredatın hayatın gerçeklerini yansıtmaması müfredatın değiştirilmesi çağın değişen teknolojiye ve çağın ihtiyaçlarına uygun olma zorunluluğunu ortaya çıkarıyor. Bundan dolayı da biz müfredatı değiştirdik” dedi.

“Dershaneler kapatıldıktan sonra destekleme ve yetiştirme kurslarına 9 milyon öğrenci katıldı”

İlk defa bu yıl başlatılan projelerden de bahseden Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “İlkokul 3 ve 4. Sınıflarda olup ta Türkçeden veya matematikten ezikliği olan evlatlarımıza yetiştirme programı koyuyoruz. Bu yıl 13 tane pilot il seçtik. Ancak önümüzdeki yıl bunu bütün Türkiye’ye yaygınlaştıracağız. Dershaneler kapatıldıktan sonra destekleme ve yetiştirme kursları açtık. Buna da yaklaşık 9 Milyon öğrencimiz katıldı. Mesleki eğitimi ise memleket meselesi olarak görüyoruz. Çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına aldık. İşletmelerde staj yapan öğrencilerimize ise devlet olarak ayda 253 TL maaş veriyoruz. Aynı zamanda iş kazalarına ve hastalıklara karşı bu evlatlarımızı sigortaladık. Yine meslek okullarımızın müfredatını güncelledik ve bu yıl ilk defa tematik meslek liselerini açıyoruz. 2002 de özel okula giden öğrenci sayısı 200 Bin iken şimdi 1 Milyon 200 Bin’in üzerindedir. 80 Bin engelli evladımızı evinden okula okuldan evine götürüyoruz. Evinde hasta olup ta okula gidemeyen evlatlarımızın evine öğretmen gönderiyoruz” diye konuştu.

Bakan Yılmaz, Ak Parti İl Başkanlığındaki programının ardından yaklaşık 150 derslik ve 450 kişilik pansiyonun toplu açılışını yapmak üzere Tatvan’a geçti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner193